Gökçe Baydar
Türkiye’de eğitim sistemi son 30 yılda giderek sınav merkezli ve rekabet odaklı bir yapıya dönüştü. Bu durum, öğrencilerin yalnızca eğitim hayatını değil; özgüven ve benlik algısını da etkiliyor. Araştırmalar, sınavlarda yaşanan başarısızlığın depresyon, kaygı ve sosyal geri çekilme gibi sonuçlara yol açabildiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, sınav sürecinin etkilerinin yalnızca öğrencilerle sınırlı kalmadığını da gösteriyor.
Sınav dönemi yaklaşırken ailelerin de kaygı ve stres düzeyi artıyor. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerle ebeveynleri arasında görünmeyen bir baskı alanı oluşuyor. Başarı beklentisi, gelecek kayısı ve iletişim sorunları, ev içinde sessiz bir gerilime dönüşebiliyor.
Bu sürecin aile içindeki yansımalarını anlamak için bir anne, sınava hazırlanan öğrenciler ve bir psikolojik danışmanla konuştuk.
Sınav sürecini yaşayan bir anne, bu dönemin yalnızca öğrenciler için değil, tüm aile için yıpratıcı geçtiğini şu sözlerle aktardı: “Bu süreçte en büyük kaygımız, çocuğumun istediği başarıyı elde edememesi. Çok emek veriyor, uykusuz kalıyor ve sosyal hayattan geri kalıyor.”
Anne, en çok ihtiyaç duydukları şeyin doğru yönlendirme olduğunu vurgulayarak profesyonel destek aldıklarını ifade etti.
Kızına sınavın hayatın tek belirleyicisi olmadığını anlatmaya çalıştığını söyleyen anne, buna rağmen sürecin zorlayıcı olduğunu şöyle dile getirdi:
“Deneme sonuçları düşük geldiğinde kaygımız daha da artıyor. Bu durum ev içinde de hissediliyor. Yemek yeme düzeni değişiyor, yaşadığı uykusuzluk aramızda iletişim sorunu da yaratabiliyor. Hiç yaşamadığımız çatışmaları bu dönemde yaşıyoruz. Anne olarak söylediklerimin onun gözünde kırıcı olabildiğini fark ediyorum. Bunu telafi etmeye çalışıyorum.”
Tüm zorluklara rağmen kızının yanında olduğunu vurgulayan anne, destekleyici olmaya devam ettiğini ifade ediyor.
Sınava hazırlanan bir öğrenci ise duygularını dalgalı yaşadığını söylüyor. Ailesinin “ders çalış” uyarılarını baskı olarak görmediğini belirten genç, sürecin belirsizliklerini şöyle anlatıyor: “Sınavın geleceğimi belirleyecek olması beni düşündürüyor. Hangi mesleği seçeceğim, okuyacağım bölüm bana iş imkânı sağlayacak mı diye sürekli sorguluyorum.”
Zaman zaman kendisini yıprattığını ve bunun aile içi tartışmalara da yansıdığını ifade eden genç, “Sevdiğim birçok şeyden ödün vererek hazırlanıyorum” diyor.
Bir başka öğrenci ise süreci daha yalnız geçirdiğini, “Ailemin yüksek beklentileri var. Belli üniversiteleri öneriyorlar. Sadece benim değil, onların hayatı da bu sınavla yönlenecek gibi hissediyorum. Bu da üzerimde ekstra sorumluluk yaratıyor” sözleriyle anlatıyor.
Psikolojik danışman Seval Taş, sınav döneminin yalnızca akademik değil, aynı zamanda yoğun bir psikolojik süreç olduğuna dikkat çekiyor. Bu dönemde gençlerde en sık; kaygı, dikkat dağınıklığı, uyku problemleri, motivasyon düşüklüğü ve özgüven kaybı görüldüğünü belirtiyor.
Taş’a göre gençler daha çok sınav anındaki performansa odaklı kaygı yaşarken, ebeveynler süreci çocuğun geleceği üzerinden değerlendiriyor.
Aile içindeki stresin karşılıklı olarak birbirini etkilediğini vurgulayan Taş, “Kaygı bulaşıcıdır” diyerek ebeveyn tutumunun önemine şöyle anlatıyor:
“Sürekli stresli bir ebeveyn tutumu, öğrencinin kaygı düzeyini artırabilir. Çocuklar ebeveynlerinin duygularını hızla içselleştirir. Ebeveynlerin destek olma amacıyla kurduğu bazı cümleler baskı olarak algılanabilir. Sık tekrarlanan “daha çok çalışmalısın” gibi ifadeler öğrencide kontrol edilme hissi yaratara çatışmaları artırabilir.”
Taş, sınavın hayatın tek belirleyicisi olduğu yönündeki söylemlerin genç üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurgulayarak, “Bu düşünce kaygıyı artırıp performansı olumsuz etkileyebilir” dedi.
Sağlıklı bir süreç için ebeveynlerin daha destekleyici, anlayışlı ve gerçekçi bir tutum sergilemesi gerektiğini ifade eden Taş, öğrencinin yalnızca sonuçlarına değil, çabasına da değer verilmesi gerektiğinin altını çizidi.
Gençlerin stresle başa çıkabilmesi için düzenli uyku, planlı çalışma, molalar ve fiziksel aktivitelerin önemine dikkat çeken Taş, yoğun kaygı, sürekli ağlama ve günlük yaşamı etkileyen stres durumlarında profesyonel destek alınmasının süreci daha sağlıklı hale getireceği görüşünde.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7535 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6659 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6293 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
5827 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4951 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4740 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4651 kez okundu
1
“Okumanın yaşı yok” dedirten 40 yaş üstü öğrenciler
5061 kez okundu
2
Van’da “eğitimci olmayan” öğretmen skandalı
3128 kez okundu
3
Genç pilotlar ödedikçe artan borç batağında
2868 kez okundu
4
Eğitim giderleri aileleri zorluyor: Psikolojiyi ve başarıyı olumsuz etkiliyor
2685 kez okundu
5
YKS 2025 alarm verdi: Üniversiteye ilgi azalıyor
2343 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.