Mahmut Aydın
Küçük bir belirti, internette yapılan yanlış bir araştırmayla panik sebebine dönüşebiliyor. Siberkondri olarak adlandırılan bu durumun olumsuz etkilerine Adana Tabip Odası Başkanı ve Psikiyatri Uzmanı Dr. Özden Polatöz açıklık getirdi. Polatöz, internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte sağlık konularında çevrim içi bilgi arayışlarının hızla arttığını belirterek, bunun “siberkondri” olarak adlandırılan internet kaynaklı sağlık kaygılarını körüklediğini ifade etti.

Dr. Özden Polatöz
Dr. Polatöz, özellikle pandemi döneminde siberkondrinin en yoğun şekilde gözlendiğini söyledi. Belirsizlik ortamı, sürekli değişen sağlık verileri ve sosyal medyada hızla yayılan doğrulanmamış içeriklerin kaygıyı artırdığını belirten Polatöz, “Küçük bir baş ağrısı ya da yorgunluk için internette araştırma yapan insanlar, kendilerini ciddi hastalık ihtimalleriyle karşı karşıya buldu. Bu da gereksiz korkulara ve yanlış yönlendirilmiş kaygılara neden oldu” dedi.
Dr. Polatöz, yanlış ve abartılı bilgilerin başlıca sonuçlarını şu şekilde sıraladı: “Hekime duyulan güvenin azalması, sağlık sisteminde ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte, hastaların gereksiz tetkikler talep etmesi hem maliyetleri artırıyor hem de süreci karmaşık hale getiriyor. Tüm bu etkenler, teşhis ve tedavi süreçlerinde aksaklıklara yol açarak sağlık hizmetlerinin verimini düşürüyor.”
Polatöz’e göre, internetten edinilen bilgilerin muayene süreçlerini doğrudan etkilediğini, bazı durumlarda bilinçlenmeyi sağlasa da çoğu zaman yanlış beklentiler nedeniyle tedavi süreçlerini uzattığını ifade etti. Dr. Polatöz, “Hastaların internette karşılaştığı bilgiler, çoğu zaman hekimlerin ikna süreçlerini zorlaştırıyor. Bu da sağlık hizmetlerinde verim kaybına yol açıyor” dedi.

Burcunur Davarcı
Adana’da yaşayan Burcunur Davarcı, siberkondrinin günlük hayatını nasıl etkilediğini anlattı. Bir sağlık sorunu yaşadığında önce internetten araştırma yaptığını belirten Davarcı, “Basit bir mide ağrım vardı. İnternete yazdığımda karşıma kanserden ülserlere kadar birçok ciddi hastalık çıktı. O an panikledim ve kendimi en kötü ihtimale hazırladım. Doktora gidene kadar kaygım katlanarak arttı” dedi.
Davarcı, yaşadığı bu deneyimin ardından yalnızca doktorlara güvenmenin önemini anladığını vurgulayarak, “İnternet bilgisiyle doktora gittiğimde yanlış sorular sordum, gereksiz tetkikler istedim. Sonra fark ettim ki bu hem beni hem de doktoru zorluyor. Artık önce doktora danışmayı tercih ediyorum” diye konuştu.
Dr. Polatöz, siberkondriyle mücadelede toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlayacak dijital sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi gerektiğini söyledi ve önerileri şöyle sıraladı:
• Sağlık Bakanlığı ve meslek örgütlerince onaylı güvenilir dijital platformların yaygınlaştırılması,
• Eğitim kurumlarında dijital okuryazarlık derslerinin sağlık içerikleriyle desteklenmesi,
• Medya ve sosyal medya aracılığıyla kamuoyuna doğru bilginin ulaştırılması.
Polatöz, hekimlere de önemli görevler düştüğünü belirterek şu ifadelere yer verdi: “Hastaların internetten getirdiği bilgileri küçümsemek yerine bilimsel doğrularla karşılaştırarak yönlendirmek gerekir. Resmi platformlarda sık sorulan sorulara yanıt verilmesi, güvenilir kaynak listelerinin paylaşılması hasta-hekim iletişimini güçlendirecektir.”
Polatöz, “Halkımızın doğru bilgiye ulaşabilmesi, sağlık okuryazarlığının artması ve hasta-hekim ilişkisinin güven temelli ilerlemesi için çalışmalarımız sürecek” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Siberkondri, bireylerin yaşadığı küçük bir belirtiyi ya da sağlık şikâyetini internette araştırması sonucunda ciddi hastalık ihtimalleriyle karşılaşarak aşırı kaygı duymasıdurumuna verilen isimdir. Başka bir deyişle, internet üzerinden edinilen tıbbi bilgilerin kişide hastalık korkusu ve panik yaratmasıdır.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4517 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4515 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6138 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4551 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4059 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3429 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2677 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.