İhsan Birgül
Diyadin Mollakara köyündeki altın madeni ile ilgili yaptığı inceleme ve raporlardan tanınan Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey, Diyadin kaplıcalarının yönetmeliğe uygun kullanılmaması durumunda hem Murat Nehri hem de insan sağlığı üzerinde ciddi etkilerinin olacağı konusunda uyarıyor.
9. Köy’e konuşan Atabey, jeotermallerden Murat Nehri’ne karışan akışların içinde çeşitli ağır metaller ve gazların olduğuna dikkat çekerek şunları kaydediyor: “Diyadin kaplıcalarının bulunduğu jeotermal alanında çok sayıda sıcak su, maden suyu ve soğuksu kaynakları var. Bu kaynakların bir kısmı enerji, konut ile sera ısıtmacılığı ve kaplıca amaçlı kullanılmakta. Gerek kullanımdan doğan atıksular ve gerekse cazibeli sıcak sulu akışkanlar Murat Nehri’ne karışıyor.”
Jeotermal akışkanların ağır metal açısından zengin olduğunu belirten Atabey, bu sözlerini şöyle açıyor:
“Bileşiminde bor, florür, arsenik ve radon gazı da olup, sınırın üzerinde derişimlerdedir. Boğucu gazlardan karbondioksit, zehirli gazlardan hidrojen sülfür, radyoaktif gazlardan radon gazı ile patlayıcı gazlardan metan gazı vardır. Bu gazlar kaplıca turizminden yararlanan ziyaretçiler ve orada devamlı kalan çalışanlar yönünden sağlık riski oluşturmakta. Jeotermal akışkanların bünyesinde olan ağır metaller de Murat Nehri’ne karışarak, suyun kalitesini bozmakta.”

Dr. Eşref Atabey
Atabey, bu durumun insan sağlığı üstündeki etkilerine ilişkin Mayıs ayı sonunda yaptığı gözlemlerini aktararak, şöyle konuşuyor:
“Diyadin jeotermal kaynakları, kaplıca ve termal turizmi amaçlı kullanılmakta. 27 ve 28 Mayıs 2025 tarihli gözlemde; sağlık bakımından çok önemli olan gerek kalınacak yerlerde ve gerekse banyo amaçlı havuzlarda fiziki şartların ilkel denecek kadar iyi olmadığı görülmektedir. Kaplıca tesislerinin gelişigüzel yapıldığı, modern anlamda hizmet verecek tesisin bulunmadığı ve ortamın da hijyenik olmadığı görülmüştür. Villa tipi kalınacak yerler yapılmış olup, insan sağlığı bakımından fiziki şartları uygun değildir. Yatak odası ve oturma yeri altında sıcak su havuzu bulunmaktadır. Gece yoğun kükürt dioksit ve hidrojen sülfür kokusundan uyumak mümkün değildir. Gazdan nefes almakta sıkıntı yaşanmakta ve baş ağrısı yapmaktadır.”
Atabey’e göre jeotermal alanda ayrıca karbondioksit, radon gazı ve metan çıkışı olduğundan kapalı alanda kalmak çok riskli ve gazların bulunduğu yerde de mutfağın olması, ateş yakılması uygun değil.

Jeotermal akışlarındaki söz konusu ağır metaller ve gazların Murat Nehri ve çevreye olan etkilerini ise Atabey, şöyle örneklendiriyor: “Diyadin kaplıcalar mevkinde çok sayıda sıcak su çıkışları ve kaplıca tesisleri bulunmakta. Bunların atık suları doğrudan Murat Nehri’ne veriliyor.”
Atabey, genel olarak derin sondajlarla yer yüzüne çıkarılan sıcak sular ile jeotermal enerji santrallerin çevresel etkilerini ise şu maddelerle sıralıyor: “Gaz emisyonları, su ve toprak kirliliği, jeotermal kaynaklarda bor, arsenik, florür ve radon gazı etkisi, katı emisyonları, gürültü kirliliği, arazi kullanımı ve arazi çökmesi, sismik tetikleme, heyelan tetiklenmesi, su kullanımı, doğal hidrotermal oluşumlara müdahale, doğal yaşam habitatına ve bitki örtüsüne müdahale, katastrofik olaylar, termal kirlilik, görüntü kirliliği ve psikolojik etkiler.”
Atabey, bunlar içinde jeotermal akışkanların Murat Nehri’ne olan en önemli etkisinin ağır metal kirliliği, bor, arsenik, florür ve radon gazı etkisi ile termal kirlilik ve ötrofikasyon olduğunu belirtiyor.

Jeotermal akışkanın içinde bulunan bor, arsenik, florür, nitrat, sülfat, klorür, amonyum gibi ağır metallerin kullanıldıktan sonra arıtılmadan doğaya Murat Nehri’ne salınmasının insan sağlığı, bitkilerin büyümesi, gelişimi ve toprağı olumsuz olarak etkilediğini söyleyen Atabey, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Ağır metaller Murat Nehri suyunu, yer altı su kaynakları ve toprakları günden güne kirleterek kullanılmaz hale getirirler. Kirlenen sularda canlı yaşamı için çok önemi olan fotosentez ve solunum işlevleri bozulur ve sonuçta toprakların dinamizmini sağlayan iyon dengeleri altüst olur. Murat Nehri asiditesi düşer. Bu da canlılar için olumsuz bir etki yapar. Jeotermal akışkanlarda genel olarak radon gazlarıyla birlikte, silisyum, arsenik, florür ve bor yüksek derişimde bulunabilir. Sıcak sular nehir, dere, gölde ilk olarak oksijensizleşmeye yani ötrofikasyona neden olmakta ve bu da suda yaşayan canlıları tehdit etmekte ve ekolojik dengeyi bozmaktadır.”
Kaplıca sularının kükürt dioksit bakımından zengin olduğunu, etrafa yoğun kükürt kokusu yayıldığını söyleyen Atabey, “Kükürt dioksitin sert kükürtsü bir kokusu vardır. Çok zehirlidir fakat yanıcı bir gaz değildir. Gözü, burnu ve boğazı tahriş eder. Teneffüs edilen havadaki yoğun miktarda kükürt dioksit akciğerlere zarar verir.”

Atabey, bakteriyolojik açıdan ise şu uyarıları yapıyor: “Termal sularda şifa bulmak isteyen kişiler, duş almış olsalar dahi termal suya çok sayıda canlı bakteri bırakır. Termal sularda mikrop olur. Özellikle Legionella, E.coli, P.aeruginosa, S.aureus, Salmonella, Proteus, Aeromonas, Fekal streptokoklar termal sularda rastlanabilecek bakterilerdendir.”
Son olarak kaplıca yönetmeliğine vurgu yapan Atabey, sözlerini şu uyarı ile bitiriyor: “Diyadin kaplıcalarından Murat Nehri’ne verilen akışkanlar kontrol altına alınmalı. Arıtma ve re-enjeksiyon yöntemleri uygulanmalı. Alanda bulunan özellikle boğucu ve zehirli gazların gerek çalışanlar ve gerekse ziyaretçilerin sağlığına etkileri açısından gerekli önlemler alınmalı. Gerekli hijyen şartları oluşturulmalı ve kaplıca yönetmeliğine uygun davranılmalı.“
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6402 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6387 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6134 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4855 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4489 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4473 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4413 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13155 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8662 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8102 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6085 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4502 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.