Songül Yakışan
Organ bağışı, modern tıbbın en etkili uygulamalarından biri olarak binlerce hastaya yeniden yaşama tutunma imkânı sunuyor.Organ nakli alanında önde gelen isimlerden Doç. Dr. Onur Kırımker, organ naklinin yalnızca “son çare” değil, doğru zamanda uygulandığında hayat kurtaran temel bir tedavi olduğunu vurguladı. Organ bağışının tıbbi, hukuki ve dinî boyutlarına dikkat çeken Kırımker, bağış oranlarının artmasının yaşam süresi ve kalitesini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Organ naklinin toplumda hâlâ “son şans” olarak algılandığını belirten Kırımker, bu yaklaşımın tıbbi açıdan doğru olmadığını söyledi.Özellikle böbrek ve karaciğer naklinin, hastanın vücut direncini tamamen kaybetmeden doğru zamanda planlanması gereken bir tedavi olduğunu ifade eden Kırımker, geç kalınan vakalarda hem ameliyat başarısının hem de yaşam süresinin olumsuz etkilendiğini vurguladı.
Son dönem böbrek yetmezliği olan ve tıbbi engeli bulunmayan hastaların mutlaka organ nakli bekleme listesine alınması gerektiğini belirten Kırımker, özellikle canlı verici mevcutsa naklin geciktirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Diyalizin, ister hemodiyaliz ister periton diyalizi olsun, uzun vadede hastayı hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıprattığını ifade eden Kırımker, böbrek nakli olmayan hastaların nakil olanlara kıyasla ortalama 8-10 yıl daha az yaşadığını söyledi.
Başarılı bir nakil sonrası hastaların haftada üç gün saatlerce diyalize girmek zorunda kalmadığını belirten Kırımker, sosyal yaşam ve seyahat özgürlüklerinin arttığını, bu nedenle böbrek naklinin mümkün olan en uygun zamanda uygulanması gereken öncelikli tedavi olduğunu ifade etti.
Uzun süreli diyalizin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Kırımker, hastaların işlerini, sosyal hayatlarını ve günlük planlarını tamamen diyaliz programına göre ayarlamak zorunda kaldığını söyledi. Diyaliz merkezlerinde geçirilen saatler ve sonrasındaki toparlanma sürecinin yaşamdan önemli bir zaman çaldığını belirten Kırımker, bu durumun insan psikolojisini olumsuz etkilediğini kaydetti.
Organ bağışı sürecinde en sık karşılaşılan yanlış bilginin beyin ölümü ile komanın karıştırılması olduğunu ifade eden Kırımker, Türkiye’de beyin ölümü gerçekleşmemiş bir kişinin kesinlikle organ vericisi olamayacağını vurguladı. Beyin ölümünün tıbbi, hukuki ve dinî açıdan ölüm anlamına geldiğini belirten Kırımker, sosyal medyada dolaşan “komadaki hastadan organ alınabilir” ya da “ameliyat masasında canlanan hasta” gibi iddiaların bilimsel karşılığı olmadığını söyledi. Beyin ölümünün ileri klinik testler ve görüntüleme yöntemleriyle, bağımsız uzmanlardan oluşan bir kurul tarafından kesin olarak belirlendiğini aktaran Kırımker, koma hâlinde organ bağışının Türkiye’de mümkün olmadığını net bir dille ifade etti.
Organ nakli sürecinin sıkı etik ve hukuki denetim altında yürütüldüğünü belirten Kırımker, beyin ölümü kararının nakilden çıkar sağlayabilecek hekimler tarafından verilmediğini, sürecin tamamen bağımsız kurullar tarafından yürütüldüğünü vurguladı. Organ ticaretinin hem tıbben hem de hukuken mümkün olmadığını vurgulayan Kırımker, özellikle akraba dışı canlı vericilerde etik kurulların titiz inceleme yaptığını belirtti.
Türkiye’de organ bağışı oranlarının düşüklüğünü toplumsal güven eksikliğiyle ilişkilendiren Kırımker, birçok ailenin yakınlarının naaşına dokunulmasını istemediğini, bunu sevginin bir göstergesi olarak gördüğünü ifade etti. Ancak aynı kişilerin organ ihtiyacı yaşandığında canlı verici bulmak için her yolu denediğini söyleyen Kırımker, bu çelişkinin bağış oranlarını olumsuz etkilediğini belirtti. Son dönemde yapılan yasal düzenlemelerle, kişinin hayattayken organ bağışçısı olması hâlinde yakınlarının bu karara müdahale edemediğini ve bağışçının birinci derece yakınlarına ileride organ nakli ihtiyacı doğarsa bekleme listesinde öncelik tanındığını hatırlattı.
Meslek hayatında pek çok zorlu vakayla karşılaştığını anlatan Kırımker, 40 saat uykusuz kaldığı bir kadavra nakli ile ameliyat sırasında 90 ünite kan verilen ağır bir karaciğer nakli hastasının üç hafta sonra yürüyerek taburcu edilmesini organ naklinin hayat kurtarıcı gücüne örnek olarak gösterdi. Mantar zehirlenmesi sonrası komaya giren bir çocuğun, zamanında yapılan karaciğer nakli sayesinde hayata tutunduğunu aktaran Kırımker, bu vakaların organ bağışının hayati önemini açıkça ortaya koyduğunu, kadavradan yapılan nakillerin ise hem teknik hem de hasta açısından daha avantajlı olduğunu vurguladı.
Organ naklinin yüksek riskler barındıran bir tedavi olduğunu hatırlatan Kırımker, karaciğer naklinde yaklaşık yüzde 15, böbrek naklinde ise ilk yıl içinde yüzde 5 civarında organ kaybı riski bulunduğunu ifade etti. Hekimlerin kendilerini “kurtarıcı” olarak görmediğini belirten Kırımker, yalnızca bu sürece vesile olduklarını söyledi.
Organ bağışı konusunda tereddüt yaşayanlara da seslenen Kırımker, bağış imkânları artmadığı takdirde herkesin bir gün çok sevdiği birini organ beklerken kaybedebileceğini hatırlattı. Organ bağışının bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Kırımker, bu bilincin artmasıyla birlikte daha fazla hayatın kurtulabileceğini söyledi.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6399 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6384 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6133 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4855 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4489 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4473 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4413 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6044 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4530 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4027 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3388 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2632 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.