Adilcan Özdemir
Türkiye’nin her yaz orman yangınlarıyla mücadele ettiği dönemlerde, Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Katrancı Köyü, 1986 yılından bu yana tek bir yangın dahi yaşamadı. Taş evleri, zeytinliklerle çevrili tepeleri ve yemyeşil fıstıkçamı ormanlarıyla Katrancı hem doğanın hem de insan emeğinin uyum içinde var olduğu ender köylerden biri.
Köyün bu başarısının sırrı hem doğaya duyulan saygıda hem de geçim kaynağını koruma bilincinde yatıyor. Fıstıkçamı, Katrancı halkı için yalnızca bir ağaç değil, aynı zamanda yaşamın kendisi. Köylüler, her yıl bahar aylarında ormanların bakımını yapıyor, ağaç diplerini temizliyor, kuru otları topluyor ve yangına yol açabilecek tüm unsurları ortadan kaldırıyor.

Köy muhtarı Mehmet Öztemiz, ormanlara olan bu bağlılığın ekonomik sebeplerle başladığını ama artık köy kültürünün bir parçası hâline geldiğini anlatıyor: “Bizim için çam ağacı sadece ağaç değil, ekmek kapısı. Her yıl, yazdan önce herkes eline tırpanı, küreği alır. Ağaçların dipleri temizlenir, dallar budanır. Kuru ot kalmaz. Çünkü biliriz ki ağaç yanarsa biz de yanarız. Onlar bizim geleceğimiz.”
Öztemiz’e göre köyde dayanışma da yangını önlemede büyük etken: “Köyde herkes birbirinin gözü gibidir. Bir yerden duman çıksa, kimse ‘Benim işim var’ demez. Hepimiz koşarız. O yüzden yangın başlamadan biter” diyor.

Fıstıkçılık mevsiminin aynı zamanda temizlik dönemi olduğunu belirten köy sakinlerinden biri, her yıl yinelenen bu rutinin ormanı canlı tuttuğunu söylüyor: “Aralık’tan Nisan’a kadar kozalak toplama zamanı” diyor yaşlı bir köylü kadın.”O dönemde hem fıstık hasadı yapılır hem de ağaçların çevresi temizlenir. Kuruyan otları toplar, yakacak olarak kullanırız. Hem ev ısınır hem orman tertemiz olur. Yangına neden olacak ot bile kalmaz.”
Köyün gençlerinden İsa ise bu alışkanlığın nesiller boyu aktarıldığını anlatıyor: “Ben küçükken dedem hep ‘Ağaç bizim ekmeğimizdir’ derdi” diyor.
“Şimdi ben de çocuklarıma aynı şeyi söylüyorum. Bizim için bu orman bir miras. Herkes kendi ağacına gözü gibi bakar. Hem gelirkaynağımız hem de nefesimiz bu çamlar.”

Uzmanlara göre Katrancı Köyü’nün 38 yıldır yangın görmemesi, tesadüfle açıklanamayacak kadar sistemli bir sonuç. Orman mühendisleri, düzenli temizlik, kontrollü bakım ve köylülerin bilinçli yaklaşımının, yangın riskini en aza indirdiğini belirtiyor. Bu yönüyle Katrancı, Türkiye’de orman köyleri için örnek gösterilen bir model hâline gelmiş durumda.
Bugün Katrancı, yalnızca fıstıkçılığıyla değil, doğayla kurduğu dengeli ilişkiyle de dikkat çekiyor. 38 yıldır alev görmeyen bu köyde yeşil sadece bir renk değil; alın teriyle, bilinçle ve dayanışmayla korunmuş bir yaşam biçimi.
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8501 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8302 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6899 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6449 kez okundu
5
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5131 kez okundu
6
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5052 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4899 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13657 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8862 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8315 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6219 kez okundu
5
Uludağ milli park olmaktan çıktı Çevreciler ayakta!
4676 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.