DOLAR 44,9273 0.1%
EURO 52,7449 -0.11%
ALTIN
Ankara
17°

HAFİF YAĞMUR

Sınav dönemi: Evlerde ortak sorun, sessiz kriz
  • 9.Köy
  • Eğitim
  • Sınav dönemi: Evlerde ortak sorun, sessiz kriz

Sınav dönemi: Evlerde ortak sorun, sessiz kriz

Sınav dönemleri yalnızca öğrencileri değil, aileleri de psikolojik olarak etkiliyor. Artan beklenti ve kaygı, ev içinde görünmeyen bir gerilim yaratıyor. 9. Köy Muhabiri Gökçe Baydar, annelere ve çocuklara sınav dönemi yaşadıklarını sordu.

ABONE OL
22 Nisan 2026 12:11
Sınav dönemi: Evlerde ortak sorun, sessiz kriz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gökçe Baydar

Türkiye’de eğitim sistemi son 30 yılda giderek sınav merkezli ve rekabet odaklı bir yapıya dönüştü. Bu durum, öğrencilerin yalnızca eğitim hayatını değil; özgüven ve benlik algısını da etkiliyor. Araştırmalar, sınavlarda yaşanan başarısızlığın depresyon, kaygı ve sosyal geri çekilme gibi sonuçlara yol açabildiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, sınav sürecinin etkilerinin yalnızca öğrencilerle sınırlı kalmadığını da gösteriyor.

Sınav dönemi yaklaşırken ailelerin de kaygı ve stres düzeyi artıyor. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerle ebeveynleri arasında görünmeyen bir baskı alanı oluşuyor. Başarı beklentisi, gelecek kayısı ve iletişim sorunları, ev içinde sessiz bir gerilime dönüşebiliyor.

Bu sürecin aile içindeki yansımalarını anlamak için bir anne, sınava hazırlanan öğrenciler ve bir psikolojik danışmanla konuştuk.

“Ailece yoğun stres yaşıyoruz”

Sınav sürecini yaşayan bir anne, bu dönemin yalnızca öğrenciler için değil, tüm aile için yıpratıcı geçtiğini şu sözlerle aktardı: “Bu süreçte en büyük kaygımız, çocuğumun istediği başarıyı elde edememesi. Çok emek veriyor, uykusuz kalıyor ve sosyal hayattan geri kalıyor.”

Anne, en çok ihtiyaç duydukları şeyin doğru yönlendirme olduğunu vurgulayarak profesyonel destek aldıklarını ifade etti.

“Onu her türlü sonuca hazırlıyorum”

Kızına sınavın hayatın tek belirleyicisi olmadığını anlatmaya çalıştığını söyleyen anne, buna rağmen sürecin zorlayıcı olduğunu şöyle dile getirdi:

Deneme sonuçları düşük geldiğinde kaygımız daha da artıyor. Bu durum ev içinde de hissediliyor. Yemek yeme düzeni değişiyor, yaşadığı uykusuzluk aramızda iletişim sorunu da yaratabiliyor. Hiç yaşamadığımız çatışmaları bu dönemde yaşıyoruz. Anne olarak söylediklerimin onun gözünde kırıcı olabildiğini fark ediyorum. Bunu telafi etmeye çalışıyorum.

Tüm zorluklara rağmen kızının yanında olduğunu vurgulayan anne, destekleyici olmaya devam ettiğini ifade ediyor.

“Sınav geleceğimi belirleyecek gibi hissediyorum”

Sınava hazırlanan bir öğrenci ise duygularını dalgalı yaşadığını söylüyor. Ailesinin “ders çalış” uyarılarını baskı olarak görmediğini belirten genç, sürecin belirsizliklerini şöyle anlatıyor: “Sınavın geleceğimi belirleyecek olması beni düşündürüyor. Hangi mesleği seçeceğim, okuyacağım bölüm bana iş imkânı sağlayacak mı diye sürekli sorguluyorum.”

Zaman zaman kendisini yıprattığını ve bunun aile içi tartışmalara da yansıdığını ifade eden genç, “Sevdiğim birçok şeyden ödün vererek hazırlanıyorum” diyor.

Bir başka öğrenci ise süreci daha yalnız geçirdiğini, “Ailemin yüksek beklentileri var. Belli üniversiteleri öneriyorlar. Sadece benim değil, onların hayatı da bu sınavla yönlenecek gibi hissediyorum. Bu da üzerimde ekstra sorumluluk yaratıyor” sözleriyle anlatıyor.

“Kaygı bulaşıcıdır”

Psikolojik danışman Seval Taş, sınav döneminin yalnızca akademik değil, aynı zamanda yoğun bir psikolojik süreç olduğuna dikkat çekiyor. Bu dönemde gençlerde en sık; kaygı, dikkat dağınıklığı, uyku problemleri, motivasyon düşüklüğü ve özgüven kaybı görüldüğünü belirtiyor.

Taş’a göre gençler daha çok sınav anındaki performansa odaklı kaygı yaşarken, ebeveynler süreci çocuğun geleceği üzerinden değerlendiriyor.

Aile içindeki stresin karşılıklı olarak birbirini etkilediğini vurgulayan Taş, “Kaygı bulaşıcıdır” diyerek ebeveyn tutumunun önemine şöyle anlatıyor:

Sürekli stresli bir ebeveyn tutumu, öğrencinin kaygı düzeyini artırabilir. Çocuklar ebeveynlerinin duygularını hızla içselleştirir. Ebeveynlerin destek olma amacıyla kurduğu bazı cümleler baskı olarak algılanabilir.  Sık tekrarlanan “daha çok çalışmalısın” gibi ifadeler öğrencide kontrol edilme hissi yaratara çatışmaları artırabilir.”

“Sınav hayatın tek belirleyicisi değildir”

Taş, sınavın hayatın tek belirleyicisi olduğu yönündeki söylemlerin genç üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurgulayarak, “Bu düşünce kaygıyı artırıp performansı olumsuz etkileyebilir” dedi.

Sağlıklı bir süreç için ebeveynlerin daha destekleyici, anlayışlı ve gerçekçi bir tutum sergilemesi gerektiğini ifade eden Taş, öğrencinin yalnızca sonuçlarına değil, çabasına da değer verilmesi gerektiğinin altını çizidi.

Gençlerin stresle başa çıkabilmesi için düzenli uyku, planlı çalışma, molalar ve fiziksel aktivitelerin önemine dikkat çeken Taş, yoğun kaygı, sürekli ağlama ve günlük yaşamı etkileyen stres durumlarında profesyonel destek alınmasının süreci daha sağlıklı hale getireceği görüşünde.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.