DOLAR 45,5902 0%
EURO 53,1590 -0.01%
ALTIN
Ankara
17°

PARÇALI AZ BULUTLU

Skleroderma hastalığı sadece cildi değil, hayati organları da etkiliyor
  • 9.Köy
  • Sağlık
  • Skleroderma hastalığı sadece cildi değil, hayati organları da etkiliyor

Skleroderma hastalığı sadece cildi değil, hayati organları da etkiliyor

Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülen ve “deri sertleşmesi” olarak bilinen Skleroderma, özellikle kış aylarında soğuğun etkisiyle sosyal izolasyonu artırabiliyor. Hayati organları da etkileyebilen ciddi bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, erken tanının önemine dikkat çekiyor.

ABONE OL
18 Mayıs 2026 11:23
Skleroderma hastalığı sadece cildi değil, hayati organları da etkiliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Elif Solmazgül

Skleroderma, yalnızca ciltte sertleşmeye neden olan bir hastalık değil; damarları ve iç organları da etkileyen kompleks bir bağ dokusu hastalığı olarak biliniyor. Özellikle kadınlarda daha sık rastlanan bu durum, kış aylarında soğuk havanın tetiklediği dolaşım problemleri nedeniyle daha belirgin hale geliyor.

Bağışıklık sistemi yönünü şaşırıyor

İç hastalıkları ve romatoloji uzmanı Prof. Dr. Servet Yolbaş, hastalığın belirtileri ve tedavi yöntemlerine ilişkin 9. Köy’ün sorularını yanıtladı. Yolbaş’ın verdiği bilgiye göre skleroderma, bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırması sonucu ortaya çıkan otoümmin bir hastalık hastalık.

Vücudu koruması gereken sistemin kendi sağlıklı dokularına zarar vermeye başladığını belirten Yolbaş, etkilerini ise şöyle anlattı: “Bu durum ciltte sertleşme, damarlarda daralma ve zamanla organlarda hasar gelişmesine neden olur, aynı zamanda akciğer, kalp, böbrek ve sindirim sistemi gibi iç organlarda da ciddi hasarlara yol açabiliyor.”

Yolbaş, parmakların önce beyazlaşması, ardından morarması ve sonrasında kızarması şeklinde görülen bu durumun çoğu zaman basit bir üşüme olarak değerlendirildiğini ancak aslında önemli bir uyarı işareti olduğunu ifade etti.

“Kadınlarda 9 kat daha fazla görülüyor”

Dünya genelinde her bir milyon kişide 100 ile 200 arasında görülen bu hastalığınTürkiye’de de benzer oranlarda seyrettiği belirten Yolbaş’ın verdiği bilgiye göre hastalık kadınlarda erkeklere göre 9 kat daha fazla görülüyor ve genellikle orta yaşlarda ortaya çıkıyor.

Tedavide “kök hücre” umudu

Tedavi sürecine de değinen Yolbaş, kök hücre tedavisinin özellikle ağır ve hızlı ilerleyen hastalarda umut verici sonuçlar sunduğunu ancak her hasta için uygun olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

Kök hücre tedavisi özellikle ağır ve hızlı ilerleyen skleroderma hastalarında umut verici bir seçenek olarak gündeme gelmiştir. Bu tedavi ile hastanın bağışıklık sistemi adeta sıfırlanarak yeniden düzenlenmektedir. Ancak bu yöntem her hasta için uygun değildir ve ciddi riskler barındırabilir. Bu nedenle sadece belirli hasta gruplarında ve deneyimli merkezlerde uygulanmaktadır.”

Doğru önlemlerle günlük yaşlarına devam edebilirler

Soğuk havanın hastalar üzerindeki etkisine de değinen Yolbaş, “Bu durumun hastaların sosyal hayattan kopmasına neden olmamalı, doğru önlemlerle günlük yaşlarına devam edebilirler” uyarısında bulundu.

Sklerodermanın doğrudan kalıtsal bir hastalık olmadığını ancak genetik yatkınlığın söz konusu olabileceğini ifade eden Yolbaş, aile bireylerinde görülme riskinin düşük olduğunu da sözlerine ekledi. Yolbaş, son olarak erken tanının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Hastalıkta erken dönem çok önemli

Hastalıkla 23 yıl önce tanışan Dilek Solmazgül, sklerodermanın nadir bir tür olması sebebiyle teşhis almasının 1,5 yılı bulduğunu söyledi. Bu süreçte özellikle soğuk havalarda ellerinde meydana gelen morarmaların hastalığın ilk sinyalleri olduğunu dile getiriyor.

Tanı konulduktan sonra ilk zamanlar çok önemli olduğunu belirten Solmazgül, kendisinin bu dönemde yapıların hataların sorunlara sebep olacağına değinerek şunları söyledi:

İlk zamanlarda benim de ihmalkârlıklarım oldu. Oysa bu hastalıkta erken dönem çok önemliydi; daha dikkatli olsaydım ilerleme yavaşlatılabilir, hatta durdurulabilirdi. Maalesef ihmallerim süreci hızlandırdı. Doktorlar ise bu hastalıkla yaşamayı öğrenmem gerektiğini söyledi; çünkü tamamen iyileşme ya da geriye dönüş mümkün değil, yalnızca ilaçlarla kontrol altına alınabiliyor ve bu da vücudun verdiği yanıta bağlı.”

“Yaşadığınız ortam çok önemli”

Yıllar içinde hastalık yalnızca ciltle sınırlı kalmayarak iç organlara da yayılmış durumda. Akciğerler ve böbrekler başta olmak üzere birçok organın etkilendiğini belirten Solmazgül, fiziksel değişimlerin de hayatını ciddi şekilde zorlaştırdığını etti.

Çevresel faktörlerin de hastalık üzerinde belirleyici olduğunu dile getiren Solmazgül, nemli ve oksijen seviyesi yerlerin hastalara iyi geldiğini ifade etti. Solmazgül, “Özellikle kış aylarında dışarı çıkmak benim için çok zor ellerim soğuktan yarılıyor, iltihaplanıyor ve morarıyor. Bu yüzden kışın çoğu zaman evden çıkmak istemiyorum” dedi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.