Mehlika Sultan Ceylan
Akademiye Giriş Sınavı’yla artık atanmak bir yana atanamayan öğretmen olabilmek bile bir başarı sayılacak. Öğretmen adayları, umutsuz, görüşleri ortak: “Sonu ışıksız bir yoldayız.“
“Öğretmen niteliğini arttırmak” gerekçesiyle ilk olarak Temmuz 2025’te uygulanan Akademiye Giriş Sınavı (AGS) ve öğretmen akademileri sendikalar ve öğretmen adayları tarafından eleştiriliyor. Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez ile Eğitim-İş Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yıldız, AGS’nin beraberinde, öğretmen adayları için yeni bir bekleme sürecini getirdiğini söylüyor.
Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, bu düzenlemelerin sahadaki karşılığının resmi söylemlerle örtüşmediğini belirterek, “Öğretmenliğe giriş, yeni sınavlar ve eleme mekanizmalarıyla çok aşamalı bir süzgece dönüştürülüyor. Genç öğretmen adayları yıllarca beklemeye mahkûm ediliyor. Öğretmen adaylarından, ‘Bu yolun sonu neresi?’ şeklinde sorular alıyoruz. Nitelik, merkeziyetçi denetimle, sadakat ölçen sınavlarla ya da akademi adı verilen kapalı yapılarda arttırılamaz. Nitelik; öğretmenin mesleki özerkliğinin tanındığı, güvenceli çalışma koşullarının sağlandığı, üniversitelerin bilimsel üretiminin esas alındığı ve öğretmeni güçlendiren bütünlüklü bir eğitim politikasıyla mümkündür” dedi.
Akademiye Giriş Sınavı ile lisans eğitiminin ardından öğretmen adaylarının eğitim süresinin fiilen uzadığına dikkat çeken Gülez, “Üniversiteden mezun olan gençler artık doğrudan mesleğe başlayamıyor. Bu durum, 1 milyonu aşkın ataması yapılmayan öğretmenin bulunduğu bir tabloda sorunu çözmek yerine derinleştiriyor. Biz bunu öğretmen yetiştirmede niteliği arttıran bir adım olarak değil; işsizliği kalıcılaştıran, belirsizliği normalleştiren ve genç öğretmenleri umutsuzluğa sürükleyen bir model olarak değerlendiriyoruz” dedi.
Gülez, asıl meselenin öğretmen yetiştirme sorumluluğunun üniversitelerden alınarak tamamen Milli Eğitim Bakanlığı’nın kontrolüne taşınmak istendiğini belirterek şöyle konuştu:
“Bu, pedagojik bir ihtiyaç değil; açıkça merkeziyetçi ve siyasal bir tercihtir. Öğretmenliği bilimsel özerkliğinden koparan, tek merkezden yönetilen bir alan haline getirme girişimidir. Üstelik öğretmen adayları bize şunu söylüyor: Biz sadece bilgimizle değil, tutumumuzla da sınanıyoruz. Yani burada ölçülen şey mesleki yeterlilikten çok; ne kadar uyumlu olduğunuz, ne kadar itiraz etmediğiniz, ne kadar sorgulamadığınız. Eleştirel düşünen, hak arayan, mesleki özerkliğini savunan öğretmenler değil; itaatkâr, sessiz ve uyumlu bir öğretmen tipi yaratılmak isteniyor. AGS ve öğretmen akademileri öğretmen niteliğini artıran değil, öğretmenliği siyasal ve idari denetim altına alan düzenlemelerdir.“
Eğitim İş Sendikası Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yılmaz ise Akademiye Giriş Sınavı’nın “kaliteyi artırma” gerekçesiyle sunulmasına karşın asıl meselenin öğretmenliğin nasıl konumlandırıldığı olduğunu söyledi. Yılmaz, öğretmenliğin kamusal eğitim hakkının taşıyıcısı olan, bilimsel formasyon gerektiren bir meslek olduğunu vurgulayarak, “Sorun yıllardır öğretmen adaylarının yetersizliği üzerinden tanımlanıyor. Oysa asıl problem öğretmenliğin güvencesizleşmesi, mesleki statüsünün aşınması, çalışma koşullarının zayıflaması ve istihdam planlamasındaki belirsizliklerdir” dedi.
Prof. Dr. Yılmaz, akademi modelinin öğretmeni geliştiren değil öğretmeni biçimlendiren bir yaklaşım getireceğini belirterek görüşlerini şöyle ifade etti: “Öğretmenlik farklı toplumsal koşullara ve okul gerçekliklerine duyarlı bir meslektir. Nitelik, bu çeşitliliği yönetebilme kapasitesinden doğar. Akademi modeli ise öğretmenliği standartlaştırılmış bir formasyon sürecine sıkıştırma riski taşımaktadır. Özetle mesele yeni sınavlar ya da yeni kurumlar değildir. Mesele, öğretmenliği nasıl bir meslek olarak gördüğümüzdür: Öğretmeni denetlenen bir aday olarak değil, kamusal bir özne olarak gören bir anlayış gereklidir.”
Eğitim Fakültesinden 2025 yılında mezun olan D.M., Akademiye Giriş Sınavı’nın ve öğretmen akademileri modelinin gelmesiyle yeni bir belirsizlik kapısının daha aralandığını söyledi. Bölümü seçtiğindeki heyecanının yerini umutsuzluğa bıraktığını anlatan yeni mezun öğretmen aday adayı, duygularını şöyle dile getirdi:
“Ben bölüme ilk başladığımda masanın başına oturdum KPSS çalışmaya başladım. O süreçte KPSS’ye ek olarak mülakat sistemi geldi. Geçen yıl yine sistem değişti, AGS geldi. Neredeyse 4 yıldır sistem sürekli değişti. Bu mesleği seçerken çok heyecanlı ve istekliydim. Hayalim öğretmen olmaktı herhalde bu gidişle hep hayal olarak kalacak. Sonu ışıksız bir yolun içine düşmüş gibi hissediyorum. Yürüyoruz ama vardığımız bir yer yok, hep engeller, beklemeler ve belirsizlikler var.“
Eğitim Fakültesi son sınıf öğrencisi S.K. ise öğretmen adayları olarak adil ve net bir süreç istediklerini belirterek, “Yıllardır emek verdiğim bölümün sonuna gelmişken, AGS şartı ve belirsizlikler insanın hevesini gerçekten kırıyor” dedi. S.K. zaman zaman yılgınlığa kapıldığını ve umudunu da bir yandan koruduğunu şu sözlerle aktardı:
“Plan yaptık, ders çalıştık, staj yaptık ama kuralların sonradan değişmesi bizi yordu. Yine de mesleği seçme nedenimi unutmak istemiyorum: Bir çocuğun hayatına dokunabilmek. Şu an biraz yılgın hissediyorum ama umarım emeğimizin karşılığını alabileceğimiz daha adil ve net bir süreç olur. Biz hazırız, yeter ki yol net olsun.“
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6517 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6433 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6169 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4871 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4519 kez okundu
6
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4506 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4505 kez okundu
1
“Okumanın yaşı yok” dedirten 40 yaş üstü öğrenciler
4819 kez okundu
2
Van’da “eğitimci olmayan” öğretmen skandalı
3073 kez okundu
3
Genç pilotlar ödedikçe artan borç batağında
2840 kez okundu
4
Eğitim giderleri aileleri zorluyor: Psikolojiyi ve başarıyı olumsuz etkiliyor
2622 kez okundu
5
YKS 2025 alarm verdi: Üniversiteye ilgi azalıyor
2328 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.