Savaş Abi
Türkiye’de gece sahnelerinde çalışan sanatçılar, artan ekonomik baskılar altında giderek daha kırılgan bir çalışma düzenine mahkum oluyor. Müzisyenler ve sahne emekçileri; düşük ücretler, uzun mesai saatleri ve çoğu zaman sigortasız çalışma koşullarıyla ayakta kalmaya çalışıyor.
Sektör temsilcilerine göre, gece sahnesine çıkan sanatçılar performans başına genellikle 2 bin 500 ila 3 bin lira arasında ücret alıyor. Ancak bu rakamlar, yüksek enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki artış karşısında yeterli görülmüyor. Üstelik ödemelerin zamanında yapılmaması, sanatçıların ekonomik belirsizliğini daha daderinleştiriyor.
Birçok müzisyen, haftada en fazla üç gün sahne alabildiklerini, buna rağmen gecenin geç saatlerine kadar çalıştıklarını belirtiyor. Sınırlı sahne sayısı, gelirlerin düzensiz olmasına yol açarken, sosyal güvenceden yoksun çalışma koşulları uzun vadede ciddi riskler doğuruyor. Sigorta eksikliği, sağlık hizmetlerine erişimden emeklilik haklarına kadar geniş bir alandasorun yaratıyor.
Ekonomik kriz ve enflasyonun etkisi, eğlence sektöründe çalışanları da doğrudan etkiliyor. Artan kira ve temel ihtiyaçgiderleri karşısında sahne gelirlerinin yetersiz kaldığını söyleyen sanatçılar, mesleklerini sürdürebilmek için ek işlere yönelmek zorunda kalıyor.

Sabiha Salkım
Konservatuvar mezunu müzisyen Sabiha Salkım, müzikten elde ettiği gelirin çoğu zaman asgari ücreti bile geçmediğini belirterek mekan sahiplerinin sık sık ücret pazarlığı yaptığını ve ödemeleri geciktirdiğini söyledi. Salkım, ekonomik sebepler nedeniyle birçok müzisyenin farklı işlerde çalışmak zorunda kaldığını ifade ederek bunun sanatüretimini doğrudan etkilediğini şöyle aktardı:
“Kadın müzisyenler sahnede ekstra zorluklarla karşılaşıyor. Kıyafetimizden çalışma saatlerimize kadar birçok konuda müdahaleye maruz kalabiliyoruz.”
Müşteri taleplerinin bazen zorunluluğa dönüştüğünü söyleyen Salkım, bazı müzisyenlerin istemedikleri şarkıları çalmadıkları için saldırıya uğradığını ifade ederek bu durumun mesleğin görünmeyen risklerinden biri olduğunu belirtti.

Apar Topar
Apar Topar Grubu üyeleri, haftanın üç ya da dört günü gece çalıştıklarını belirterek sahne öncesi kurulum, prova, ses kontrol ve program sonrası ekipman sökümüyle birlikte bir gecenin 6 ila 8 saatlik bir mesaiye dönüştüğünü anlattı.
Grup üyeleri, müzisyenlerin çoğu zaman sigortasız çalıştığını belirterek ücretlerin standart bir sisteme bağlı olmadığını ifade ederek şunları kaydetti: “Ödemeler bazı durumlarda gecikebiliyor. Biz sahnede gülüp eğlendiriyoruz ama emeğimiz çoğu zaman görünmez kalıyor.Biz sanat üretmeye çalışıyoruz ama çoğu zaman sanatçıdan çok personel gibi görülüyoruz. Ses sistemine yeterli yatırım yapılmıyor ama buna rağmen bizden yüksek performans bekleniyor“
Apar Topar Grubu üyeleri, sahnede karşılaştıkları zorlukların yalnızca ekonomik olmadığını da anlattı. Müzisyenler, repertuara sık sık müdahale edildiğini ve özellikle rock ya da metal müzik yapan grupların “daha popülerşarkılar çalınması” yönünde baskı gördüğünü ifade etti. Bu durumun sanatçı üzerinde ciddi bir stres yarattığını belirten grupüyeleri, sarhoş müşteri davranışları, teknik ekipman yetersizliği ve zaman zaman uygulanan gürültü kısıtlamalarının damotivasyonu düşürdüğünü söyledi.
Grup üyeleri ayrıca, müzisyen kooperatiflerinin kurulması, belediyelerin canlı müzik destek programları başlatması ve kültür bütçelerinden müzisyenlere pay ayrılması gerektiğini vurguladı.

Gülistan Öztürk
Bir diğer müzisyen Gülistan Öztürk ise müzisyenlerin çoğu zaman düzensiz iş saatleriyle çalıştığını belirterek bazen gece geç saatlere kadar sahnede olduklarını, bazen ise uzun süre iş bulamadıkları dönemler yaşadıklarının altını çizdi.
Bu durumun ekonomik kaygıyı artırdığını anlatan Öztürk, insanın aklında geçim sıkıntısı varken sanatını özgürce icra etmesinin kolay olmadığını söyledi. Öztürk ayrıca sahne sırasında gelen yoğun istek parçaların da müzisyen üzerinde baskıoluşturduğunu belirterek, sanatçıların çoğu zaman kendi repertuvarlarını özgürce icra etmek yerine dinleyicilerin taleplerine yetişmeye çalıştığını dile getirdi.

Barody
Müzisyen Baran Atabay (Barody) ise Van’daki müzisyenlerin yaşadığı en büyük sorunun görünmezlik olduğunu vurguladı.
Atabay, canlı müzik yapan sanatçıların çoğu zaman yalnızca “arka plan sesi” gibi görüldüğünü belirterek müzisyenlerin aslında toplumsal meseleleri dile getiren ve kültürel üretim yapan emekçiler olduğunu ifade etti. Atabay sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşin sürekliliğinin olmaması büyük bir sorun. Mevsimsel yoğunluklar, ekonomik dalgalanmalar ve mekanların kısa vadeliplanları müzisyenleri sürekli bir belirsizliğe sürüklüyor.”
Atabay ayrıca ücretlerin standart olmamasının sektörde önemli bir sorun olduğunu belirterek, bazen dört saat olarakbelirlenen programların beş saate kadar uzayabildiğini ve ücretlerin çoğu zaman kişisel pazarlıklarla belirlendiğini dile getirdi. Sanatın bir meslek olarak görülmemesinin temel problem olduğunu vurgulayan Atabay, müziğin bir kültürpolitikası olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8301 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8228 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6867 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6431 kez okundu
5
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5073 kez okundu
6
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5042 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4859 kez okundu
1
Emekli maaşında dönüm noktası, 2008 oldu!
31273 kez okundu
2
Şişli Feriköy’de 2. el gece pazarı
17723 kez okundu
3
“Altın Sarısı” Şemdinli tütünü, altınla yarışıyor
9216 kez okundu
4
Üniversite bitirmek için “garsonluk-bulaşıkçılık” yapan öğrenci öyküleri
5958 kez okundu
5
Çiftçi tarlasına ne ekeceğini e-devletten öğrenecek!
4857 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.