Nilay Altındiş
Yükseköğretim (YÖK) Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın, isteyen ve başarılı öğrencilerin üniversiteyiyoğunlaştırılmış programla üç yılda tamamlayabilmesine yönelik düzenlemenin önümüzdeki yıldan açıklaması,üniversitelerde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Böyle bir değişiklik, lisans eğitiminin niteliğinden, akademik takvime, staj uygulamalarından kampüs yaşamına kadar birçok başlıkta dönüşüm anlamına geliyor.
Peki hızlandırılmış yoğunlaştırılmış programla, lisans eğitiminin 3 yıla indirilmesi eğitimin niteliğini nasıl etkileyebilir? 9. Köy, kamuoyunda tartışma yaratan yeni düzenleme hazırlığına olası etkilerini, akademisyenler, eğitim sendikaları ve öğrencilere sordu.
ODTÜ Fen Fakültesi öğretim üyesi Altuğ Özpineci, mevcut üniversite eğitim sisteminin zaten üniversiteyi 3 yılda bitirme olanağı sağladığını söyledi. Akademisyen olarak görev yaptığı ODTÜ’yü örnek gösteren Özpineci, mevcut sistemin zaten başarılı öğrenciye “erken mezuniyet” olanağı sağladığını söyledi. Özpineci, şu bilgileri verdi:
“Bulunduğum üniversitenin esnek bir yapısı var. Normalden başarılı öğrenciler fazladan ders alabilir. Ayrıca yaz okulu uygulaması da var. Normal dönemde alamadığınız dersleri yaz aylarında almanız da mümkün. Hatta okulun yaz okulu yönetmeliğinde üstün başarılı öğrencilerin daha kısa sürede mezun olabilmelerine imkan tanınması bir amaç olarak tanımlanmıştır. Ben 1994’te fizik bölümüne başlayıp 3 yıl içerisinde mezun oldum. Mevcut sistem zaten başarılı öğrencilerin 3 yılda mezun olmasına izin veren bir sistem.”
YÖK’ün açıklamasından lisans programlarının, önlisans programlarına dönüştürülmeye çalışıldığı izlenimi edindiğini belirten Özpineci, “3 yıllık oldukça iyi bir eğitim, iyi eğitim programları tasarlanabilir. Ama bunların öğrenciye katacağı bilgi ve beceriler
farklı düzeyde olacaktır” dedi. Özpineci, üniversitenin yalnızca iş gücü ihtiyacını karşılayan kurumlar olarak görülmemesi gerektiğine gerektiğini vurguladı:
“Pek çok öğrenci ilk defa üniversitede ailesinden ayrılıyor, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor, pek çok farklı sosyo-ekonomik düzeydeki insanlarla etkileşiyor. Üniversiteler geleceğin liderlerini de yetiştiren kurumlardır. Derslerin kısalmasının veya yoğunlaşmasının en önemli sonucu, ders dışı faaliyetlere ayrılabilecek zamanın azalması olacaktır.Süreyi azaltırsanız daha az öğrenirsiniz. Deneyim ise hızlandıramayacağınız bir şey.”
Özpineci, “üç yılda üç dönem” uygulamasının altyapı ve fiziki koşullar açısından sorun yaratabileceği uyarısında da bulundu.
Eğitim-Sen Genel Sekreteri Simge Yardım ise sistem değişikliğinin altında, üniversitelerin piyasaya a daha fazla eklemlenmesi ve yeniden yapılanma girişiminin yattığını savundu. Üniversitelerin temel sorunlarının eğitim süresinin uzunluğu olmadığını belirten Toprak, “Kamusal kaynaklardan yoksun bırakılması, akademik özerkliğin aşındırılması ve üniversite emeğinin güvencesiz hale getirilmesi temel sorunlardır” ifadelerini kullandı.
Lisans eğitiminin 3 yılda bitirilmesini bazı öğrenciler ekonomik açıdan olumlu bulurken, bazıları temkinli yaklaşıyor. Başkent Üniversitesi’nde Sağlık Yönetimi Bölümü’nü yüzde 50 burslu okuyan İrem Çenet, bölümü için ders yoğunluğunu yüksek bulmadığını belirterek, yeni sistemin kendisini de ailesini ekonomik olarak rahatlatacağını söyledi.
Zorunlu stajının yalnızca son sınıfın bahar döneminde ve haftanın üç günü olduğunu belirten Çenet, “Asıl iş hayatını stajda öğreniyoruz” dedi. Çenet, staj süresinin artırılması ve staj maaşı verilmesi halinde üç yıla düşürülmesini destekleyeceğini ifade etti. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencisi Tülay Çenetde staj programlarının artırılması gerektiği görüşünde. Dört yıl boyunca çoğunlukla gözlem yaptığını belirten Çenet, “Bence eğitim fakülteleri için beş seneye bile çıkarılabilir ama son seneyi sadece staj yapmaya ayırmaları gerekiyor” diye konuştu.
ODTÜ Sosyoloji Bölümü öğrencisi Amine Serra Kocaoğlu ise önlisans eğitimiyle kıyasladığında ODTÜ’deki lisans eğitimini “rahat ve yayılmış” bulduğunu söyledi. Kocaoğlu, “Üç yıla düşürülürse ODTÜ bunu kaldırabilir ama diğer üniversiteler ya da diğer bölümler için bilemiyorum” dedi. Sosyal bilimler için üç yılın mümkün olabileceğini belirten Kocaoğlu, “Sosyal bilimler üç yıla düşürülebilir ama diğer bölümlerde dört yıl bile yetmiyor” ifadelerini kullandı. Kocaoğlu, ekonomik koşullara da dikkat çekerek, “Ne kadar hızlı öğrendiklerimi uygulamaya geçirirsem o kadar iyi” dedi.
Sosyal Hizmetler bölümünden mezun olan Yağmur Horasanlı, 3 yılda mezuniyetin “deneyim açısından kısa” olduğunu söyledi.
Horasanlı da iş hayatına hazırlanmak için staj süresinin daha uzun olması gerektiğini vurguladı. Horasanlı, “Bir yıl boyunca staj yaptım ama bölümüm çok farklı alanlarda çalışma imkanı sunduğu için her alanda staj yapmak isterdim” diye konuştu.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6631 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6468 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6185 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4876 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4729 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4514 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4510 kez okundu
1
“Okumanın yaşı yok” dedirten 40 yaş üstü öğrenciler
4853 kez okundu
2
Van’da “eğitimci olmayan” öğretmen skandalı
3081 kez okundu
3
Genç pilotlar ödedikçe artan borç batağında
2865 kez okundu
4
Eğitim giderleri aileleri zorluyor: Psikolojiyi ve başarıyı olumsuz etkiliyor
2631 kez okundu
5
YKS 2025 alarm verdi: Üniversiteye ilgi azalıyor
2340 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Sayfanızın yazı başlıklar ve içerikleri, 9.koyun hakkını veriyor.