DOLAR 44,1924 -0.08%
EURO 50,7853 0.47%
ALTIN 7.099,42-0,50
Ankara
11°

AZ BULUTLU

Türkiye’de akademik enflasyon: “Diploma çok, değeri yok”
  • 9.Köy
  • Eğitim
  • Türkiye’de akademik enflasyon: “Diploma çok, değeri yok”

Türkiye’de akademik enflasyon: “Diploma çok, değeri yok”

YÖK verilerine göre Türkiye’de üniversite sayısı son 40 yılda 28’den 208’e yükseldi. Prof. Dr. Altuğ Yalçıntaş, diplomanın artık işe girişi kolaylaştırmadığına dikkat çekerek, "Reel olarak değeri düştüğü için akademik enflasyona neden oluyor" diyor.

ABONE OL
25 Mart 2025 15:02
Türkiye’de akademik enflasyon: “Diploma çok, değeri yok”
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Ata Uysal Özen / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos

Türkiye’de “Her ile bir üniversite” politikasının hayata geçirilmesi ile Türkiye’de üniversite sayısı son 40 yılda hızla arttı. Ancak buna paralel olarak, “diplomalı işsiz” sayısı da katlanarak yükseldi. Talebin üzerindeki artış nedeniyle, diplomanın reel değerinin düşmesiyle birlikte Türkiye’de bir “akademik enflasyon” yaşanıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) verilerine göre, Türkiye’de üniversite sayısı son 40 yılda 28’den 208’e yükseldi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) “Bir Bakışta Eğitim 2024” Raporu’na göre ise üye ülkelerin 18-24 yaş aralığında istihdam ve eğitimde yer almayan genç ortalaması yüzde 13,7’yken, Türkiye’de bu oran yüzde 31,1. Türkiye’deki “akademik enflasyonun” nedenleri ve çözüm önerilerini alanında uzman akademisyenlere sorduk.

Prof. Dr. Altuğ Yalçıntaş

“Akademik enflasyona neden oluyor”

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Altuğ Yalçıntaş, bu durumu “akademik enflasyon” kavramı ile açıklıyor. 9. Köy’ün sorularını yanıtlayan Yalçıntaş, üniversite sayısındaki artışı, “Her ile bir üniversite” politikasıyla başlayan sürece bağlıyor. Bunun bir “eğitim değil, iktisat politikası” olduğunu belirten Yalçıntaş, diploma arzının, talebin çok üzerinde arttığına dikkat çekti: “Nasıl bir ekonomide, kapalı bir ekonomi olsun teknik olarak konuşalım; para basarsan o ekonomiye enflasyon baskısı yaratırsın. Yani paranın değeri, reel değeri düşer. Diploma konusunda da durum farklı değil. Senin işe girmeni kolaylaştırıyor mu? Hayır. Reel olarak değeri düştüğü akademik enflasyona neden oluyor.

Yalçıntaş, Türkiye’deki sorunun zeki insan sorunu değil, zeki insanların istihdam edilmesindeki koşullar olduğunu belirtti: “E ne yapıyor kişi o zaman? Birazcık zorluğa katlanıp Almanya’ya, İngiltere’ye, Amerika’ya, başka bir ülkeye göçüyor.”

Temel sorunun ekonomik olduğunu ve Türkiye’de nitelikli çok insan olduğuna dikkat çeken Yalçıntaş, “Ancak Harvard ile yarışacak kurum üretilemiyor. Bunu yapabiliriz ama bunun yol, ‘her ile bir üniversite’ politikası değil. Akademik enflasyonu körükleyecek politikalarla olmayacağı aşikâr.” dedi.

Kemal Büyükyüksel

“Düşünceye olan toleransın artması gerekiyor”

Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Kemal Büyükyüksel de “Her ile bir üniversite” politikasını eleştirdi. Bu politikanın başarısız olduğunu ve aldığı eğitimle beklentileri uyuşmayan bir genç nesil yaratıldığını belirten Büyükyüksel, eğitim politikalarının istihdam politikalarıyla eşgüdümlü ilerlemediğine dikkat çekti:

Ne istihdamda ne de eğitimde yer almayan çok fazla genç var. Artık mesele üniversiteye giremediği için iş bulamıyor meselesi değil. Bunu karşılayacak bir talep yok. Herkes yüksek eğitim alabilme hakkına sahip olmalı, hatta ücretsiz olmalı. Ancak buna sahip olmanın yolu herkese bir tane kağıt parçası vermek değil. Gerçekten onun altını doldurmak.”

Üniversite özerkliğinin bilimsel üretim faaliyetleri için önemini vurgulayan Büyükyüksel, eğitimde nitelik artışı için özgün düşünceye olan toleransın artırılması gerektiğine işaret etti.

“Üniversiteler bölgelere göre tasarlanmalı”

Eğitim politikalarının yalnızca sermaye hareketliliğine yönelik oluşturulmaması gerektiğini söyleyen Büyükyüksel, eğitimin kendi başına bir değeri olduğunu belirterek, şu önerilerde bulundu: “Üniversitelerin hangi bölgelerde olduğuna göre bakarak, o bölgelere özel eğitim programları ile bölümler tasarlanabilir. Sonuçta her bölgede farklı bir doku var. Ekonomik, kültürel ve tarihsel olarak
farklı faaliyetler var. Örneğin Almanya’nın güneyindeki üniversitelerde inanılmaz bir otomotiv sektörü etkisi var. Bunlarla iç içe olarak gelişmiş bir üniversite ve mühendislik kültürü var. Sadece doğa bilimleri değil sosyal bilimler açısından da böyle. Türkiye’de de bu dinamiklerin hesaba katılması gerekiyor.”

İbrahim Berkan Karataş

“Nicelik artışı her zaman nitelik artışı anlamına gelmiyor”

Marmara Üniversitesi Doktora Araştırmacısı İbrahim Berkan Karataş ise okul sayılarındaki arttığını ancak “Niceliksel artışın, nitelik artışı anlamına gelmediğine” dikkat çekti. “Her ile bir üniversite” projesinin altında, “sermaye hareketliliğini artırma” hedefinin yattığını savunan Karataş, “Özellikle teknik okullar eleştirel düşünceden ziyade o bilgiyi piyasaya sokarak ondan ben nasıl verim elde edebilirim gibi bir yaklaşımla oluşuyor. Bu yönüyle günün sonunda nitelikten ziyade kullanım değerine odaklanıldığını söylemek gerekiyor.” dedi.

“Diploma pazarlanabilir bir şeye indirgendi”

Bu politikanın özellikle kız çocukların eğitime daha fazla katılabilmeleri anlamında belli yönleriyle olumlu etkiler taşıdığını da belirten Karataş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kötü olan durum ise diplomanın pazarlanabilir bir şey haline indirgenmesi. Aslında sorun diplomanın satın alınabilir bir marka değerine evrilmesi. Kurum kültüründen ziyade bizim gördüğümüz şey aslında orada daha çok bir üniversite adı ve orada bir şeyler öğretiliyor olması ama ne üretiliyor? Şimdi burada tabi üniversitenin içinde bilgiyi yeniden üretme durumu da var. Ben bu durumu üretememe hali şeklinde yorumluyorum. Üniversiteler, bilgi üretiminden çok pazarlanabilir diplomalar sunan birer sektörlere dönüştü. Türkiye’de özellikle 1980’li yıllardan sonra gelişen neo-liberalizmin ruhuna uygun bir şekilde artık üniversiteye gelen kişiye öğrenci değil de bir müşteri algısıyla bakılıyor.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.