Hilal Acar
Tarım ve Orman Bakanlığı Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne göre, 2023’te nar ekşisi için başlatılan mevzuat süreci, temmuz ayında limon suyu ürünlerini de kapsayacak şekilde genişletildi. Yeni düzenlemeye göre, nar ekşisi yalnızca nar veya nar suyundan elde edilecek; su dışında hiçbir bileşen eklenmeyecek. Aynı şekilde limon suyu etiketi taşıyan ürünlerde de gerçek limon dışında bir bileşene yer verilmeyecek. “Nar ekşisi izlenimi veren nar aromalı sos, nar sosu, nar ekşili şurup” ya da “limon sosu, limon aromalı
sos” gibi ürünlerin tamamı temmuz ayı itibarıyla piyasadan kaldırıldı.
Uzun yıllardır piyasada tüketiciyi yanıltan sahte “nar ve limon sosu” ürünleri sonrasında yayımlanan yönetmelik, hem geç kalmış olması hem de teknik eksiklikleri nedeniyle eleştirilerin odağında. Düzenleme, nar ekşisinin yalnızca nar veya nar suyundan, limon suyunun ise yalnızca gerçek limondan üretilmesini öngörse de, uygulama detayları ve yönetmeliğin kapsamı konusunda belirsizlikler bulunuyor. Bu belirsizlikler, sahte ürünlerin raflardan kaldırılmasını sağlasa da, sektörde hala tartışma yaratıyor.

Fatih Efe
Gıda Mühendisleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Efe, nar ekşisi ve limon suyu izlenimi veren ürünlerin, içeriğinde gerçek nar, limon ya da bu meyvelerin özleri bulunmadığı halde piyasaya sunulmasının baştan itibaren yanlış bir uygulama olduğunu belirtti. Tüketicide güvensizliğe yol açtığını vurgulayan Efe, bu tür ürünlerin “sahte izlenim” taşıdığına dikkat çekti ve durumu şu sözlerle açıkladı:
“Bu ürünler teknik olarak uzun süredir yasal zemindeki bir boşluğa dayanarak sunulan bir hile biçimiydi. Kısaca, mevzuattaki tanımı ile adeta ‘yasal kılıfa sokulmuş bir taklit ve tağşiş örneği’ olarak raflarda yer alıyordu. Tağşiş, gıdanın değerli bileşeninin ürün formülünden çıkarılması ya da yerine çok daha düşük kalitede, değersiz bir bileşen eklenmesi anlamına gelir. En bilinen örnek, sütün yağının aşırı ölçüde alınması ya da süte yüksek miktarda su katılmasıdır. Bu çerçevede nar ekşisi, nar ekşili sos, limon sosu veya limon suyu gibi ürünlerin, gerçek meyve bileşeni içermeden o isimlerle piyasaya sürülmesi; tüketiciyi aldatmaya, ürün hakkında yanlış bir algı oluşturmaya ve kamu sağlığı açısından güvenilir gıda zincirini zedelemeye yönelik bir durumdu.”
Orijinal nar ekşisinin yüksek maliyetli bir ürün olduğunu belirten Efe, gerçek nar ekşisi için ortalama yedi- sekiz kilogram nar gerektiğini ve bu süreç sonunda ancak bir kilogram ürün elde edildiğini açıkladı, ve “sahte nar soslarının” içeriği ve zararları konusunda şu şekilde konuştu:
“Söz konusu taklit ürünlerin içeriğinde; nar suyu konsantresi, glikoz şurubu, asitlik düzenleyici sitrik asit, koruyucu sodyum benzoat gibi kimyasallar bulunmaktadır. Bu kimyasallar başta kanser olmak üzere birçok hastalığı tetikleyerek tehlike saçmaktadır. Ayrıca glikoz, fruktoz gibi şeker içerikleri diyabet hastaları için de risk barındırmaktadır.”
Efe, gıda mevzuatında benzer ihlallerin birçok üründe yıllardır cezai işleme konu olduğunu ancak piyasadaki boşluklar, denetim zafiyetleri ve yüksek talep nedeniyle bu tip ürünlerin uzun süre tüketilmeye devam ettiğini açıkladı. Bu düzenlemenin en iyi amacının, nar, limon ve benzeri hammaddelerde gerçek üretimin teşvik edilmesi olduğunu belirten Efe, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çiftçinin alın teriyle yetiştirdiği tarım ürünlerinin, hiçbir şekilde ikame edici veya yanıltıcı içeriklerle gölgelenmeden doğrudan nihai üreticiye ulaşması; güvenilir, izlenebilir ve sürdürülebilir bir gıda zincirinin en kritik unsurudur. Bu geç kalınmış yasak, hem tüketicinin doğru ürüne erişmesini sağlamak hem de yerli üreticinin emeğini korumak açısından son derece önemli.”

Süleyman Uzun
Gıda Mühendisi Süleyman Uzun ise, yıllardır piyasayı dolduran “sahte soslar” nedeniyle çiftçinin ürettiği meyvenin değer bulmadığını ve çoğu zaman dalında kaldığını söyledi. Yeni düzenlemeyle birlikte gerçek nar ekşisi ve limon suyuna yönelik talebin artacağını vurgulayan Uzun, “Bu düzenleme, daha önce bal aromalı şurup veya peynir benzeri ürünler için yapılan yasakların devamı niteliğinde. Elbette bazı firmalar ‘işimiz biter’ diye yakınabilir, ama tüketici sağlığı ve dürüst ticaret herşeyden önemli” şeklinde konuştu.
Bu düzenlemenin gıda mevzuatı uzmanları arasında ciddi teknik bır eleştirildiğini ve yanlış yerde yapıldığını ifade eden Uzun, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Türk Gıda Kodeksi’ni anlamak için kısa bir teknik bilgi: Yatay kodeksler: Etiketleme, katkı maddeleri, bulaşanlar gibi tüm gıdalara uygulanan genel kurallar. Dikey kodeksler: Sadece belirli bir ürüne özgü kurallar (örneğin Bal Tebliği, Zeytinyağı Tebliği, Peynir Tebliği gibi). Nar ekşisi ve limon suyu için yapılan bu yasak, aslında dikey bir düzenleme olmalıydı. Yani “Nar Ekşisi Tebliği” veya “Limon Suyu Tebliği” diye ayrı bir yönetmelik/tebliğ çıkarılmalıydı. Ama Bakanlık bunu doğrudan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin içine ekledi. Bu ise mevzuat tekniği açısından tartışmalı bir yaklaşım.”
Uzun, konunun tartışmalı bir mesele haline gelmesini ise şu sözlerle açıkladı: “Yatay kodeks ‘her gıdaya uygulanır’ diye başlar. Şimdi nar ekşisi ve limon suyu için özel yasaklar yatay kodeksin içinde duruyor. Bu, ileride benzer ürünler (mesela sumak ekşisi, üzüm pekmezi vs.) için emsal teşkil edebilir ve yatay kodeksin genelliğini bozabilir. Dikey tebliğ çıksaydı, o ürüne özgü tüm detaylar (üretim yöntemi, asitlik oranı, ambalaj vs.) tek bir metinde toplanırdı. Şu an ise yarım yamalak bir düzenleme gibi duruyor.”
Uzun, Avrupa Birliği mevzuatında bu tür ürünlerin dikey direktiflerle düzenlendiğini hatırlatarak, “Biz AB’ye uyum sürecinde yatay kodeksi dikeyleştirmiş olduk, başka ülkede görülmeyecek bir ters köşe. Kısacası: Hedef doğru, ama yöntem ‘eh işte’. Keşke ayrı bir ‘Nar Ekşisi ve Benzeri Ürünler Tebliği’ çıkarılsaydı da hem daha sistematik hem de daha kapsamlı olsaydı” dedi.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4517 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4515 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6139 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4551 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4059 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3429 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2677 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.