Nihan Doğan
Son yıllarda sosyal medya platformlarında yayılan “ışıltılı cilt” ve “kusursuz yüz” akımları, binlerce kişiyi etkisi altına almış durumda.
TikTok ve Instagram gibi mecralarda hızla yayılan cilt bakım trendleri, özellikle 18–30 yaş arası gençlerin cilt bakım alışkanlıklarını köklü şekilde değiştirdi. Dermatoloji uzmanlarına başvuruların artmasıyla birlikte kamu hastanelerindeki cildiye bölümlerine randevu bulmak ise neredeyse imkânsız hale geldi.
Sosyal medyada yayılan cilt bakım trendleri ve ürün önerileri, dermatoloji polikliniklerine başvuruları yüzde 20 oranında artırdı.
Medipol Üniversitesi’nin 2023 raporuna göre, bilinçsiz ürün kullanımı ve sosyal medyada paylaşılan yanlış bilgiler nedeniyle cilt sorunlarında ciddi artış yaşanıyor. Uzmanlar bu durumun randevu sürelerini uzattığını ve kliniklerde yoğunluğun arttığını vurguluyor.
Malatya’da üniversite öğrencisi olan 19 yaşındaki Ayşe A., TikTok’ta gördüğü ve övgüyle bahsedilen bir cilt bakım serumunu kullandıktan sonra yüzünde şiddetli kızarıklık ve yanıklar oluştuğunu şu sözlerle anlattı:
“TikTok’ta gördüğüm bir serum çok övülüyordu. ‘Gözenekleri sıkılaştırıyor, lekeleri siliyor’ diyorlardı. Aldım, düzenli kullanmaya başladım. Üç gün sonra yüzüm kıpkırmızı oldu. Sanki yüzüm yanmış gibiydi. Cilt yapıma uygun bir ürün değilmiş ama bunu sonradan anladım.”
Ürün sonrası yüzünde kalıcı lekeler kaldığını söyleyen Ayşe, cildiye randevusu almak için haftalarca uğraştığını ancak kamu hastanesinden randevu alamayınca özel hastaneye gitmek zorunda kaldığını dile getirdi.
“MHRS’den randevu almak imkânsızdı. Her sabah sisteme giriyorum fakat randevu yoktu. Artık özel hastaneye gitmek zorunda kaldım o da öğrenci için çok pahalı” sözleriyle yaşadığı mağduriyeti paylaştı.
Ayşe gibi birçok genç, bilinçsiz ürün kullanımı sonrası dermatolojik sorunlar yaşadıklarını ve kamu hastanelerinden randevu alamadıkları için çareyi ya özel sağlık kuruluşlarında ya da “bir şekilde geçer” diyerek evde beklemekte bulduklarını söylüyor.
Benzer bir deneyimi başka bir öğrenci de şu sözlerle paylaşıyor: “Bir arkadaşımın tavsiyesiyle bir tonik kullandım. Cildim kurudu, sonra egzama gibi döküntüler oluştu. Cildiye randevusu için MHRS’ye her gün baktım. Sisteme göre hiçbir yerde boşluk yoktu.”
Doktorla görüşemediği için eczaneden rastgele ürün aldığını ama bu durumun cildini daha da kötüleştirdiğini belirten öğrenci, “Yanaklarım çatladı, cildim daha da inceldi. Sonra bir ay dışarı çıkmadım. Aynaya bakmak istemedim” diyerek, psikolojik etkilerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.
Bir dermatoloji uzmanı, son dönemde polikliniklere başvuran genç hastaların önemli bir kısmının sosyal medyada gördükleri ürünleri kullanmaları sonucu ciltlerinde ciddi bozulmalar yaşadığını belirtti.
“Polikliniğe gelen genç hastaların çoğu, ciltlerinde aniden oluşan yanma, kızarıklık ve sivilce artışı şikâyetiyle geliyor. Görüştüğümüzde ise hemen hepsinin ortak noktası, internetten veya sosyal medya tavsiyesiyle ürün alıp kullanmış olmaları” sözleriyle durumun yaygınlığına dikkat çekti.
Uzman; özellikle cilt serumları, asit içeren tonikler ve lekeleri geçirme vaadi taşıyan ürünlerin bilinçsizce kullanıldığında cilt bariyerini zayıflattığını, bunun da enfeksiyonlara ve kalıcı hasarlara neden olabileceğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Cilt yapısı kişiden kişiye değişir. Bir kişide işe yarayan ürün, başka birinde alerjik reaksiyona neden olabilir. Üstelik bu reaksiyonlar geçici değil, uzun vadeli izler bırakabiliyor. Cilt tipinin yanlış bilinmesiyle evde tedavi uygulamaya çalışarak, yanlış ürün kullanımıyla cilt bariyerlerini zedeliyorlar.”
Sosyal medya içerik üreticilerinin paylaştığı ürün tanıtımlarının birçoğunun ticari amaçla yapıldığını hatırlatan uzman, gençlerin bu içerikleri “samimi tavsiye” gibi algıladığını belirterek şunları kaydetti:
“Reklam etiketi taşımayan paylaşımlar çok daha inandırıcı görünüyor. Oysa bu ürünler genellikle test edilmeden, sadece pazarlama amacıyla sunuluyor. Gençler, bir fenomende gördüğü cildi kendinde de hayal ediyor ama bu hayal ciddi sağlık sorunlarına dönüşebiliyor.”
Uzman, cilt sorunlarında mutlaka bir dermatoloğa başvurulması gerektiğini, ürün tercihinde ise sosyal medyanın değil, tıbbi değerlendirmelerin esas alınması gerektiğini vurguladı.
Sosyal medyada oluşturulan kusursuz cilt algısı, gençleri sürekli daha iyi görünme baskısıyla karşı karşıya bırakıyor. Filtrelerle sunulan yüzler, düzenlenmiş fotoğraflar, lekesiz ciltler genç kullanıcılar üzerinde ciddi bir psikolojik yük yaratıyor. Özellikle genç kadınlar, bu içeriklerin etkisiyle ciltlerinde bir kusur görmeye tahammül edemiyor ve önerilen her ürünü bir çözüm umuduyla satın alıyor.
Bu süreçte hem fiziksel hem psikolojik anlamda zarar gören gençler, dermatolojiye ulaşmakta da zorlandıklarında kendilerini daha da çaresiz hissediyor. Uzmanlara göre, cilt sağlığını korumak için bireylerin ürün tercihlerinde sosyal medya önerilerine değil, dermatolojik değerlendirmelere güvenmesi gerekiyor. MHRS sisteminde yaşanan yoğunluk için ise sağlık politikalarında yeni düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor.
1
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6355 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6324 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6101 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4844 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4479 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4452 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4402 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
5971 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4520 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4016 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3360 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2607 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.