DOLAR 44,3577 0.05%
EURO 51,3624 -0.33%
ALTIN 6.437,470,97
Ankara
10°

AZ BULUTLU

Türkiye’de artan gıda yoksulluğu eğitimde eşitsizliği derinleştiriyor
  • 9.Köy
  • Eğitim
  • Türkiye’de artan gıda yoksulluğu eğitimde eşitsizliği derinleştiriyor

Türkiye’de artan gıda yoksulluğu eğitimde eşitsizliği derinleştiriyor

PISA 2022 ve OECD verileri, Türkiye’de her beş öğrenciden birinin maddi imkânsızlık nedeniyle düzenli beslenemediğini gösteriyor. Uzmanlara göre gıda yoksulluğu artık yalnızca ekonomik değil, eğitimde fırsat eşitliğini tehdit eden yapısal bir sorun.

ABONE OL
23 Mart 2026 11:17
Türkiye’de artan gıda yoksulluğu eğitimde eşitsizliği derinleştiriyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Belkıs Yayla

PISA 2022 ve OECD verileri, Türkiye’de her 5 öğrenciden birinin maddi imkânsızlık nedeniyle düzenli beslenemediğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, gıda yoksulluğunun artık yalnızca ekonomik değil, eğitimde fırsat eşitliğini tehdit eden yapısal bir sorun hâline geldiğine dikkat çekiyor.

Türkiye’de öğrencilerin beslenme koşullarına ilişkin ortaya çıkan çarpıcı veriler tartışılmaya devam ediliyor.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş, OECD tarafından yürütülen PISA 2022 sonuçlarına dikkat çekerek Türkiye’de en az her beş öğrenciden birinin haftada en az bir kez maddi imkânsızlık nedeniyle düzenli yemek yiyemediğini söyledi. Kızıltaş, “Bu tablo, çocuklarımızın sağlıklı beslenme koşullarına erişimde ciddi bir kırılganlık yaşadığını göstermektedir” dedi.

Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş

“Gıda yoksulluğu ciddi düzeye erişmiş durumda

Uluslararası raporların ortaya koyduğu verilerin tesadüf olmadığını belirten Kızıltaş, OECD bulgularının da benzer sonuçlar içerdiğini ifade etti.

Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından OECD ve PISA verileri üzerinden yapılan analizlere işaret eden Kızıltaş, “Türkiye’deki öğrencilerde gıda yoksulluğu ciddi düzeye erişmiş durumda. Bazı öğrenciler öğün atlamak zorunda kalırken bazıları ise okullara aç gidebilmektedir” değerlendirmesini yaptı.

Kızıltaş, meselenin yalnızca gelir yetersizliğiyle açıklanamayacağını vurgulayarak, “Gıda yoksulluğu, ekonomik bir sorunun ötesinde eğitimde fırsat eşitliğini tehdit eden sosyal bir risk hâline dönüşmüştür” ifadelerini kullandı.

“Beslenme çantaları nispeten boş

Kızıltaş, devam eden saha araştırmalarında elde edilen bulguların da tabloyu desteklediğini söyleyerek, özellikle dezavantajlı bölgelerde dikkat çekici sonuçlarla karşılaştıklarını belirtti ve “Bu kapsamda yer alan öğrencilerin büyük çoğunluğunun okullara götürdükleri beslenme çantaları nispeten boştur. Devam eden bir araştırmamızın verilerinde bununla ilgili ciddi bulgular mevcuttur” bilgisini verdi.

Kızıltaş, sosyoekonomik düzeyi düşük öğrencilerin ya beslenme çantası getirmediğini ya da çantalarının boş olduğunu dile getirerek, “Bununla birlikte beslenme çantası dolu olan öğrencilerin beslenme çantasındaki gıdalar da oldukça sağlıksız” dedi.

Bu durumun çocukların dengeli ve yeterli beslenmesini engellediğini belirten Kızıltaş, sağlıksız içeriklerin uzun vadede fiziksel ve zihinsel gelişimi olumsuz etkilediğini aktardı.

Kantinler çözüm üretmekte yetersiz

Okul kantinlerinin mevcut tabloyu telafi etmekten uzak olduğunu söyleyen Kızıltaş, “Çoğu kantinlerde sıcak yiyecekler yokken bazı kantinlerde ise fiyatlar düşük gelirli öğrenci bütçelerine zaten uygun değil” şeklinde konuştu.

Ayrıca birçok köy okulunda kantin bulunmadığını hatırlatan Kızıltaş, çözümün yalnızca kantin açmak olmadığını vurgulayarak, “Gıda yoksulluğunun veya öğrencilerin beslenme ihtiyaçlarını gidermenin çözümü kantinler değildir elbette” ifadelerini kullandı.

“Hiçbir çocuğumuz okula aç gitmemeli

Dünyanın birçok ülkesinde ulusal beslenme programlarının uygulandığını hatırlatan Kızıltaş, Türkiye’de de devlet destekli ve sürekliliği olan bir modele ihtiyaç olduğunu belirterek, “Dolayısıyla bizim de devlet desteğiyle böyle bir programa ihtiyacımız var. Ülkemizde bu anlamda bir eksiklik ve ihtiyaç olduğu aşikârdır” bilgisini paylaştı.

Özellikle devlet okullarında, okul öncesi ve ilkokul düzeyindeki öğrencilere – başta kırsal bölgeler olmak üzere- düzenli beslenme desteği verilmesi gerektiğini belirten Kızıltaş, “Hiçbir çocuğumuzun okula aç gitmemesi gerekir” yorumunu yaptı.

“Açlık akademik başarıyı da etkiliyor

Dengeli ve yeterli beslenmeyen çocuklarda zihinsel ve fiziksel gelişimin gerilemeye başlayacağını vurgulayan Kızıltaş, “Dengeli ve yeterli beslenmeyen çocuklarda zihinsel ve fiziksel gelişim gerilemeye başlar. Aynı çocuklarda akademik başarı da bekleyemezsiniz” diyerek uyarıda bulundu.

Bazı sınıf öğretmenlerinin iyi niyetle haftalık ya da aylık beslenme programları hazırladığını ifade eden Kızıltaş, özellikle kırsal bölgelerde bunun sürdürülebilir olmadığını anlatarak, “Birçok çocuk için o programlardaki yiyecekleri almak veya o yiyecekleri sürekli tüketmek zor” diye konuştu.

Geçmişte uygulanan okul sütü ve kuru üzüm desteklerini hatırlatan Kızıltaş, bu uygulamaların bugün yürürlükte olmadığını belirterek, “Geçmişte okullarda okul sütü uygulaması vardı. Bu uygulamanın yanında kuru üzüm desteği de vardı. O uygulamalar bile bugün yok” anlatımında bulundu.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP