DOLAR 31,1507 0.15%
EURO 33,8484 0.14%
ALTIN 2.038,250,32
Ankara

PARÇALI AZ BULUTLU

Madenlerde dolaşan hayalet: Meslek hastalığı

Madenlerde dolaşan hayalet: Meslek hastalığı

Türkiye’de ağır ve sağlıksız koşullarda çalışan yüz binlerce işçi, ölümcül meslek hastalıklarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Son yıllarda meslek hastalıklarına yönelik farkındalıkla birlikte karşı önlemler artsa da başta maden sektörü olmak üzere pek çok işçi sağlıksız koşullarda çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor.

ABONE OL
23 Ocak 2024 13:28
Madenlerde dolaşan hayalet: Meslek hastalığı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’de ağır ve sağlıksız koşullarda çalışan yüz binlerce işçi, ölümcül meslek hastalıklarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Son yıllarda meslek hastalıklarına yönelik farkındalıkla birlikte karşı önlemler artsa da başta maden sektörü olmak üzere pek çok işçi sağlıksız koşullarda çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2022 yılına ait meslek hastalıkları verilerine göre kömür ocakları da dahil olmak üzere madencilik sektöründe yıl içinde sadece 53 kişi meslek hastalığına yakalandı. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları ile iş yeri tabipleri ise meslek hastalıklarına yakalananların gerçek sayısının resmi verilere yansıyandan çok daha fazla olduğunu vurguluyor. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine referans veren uzmanlar, dünya genelinde meslek hastalığına yakalanan işçi sayısının iş kazalarında ölenlerin 10 katı oranında olduğunu ifade ediyor. Ancak Türkiye’de bu alandaki gerçek verilere ulaşılamıyor. Kayıt dışılığın yanında meslek hastalığına yakalandığı raporlanan işçilere çok düşük ödenek verilmesi bunun nedenlerinden biri. Çünkü pek çok işçi düşük ödenek yerine sonunda ölüm de olsa çalışmayı tercih ediyor.

Aydın’ın Çine ilçesinde meslek hastalıklarına yakalanan kuvars madeni işçileriyle 9. Köy okurları için görüşen Ceylan Sağlam, iş sağlığı ve meslek hastalıklarıyla ilgili verileri araştırdı, uzmanlara mikrofon uzattı.


CEYLAN SAĞLAM

Yapılan işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebebin veya işin yürütüm şartlarının yol açtığı geçici veya sürekli hastalık olarak tanımlanan “meslek hastalığı” Türkiye’de görünmez bir sorun olarak uzmanlar tarafından eleştiriliyor. Yapılan araştırmaların açık verilerine bakıldığında ise Türkiye’deki meslek hastalığına sahip işçiler hakkında kesin ve güvenilir bir veri bulunamadı. Uzmanlar, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) yayınladığı verilerin gerçeği yansıtmadığını ifade ediyor.

Yine de resmi kaynaklara bakıldığında meslek hastalığına ilişkin verileri derlemeye çalıştım. SGK’nın 2022 yılına ilişkin yayınladığı raporda ‘Geçici İş Göremezlik Ödeneğine Neden Olan Hastalık Olaylarının İl Dağılımı’nda Aydın ilinde 87 bin 503 kişi yer aldı. ‘Hastalık Olay Sayısının Aynı İldeki Zorunlu Sigortalı Sayısına Oranı’ ise yüzde 46,72. SGK’nın aynı raporunda yer alan ‘Meslek Hastalığına Tutulan Sigortalı Sayısı’ ise Türkiye genelinde; 771’i erkek, 182’si kadın olmak üzere toplamda 953 olarak kayıtlara geçti.

2022’de meslek hastalığından 8 kişi öldü, 53 madenci meslek hastalığına yakalandı

Yaşanan felaketlerden dolayı kamuoyunun yakından takip ettiği Ermenek, Soma ve Amasra maden ocaklarında çalışanların yakalandığı meslek hastalığına ilişkin verilere ulaşmak istediğimizde ise aynı raporda ‘Ekonomik Faaliyet Sınıflandırılması’ başlığında; kömür ve linyit çıkartılan iş kolunda 41, ham petrol ve doğalgaz çıkarımında 1, metal cevheri madenciliğinde 4, diğer madencilik ve taş ocakçılığında 7, madenciliği destekleyici hizmet faaliyetlerinde 1 kişinin meslek hastalığına yakalandığı tespit edildi.

Ayrıca, 2022 yılında meslek hastalığından hayatını kaybeden işçi sayısının 8 olduğu da resmi kaynaklarda yerini aldı.

Çine’deki işçilerin çilesi: Silikozis ve geçim sıkıntısı

SGK verileri ışığında, meslek hastalığına yakalanan işçilerin sayısının neden “görünmez” olduğunu öğrenmek için kuvars maden ocaklarının yaygın olduğu Aydın’ın Çine ilçesine gittim ve orada maden ocaklarında çalışmak zorunda kalmış silikozis hastaları ile görüştüm. SGK tarafından kendisine hastalığından dolayı yüzde 41 oranında rapor verilen ve bu oran doğrultusunda kendisine 3 bin lira ücret ödenen 47 yaşındaki Şenol Girgin, geçinemediğini ifade etti.

Maden İşçisi Şenol Girgin

Hastalığından dolayı çalışamayan Girgin, 2018 yılında hastalığa yakalandığını ve işyerinin sevk kağıdı vermediği için kendi çabası ile tedavi gördüğünü anlattı. İki kızından birinin engelli olduğunu, diğerini de okutmaya çalıştığını anlatan Girgin, çalıştığı fabrikanın sahipleri tarafından yalnız bırakıldığını anlattı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından denetim yapıldığını, ancak işverenlerin denetime gelenlere Çine köftesi ısmarlayıp gönderdiğini kaydeden Şenol Girgin, bölgeye gelen SGK müfettişinin kendisine “Çine’de kuvars madeninden dolayı herkes silikozis hastalığına yakalanabilir. İşçiler şikayetçi olmuyor”dediğini ifade etti.

İşçilerin şikayetçi olmamasının nedenlerinden birinin, kendilerine bağlanan ödenekler ile geçinememe ve sağlık raporu aldığında başka bir fabrikaya girip çalışamama korkusundan dolayı olduğunu söyleyen Girgin, “Ege bölgesinde temel sorun işsizlik. İş olmadığı için maden ocaklarında çalışmak zorundayız” dedi.

Girgin: “Hayata küskünüm”

Doktorlarının uyarısına rağmen sağlıklı beslenemediğini ifade eden Şenol Girgin, SGK tarafından kendisine ödenen 3 bin liralık ücrete de tepki gösterdi ve şunları söyledi:

“3 bin lira para ile ev bakılır mı? Bakılmaz. Cumhurbaşkanına söylüyorum, 3 bin lira ile ev bakılıyorsa aldığı maaşı bana versin. 3 bin lira maaş ile nasıl bakılacağını kendisi de görsün. Cumhurbaşkanı alsın 3 bin lira para ile kendisi geçinsin. Et satın alamıyoruz. Tavuk alıyoruz. Onunla geçiniyoruz.  Hayata küskünüm.”

Sayım Ünal

Ünal: “İşçiler acı çeke çeke ölüyor”

Görüştüğüm bir başka silikozis hastası olan Sayım Ünal, 16 yıl maden işçiliği yapmasının ardından hastalığa yakalanarak işi bıraktığını söyledi. Ünal, madende çalışırken bez maskelerle çalıştırıldıklarını ifade ederken çalışma koşullarına tepki gösterdi. Çine’de yaşayan iş arkadaşlarının durumunun kendisinden de kötü olduğunu anlatan Ünal, “Acı çeke çeke ölüyorlar” dedi.

9 yıldır silikozis hastası olan ve SGK tarafından kendisine yüzde 16 oranında rapor verildiğini söyleyen Ünal, “Hastalık maaşı olarak bin 750 lira para alıyordum. Onu da emekli oldum diye 850 liraya düşürdüler. Saçmalık resmen” diye konuştu. Maden sahiplerinin işçileri kullandığını söyleyerek tepki gösteren Ünal, patronların hastalanan işçileri işten çıkardığını da kaydetti.

Ünal, meslek hastalığına sahip olan işçilerin yoksullukla da mücadele ettiğini belirterek, şunları söyledi:

“800 lira ücretle kim geçinmiş? Verdikleri 800 lira bir para. Meslek hastası olduğum, 16 yıl boyunca çalıştığım şirket hiçbir gün arayıp sormadı. Kendi imkanlarımız ile tedavi olmaya çalışıyoruz. Bu madenler ölüm saçıyor, başka bir şey değil. Önlemlerin alınması lazım bu madenlerde. Önlem alınmadığı sürece kaç arkadaş bunlar yüzünden vefat edecek?”

 

Saliha İnce

Silikozis hastası İnce’nin tek hayali emekli olabilmek

Bölgede maden ocaklarında çalışan kadınların durumu da farklı değil. Bölgenin tek gelir kapısı olan kuvars maden ocaklarında çalışan 49 yaşındaki silikozis hastası Saliha İnce, 2007 yılında maden ocaklarında çalışmaya başladığını belirterek gezici hekimlerin yaptığı solunum testinden geçememesi ile hastalığını öğrendiğini söyledi. Saliha İnce, hastalığının ömür boyu kalıcı olduğunu, kendisine iyi bakması gerektiğini ancak geçinemediği için kendisine bakamadığını belirtti. Hastalığından dolayı psikolojik olarak rahatsızlandığını ve sürekli baş ağrısı yaşadığını anlattı.

İnce’ye çalışma koşullarını sorduğumuzda da maske sorunu yaşandığını ve maskelerin 6 ayda bir değiştirildiğini söyledi. İnce, “Yeri geldiğinde rögar çukurlarını temizlettirirlerdi. Denetleme olduğu zaman makineleri durdururlardı. Oraların tozu görünmesin diye. O gün bize iş yaptırmazlardı” diye konuştu. Üretimde yarışın olduğunu ve en çok zararın işçiye verildiğini anlatan İnce, yüzde 16 oranlı raporuna karşılık SGK’dan bin 100 lira ücret aldığını söyledi.

İnce, annesi sayesinde geçindiğini belirterek şunları dedi:

“Şu an hiçbir iş yapamıyorum. Annem sağ benim. Annem babamın maaşını alıyor, 5 bin lira. O öldüğü zaman hiçbir maaşım yok. Annem sayesinde geçiniyorum. Benim tek istediğim emekli olmak. Emekli olabilseydim ben iyi kötü geçinirdim tek başıma.”

Türkiye’de iki “meslek hastanesi” var

Meslek hastalıklarının görünmez ve tartışılmayan bir konu olmasının nedenini araştırırken Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı raporlara yöneldim. Bu konuya dair ulaşabildiğim tek rapor ise 2021 yılına ait “Sağlık İstatistikleri Yılllığı” oldu. Söz konusu rapora göre, Türkiye’de toplam meslek hastaneleri sayısının 2 olduğu kaydedilirken, bu hastanelerde toplam 254 yatak yer alıyor.

Meslek hastalığı konusu ile ilgili Sağlık Bakanlığı’nda başka bir bulguya rastlanılmadı. Ancak, konu üzerine çalışan uzman hekimlerle görüştüğümde 2 yıl boyunca meslek hastanelerine ve devlet, üniversite hastanelerinin meslek hastalığı birimine başvuran kişilerin raporlandığı bilgisine ulaştım. Ancak, söz konusu rapora ulaşmak için Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı birimine ulaşmak istediğimde, geri dönüş sağlanmadı.

Dr. Gülhan: “SGK dosya üzerinden hastalık tespit etmeye çalışıyor”

Ankara Tabip Odası (ATO) İşçi Sağlığı ve İşyeri Komisyonu Başkanı Buket Gülhan

Türkiye’deki meslek hastalığına ilişkin bilgi veren Ankara Tabip Odası (ATO) İşçi Sağlığı ve İşyeri Komisyonu Başkanı Dr. Buket Gülhan ise, meslek hastalığına tanı konulan kişi sayısının 2022 yılında 921 olduğunu ifade etti. Gülhan, “Deniliyor ki yeterli iş yeri hekimi yok, yeterli iş yeri uzmanı yok ama bakıyorsunuz eğitim için yeterli olduğu düşünülenlere sayıların yeterli olduğu görülüyor” dedi.

Gülhan, SSK hastanelerinin kapatıldıktan sonra meslek hastalığının teşhisine ilişkin ise “2008 yılında çıkan yönetmelikle meslek hastalığı koyma yetkisi; üniversite hastanelerine ve eğitim araştırma hastanelerine verildi. Yani daha çok noktada ‘meslek hastalığı’ konulabilir dendi. Ama sayıların artışını sigorta istatistiklerinden görüyor muyuz? Görmüyoruz. Diyelim ki; bir iş yeri hekimine müracaat eden bir çalışan, mesleki bir tozdan etkilenen akciğer hastalarını nereye gönderiyor? Sağlık Bakanlığı’na ya da üniversiteye bağlı hastaneye. Oraya giden çalışana bir tanı konuluyor ama bu henüz hastalığın başladığı evre, henüz tekel branşta bırakılacak düzeyde değil. Sağlık Bakanlığı bu tanıyı görüyor ama bunu hekimlerin, vatandaşların sistemde görmesini izin vermiyor” bilgisini verdi.

Meslek hastalığı teşhisinin istatistiğe yansıyacak hale gelmesi için işçilerin SGK’ya müracaat edip, dosya sunması gerektiğini ifade eden Gülhan, sağlık kurulunun oluşturmanın Sağlık Bakanlığı’nın görevi olduğunun altını çizdi. Gülhan, “Niye sigorta kuruluşu, böyle bir kurul oluşturarak dosya üzerinden sizin hasta olup olmadığınızı anlamaya çalışıyor. Dolayısıyla bu nedenle sayılar, görünür değil” dedi.

Sayar: “İş yeri hekimleri işçileri meslek hastanesine sevk etmiyor”

İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası Genel Başkanı İrfan Sayar

İSG Çalışanları Sendikası Genel Başkanı İrfan Sayar da, SGK verilerinin yetersiz olduğunu olduğunu ifade etti. Sayar, meslek hastalığına yakalandıktan sonra “sigara içti, kendine iyi bakmadı, yaşlandı, hastalandı” gibi teşhis konulduğunu belirterek meslek hastalığının yoğun yaşandığı yerlerin incelenmesi ve işçilerin emekli olduktan sonra da yıllarca takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Sayar, “Dünya Çalışma Örgütü (ILO) verilerini takip ediyoruz. O da meslek hastalıkları sayısının, iş kazalarından çok daha fazla olması gerektiğini bize söylüyor. Türkiye’de iş kazalarında ölen kişi sayısı bin 500 olarak kabul edilirse, en az 15 bin kayıtlı meslek hastalığı vakası olması lazım. Fakat bunu yakalayamıyoruz” dedi.

İrfan Sayar, iş yeri hekimlerinin kimi yerlerde patron baskısından kaynaklı olarak işçiyi hastaneye sevk etmediğini de belirtti. Sayar, “Sevk konusunda sıkıntı olabiliyor. İşverenin baskıları olabiliyor iş yeri hekimine. Orada bir sıkıntı var. Çünkü meslek hastalıkları hastanesine sevk edilen işçi sayısı çok az. 15 bin meslek hastalığı hastası çıkması lazım, bunun için hastaneye 100 bin kişinin gitmesi lazım. Daha orada problemler var. Bunu kimse konuşmuyor. Herkes görmezden geliyor” diye tepki gösterdi.

 

İZLENİMLER:

“Üzerinde çalıştığım ve araştırdığım haber, ilk kez gündeme getirilen bir olay değil. Aslında herkesin bildiği ve işçilerin mağduriyet yaşadığı ancak tartışılmayan konulardan biri sadece. Ülkede yaşanan işçi cinayetlerinin ardından, aslında işçinin yavaş yavaş, çile çektiren ve her gün öldüren meslek hastalıklarını yeniden gündeme getirmeye çalıştım.

Yaşanan maden facialarında kaybettiğimiz yüzlerce can varken, ülkenin Ege kıyılarında, Akdeniz’de, Anadolu’nun ücra bir köşesinde maden ocaklarında çalışan işçilerin yakalandığı meslek hastalıklarının sayısı bilinmemekte ya da bilmemiz istenmemekte.

Çine’de görüştüğüm silikozis hastlağına yakalanmış, eskiden maden ocaklarında çalışan işçilerin çoğunun ‘meslek hastalığı raporu’ almadığını öğrendim. Bunun nedeni ise, bölgede farklı işkollarında yaşanan istihdam eksikliğinden kaynaklı olarak tek geçim kaynağının maden ocakları olması. Bir babanın hastalıktan öldükten sonra çocuğunun işsiz kalmasını istemediği için şikayetçi olmayan anneler, SGK tarafından kendilerine bağlanan ödenek ile geçinemeyeceklerini bilen işçiler Çine’de hayata tutunmaya çalışıyor.

Çine Yaşam Platformu’nun kurucusu Ahmet Uslu ile görüştüğümde Çine’de 5 insandan 2’sinin silikozis hastası olduğunu söyledi. Uslu’nun desteği ile kurulan platform sayesinde silikozis hastalığına yakalan işçiler birbirleri ile dayanışıyor. “Hayata küskünüm” diyen Şenol’un yüzünü güldürmeye çalışan bu platformun üyeleri, hayatlarını toz bulutu gibi griye çeviren maden ocaklarına karşı mücadele etmeye devam ediyorlar.

Maden ocaklarında uygun olmayan çalışma koşulları nedeniyle ülkedeki hayaletleşen meslek hastalığına yakalan ve hayatını kaybeden işçiler için şunu söyleyebilirim;

Belli ki dağların, denizlerin ve göllerin üzerinde sıyrılıp gelmektedir seher, belli ki yakındır… ”

 

“Bu haber, Avrupa Birliği finansal desteği ile üretilmiştir. Haberin içeriği tamamıyla Ceylan Sağlam’ın sorumluluğu altındadır. Avrupa Birliği’nin ve Gazeteciler Cemiyeti’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir. Gazeteciler Cemiyeti içeriğin üretilmesinde ve düzenlenmesinde rol almamıştır.”

 

 


 

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
Tüm Yorumlar (1)


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.