Elif Solmazgül
Skleroderma, yalnızca ciltte sertleşmeye neden olan bir hastalık değil; damarları ve iç organları da etkileyen kompleks bir bağ dokusu hastalığı olarak biliniyor. Özellikle kadınlarda daha sık rastlanan bu durum, kış aylarında soğuk havanın tetiklediği dolaşım problemleri nedeniyle daha belirgin hale geliyor.
İç hastalıkları ve romatoloji uzmanı Prof. Dr. Servet Yolbaş, hastalığın belirtileri ve tedavi yöntemlerine ilişkin 9. Köy’ün sorularını yanıtladı. Yolbaş’ın verdiği bilgiye göre skleroderma, bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırması sonucu ortaya çıkan otoümmin bir hastalık hastalık.
Vücudu koruması gereken sistemin kendi sağlıklı dokularına zarar vermeye başladığını belirten Yolbaş, etkilerini ise şöyle anlattı: “Bu durum ciltte sertleşme, damarlarda daralma ve zamanla organlarda hasar gelişmesine neden olur, aynı zamanda akciğer, kalp, böbrek ve sindirim sistemi gibi iç organlarda da ciddi hasarlara yol açabiliyor.”
Yolbaş, parmakların önce beyazlaşması, ardından morarması ve sonrasında kızarması şeklinde görülen bu durumun çoğu zaman basit bir üşüme olarak değerlendirildiğini ancak aslında önemli bir uyarı işareti olduğunu ifade etti.
Dünya genelinde her bir milyon kişide 100 ile 200 arasında görülen bu hastalığınTürkiye’de de benzer oranlarda seyrettiği belirten Yolbaş’ın verdiği bilgiye göre hastalık kadınlarda erkeklere göre 9 kat daha fazla görülüyor ve genellikle orta yaşlarda ortaya çıkıyor.
Tedavi sürecine de değinen Yolbaş, kök hücre tedavisinin özellikle ağır ve hızlı ilerleyen hastalarda umut verici sonuçlar sunduğunu ancak her hasta için uygun olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Kök hücre tedavisi özellikle ağır ve hızlı ilerleyen skleroderma hastalarında umut verici bir seçenek olarak gündeme gelmiştir. Bu tedavi ile hastanın bağışıklık sistemi adeta sıfırlanarak yeniden düzenlenmektedir. Ancak bu yöntem her hasta için uygun değildir ve ciddi riskler barındırabilir. Bu nedenle sadece belirli hasta gruplarında ve deneyimli merkezlerde uygulanmaktadır.”
Soğuk havanın hastalar üzerindeki etkisine de değinen Yolbaş, “Bu durumun hastaların sosyal hayattan kopmasına neden olmamalı, doğru önlemlerle günlük yaşlarına devam edebilirler” uyarısında bulundu.
Sklerodermanın doğrudan kalıtsal bir hastalık olmadığını ancak genetik yatkınlığın söz konusu olabileceğini ifade eden Yolbaş, aile bireylerinde görülme riskinin düşük olduğunu da sözlerine ekledi. Yolbaş, son olarak erken tanının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Hastalıkla 23 yıl önce tanışan Dilek Solmazgül, sklerodermanın nadir bir tür olması sebebiyle teşhis almasının 1,5 yılı bulduğunu söyledi. Bu süreçte özellikle soğuk havalarda ellerinde meydana gelen morarmaların hastalığın ilk sinyalleri olduğunu dile getiriyor.
Tanı konulduktan sonra ilk zamanlar çok önemli olduğunu belirten Solmazgül, kendisinin bu dönemde yapıların hataların sorunlara sebep olacağına değinerek şunları söyledi:
“İlk zamanlarda benim de ihmalkârlıklarım oldu. Oysa bu hastalıkta erken dönem çok önemliydi; daha dikkatli olsaydım ilerleme yavaşlatılabilir, hatta durdurulabilirdi. Maalesef ihmallerim süreci hızlandırdı. Doktorlar ise bu hastalıkla yaşamayı öğrenmem gerektiğini söyledi; çünkü tamamen iyileşme ya da geriye dönüş mümkün değil, yalnızca ilaçlarla kontrol altına alınabiliyor ve bu da vücudun verdiği yanıta bağlı.”
Yıllar içinde hastalık yalnızca ciltle sınırlı kalmayarak iç organlara da yayılmış durumda. Akciğerler ve böbrekler başta olmak üzere birçok organın etkilendiğini belirten Solmazgül, fiziksel değişimlerin de hayatını ciddi şekilde zorlaştırdığını etti.
Çevresel faktörlerin de hastalık üzerinde belirleyici olduğunu dile getiren Solmazgül, nemli ve oksijen seviyesi yerlerin hastalara iyi geldiğini ifade etti. Solmazgül, “Özellikle kış aylarında dışarı çıkmak benim için çok zor ellerim soğuktan yarılıyor, iltihaplanıyor ve morarıyor. Bu yüzden kışın çoğu zaman evden çıkmak istemiyorum” dedi.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7929 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7528 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6763 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6372 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5006 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4926 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4751 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6140 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4623 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4138 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3563 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2791 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.