Ankara
23°

AÇIK

“Kırsalda kalp krizi geçiren hasta 3 saat yol gidiyor”
  • 9.Köy
  • Sağlık
  • “Kırsalda kalp krizi geçiren hasta 3 saat yol gidiyor”

“Kırsalda kalp krizi geçiren hasta 3 saat yol gidiyor”

Antalya genelinde 278 Aile Sağlığı Merkezi bulunmasına rağmen, kırsal mahallelerde yaşayan yurttaşlar aile hekimine yalnızca belirli günlerde ve gezici hizmetlerle ulaşabiliyor. Kırsal ilçelerde, kalp krizi geçiren hastalar bile 2,5-3 saat süren sevklerle merkeze taşınıyor.

ABONE OL
10 Şubat 2026 10:44
“Kırsalda kalp krizi geçiren hasta 3 saat yol gidiyor”
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yasin Çoban

Antalya’da kırsal ilçelerde yaşayan yurttaşlar aile hekimine ve özellikle ileri sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşıyor. Gezici hizmetler geçici çözümler sunarken, uzman hekim eksikliği ve uzun sevk süreleri sağlık hakkındaki eşitsizliği derinleştiriyor. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü verilerine göre kent genelinde 278 Aile Sağlığı Merkezi (ASM) hizmet veriyor. Ancak bu sayı, Antalya’nın kırsal ilçelerinde yaşayan yurttaşlar için sağlık hizmetine eşit, sürekli ve nitelikli erişim anlamına gelmiyor. İl ve ilçe merkezlerinden uzak mahallelerde yaşayan yurttaşlar için aile hekimine ulaşmak, çoğu zaman haftanın belirli günleriyle ve ulaşım imkânlarıyla sınırlı kalıyor.

“Kaş’ta kalp krizi geçiren 3 saatte merkeze ulaşıyor”

İsmini vermek istemeyen kırsalda görev yapan bir sağlık personeli, temel sağlık hizmetlerine erişimde görece bir sorun yaşanmadığını ancak ileri sağlık hizmetlerinde aksaklıklar bulunduğunu ifade etti. Sağlık personeline göre gezici muayene ile temel sağlık hizmetine sınırlı erişim olsa da, ciddi bir sorun sağlık sorunu olması halinde ilçe hastaneleri yetersiz kalıyor. 9. Köy’e konuşan sağlık personeli, yaşanan sıkıntıları şöyle anlattı:

Birçok ilçe devlet hastanesinde sadece çok temel düzeyde işlemler yapılabiliyor. Alanya hariç, Antalya’nın neredeyse tüm ilçelerinde merkeze hasta sevki yapılmak zorunda kalınıyor. Antalya’da Alanya hariç kalp krizi geçiren bir vatandaş anjiyo olabilmek için Antalya merkeze gelmek zorunda kalıyor. Örneğin Kaş’ta kalp krizi geçiren bir kişinin Antalya merkeze ulaşması en erken iki buçuk–üç saati buluyor. Bu da hayati risk oluşturuyor.”

Sağlık personelinin merkeze yönelmesinin en önemli nedeni ise yetersiz yaşam koşulları. En büyük sorunların başında barınmanın geldiğini anlatan sağlık personeli, “300 sağlık personelinin çalıştığı ir ilçede iki ya da üç lojman bulunuyor. Bu da kırsalda uzun süre kalmayı zorlaştırıyor” dedi.

“Antalya’ya gitmek zorunda kalıyoruz”

Kırsalda yaşayan yurttaşlar da sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların günlük yaşamlarını doğrudan etkilediğini dile getirdi.Antalya’nın kırsal bir mahallesinde yaşayan bir yurttaş, temel sağlık hizmetlerine belirli günlerde ulaşabildiklerini ancak ciddi durumlarda zorlandıklarını ifade etti:

Aile hekimi haftanın bazı günleri köye geliyor, o gün gelirse işimizi hallediyoruz. Ama acil bir durum olduğunda ya da uzman doktora ihtiyaç duyduğumuzda Antalya merkeze gitmek zorunda kalıyoruz. Otobüs saatleri sınırlı, özel araç yoksa hastaneye gitmek çok zor. Yaşlılar ve kronik hastalar için bu durum daha da sıkıntılı.”

“Gezici hizmet, geçici çözüm”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şube Eş Başkanı Kaan Taşer, Antalya kırsalında aile hekimine erişimin yeterli olmadığını söyledi. 9. Köy’e konuşan Taşer, “İl ve ilçe merkezlerinden uzak yerlerde vatandaş aile hekimine ancak belli günlerde, toplu taşıma ya da pazar günü gibi nedenlerle ulaşabiliyor” dedi. Bu nedenle kırsalda görev yapan aile hekimlerinin gezici sağlık hizmetleriyle yaşlılara, gebelere, bebek ve çocuklara ulaşmaya çalıştığını belirten Taşer, “Bu hizmetler için ek cari destek alınıyor ancak bu geçici bir çözüm” dedi.

Sağlık ocağı sistemi önerisi

Kırsalda görev yapan sağlık emekçilerinin yaşam şartlarının zorluğu nedeniyle bir an önce merkezine geçmeyi hedeflediğini belirten Taşer, kırsal bölgelerde aile hekimliğinin devlet desteğiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Kırsal bölgelerde sağlık hizmetine erişimin
güçleştiğine dikkat çeken Taşer, mevcut aile hekimliği modelini  yerine kamusal niteliği güçlü bir yapının kurulması gerektiğini ifade etti. Taşer, “Kırsalda karma bir sistem uygulanabilir. Devlet eliyle, eski sağlık ocağı sistemine benzer bir model hayata geçirilebilir” dedi.

“Ne halk ne sağlık emekçisi memnun”

Sağlık Bakanlığı’nın son yönergesiyle bir aile hekimine düşen nüfusun 2 bin 990’a indirildiğini hatırlatan Taşer, performansa dayalı sistemin de aile hekimlerinini zorladığını anlattı:

Performansa dayalı sistemle daha çok çalışıp maaşı hak etme anlayışı uygulanıyor. Aile hekimleri ve ASM’ler ay sonunda aynı maaşı alabilmek için belli sayıda hasta bakmak, verileri sisteme girmek ve hedefleri tutturmak zorunda bırakılıyor. Sağlıkta özelleşmenin birinci basamak uygulama şekli aile hekimliği sistemi oldu. Bu şekliyle ne halk ne de sağlık emekçileri memnun.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.