Müberra Ünsal / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos
Derin Yoksulluk Ağı kurucusu Hacer Foggo, ücretsiz okul yemeğini ısrarını hep gündemde tutuyor. Foggo, okul yemeğinin önemini 9.Köy’e anlattı ve “Bu destek, eğitime devamlılığı teşvik eder, sağlık maliyetlerini azaltır” dedi.
Foggo, şunları söyledi: “Çocukların fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimleri üzerinde olumlu etkiler sağlayan okul yemeği, derin yoksulluk yaşayan ailelerin çocuklarının eğitime devamlılığı teşvik eder, sağlık maliyetlerini azaltır, akademik performansı artırır, aile bütçesine destek olur. Ayrıca gıda güvencesi çocuk işçiliğini azaltan ,okul devamlılığını arttıran etkenlerden biri. Bu nedenle, okul yemeği programının tüm okullarda uygulanmalıdır.”
Türkiye’nin 1995 yılında imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 24. Maddesi “Temel sağlık hizmetleri çerçevesinde ve başka olanakların yanı sıra, kolayca bulunabilen tekniklerin kullanılması ve besleyici yiyecekler ve temiz içme suyu sağlanması yoluyla ve çevre kirlenmesinin tehlike ve zararlarını göz önüne alarak, hastalık ve yetersiz beslenmeye karşı mücadele edilmesi” diyerek çocukların beslenme hakkını güvence altına alıyor. Bir ülkenin çocuklarının yetersiz beslenmesi, sadece bireylerin değil, tüm toplumun ve ülkenin geleceğini de etkileyen bir unsur olarak görülüyor.
Yetersiz beslenmeyle mücadele uluslararası sözleşmelerde de hem bireysel hem de toplumsal kalkınma için öncelikler arasında. Bu nedenle, kamudan, ilgili kuruluşlarıdan bu konuda önleyici ve etkili politikalar geliştirmesi bekleniyor.

Hacer Foggo
Hacer Foggo, okul yemeği programının hukuki dayanaklarını hatırlatarak, “Okul yemeği programı daha önce Sağlık Bakanlığı sağlıklı beslenme programları kapsamında, 11. Kalkınma Planı’nda (2019-2023), 2023 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Planı’nda, 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nde, Milli Eğitim Bakanlığı Stratejik Planı’nda (2015-2019), Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı’nda (2018-2023) düzenlenmiş fakat hayata geçirilmemiştir” ifadelerini kullandı.
Ücretsiz okul yemeğinin taşımalı okullar dışında tam olarak hangi okullarda uygulandığına dair açık ve şeffaf bir veriye ulaşmak mümkün değil.
Hacer Foggo programın uygulanması süreci hakkında, “Okul yemeğini sağlamak imkansız değil tabi ki kamu harcamalarına en az bütçe ayıran ülkelerden biriyiz, bakın en son TÜİK verisi ülkede en üst sınıfta yer alanların oranı yüzde 1.1, çocuk işçiliği yüzde 24.9 bu yetersiz beslenen çocuklar bu üst sınıfa çalışıyor. Bu nedenle kaynak var, yeter ki çocuklardan yana, yoksuldan yana bakalım” şeklinde konuştu.
Asgari ücretin, emekli maaşın açlık sınırının altında olduğu ve artık dört temel ihtiyaca da tam anlamıyla erişilemeyen sürekli borçlarla “idare” edilen derin yoksulluk dediğimiz bir döneminde olduğumuzu ifade eden Hacer Foggo, “Hem evde, hem de okulda sağlıklı beslenemeyen çocuklar yetersiz beslenme nedeniyle çeşitli sağlık sorunları ile mücadele ediyor. Çünkü, yeterli besin tüketemeyen çocuklarda hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerini etkileyecek önemli sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Ama burada ki en önemli sorunlardan biri de çocuğun iyi olma halinin ortadan kalkarak sürekli stres, kaygı içinde eğitimini sürdürmesi. Sanırım en acısı da bir çocuğun bunu yaşamasına izin vererek, bunu seyrediyor olmak” dedi.
Kendi deneyimlerini ailelerle yaptığı birebir görüşmeleri de şu örneklerle anlattı aktaran Hacer Foggo: “Bu sabah görüştüğüm kağıt toplayıcı bir baba çocuklarına okul için beslenme koyamadığını belirtti sohbet arasında. Bu durum aile açısından hem de çocuklar açısından utanç verici bir durum tabi ki bunu söylerken utanması gereken okul yemeği koyamayanlar değil utanması gereken bu eşitsizliğe neden olan sistem. Liseye giden bir başka öğrenci annesine arkadaşlarımdan sürekli yiyecek istemekten bıktım demiş.”
PISA 2022 raporunda öğrencilere, “Geçen 30 günde yiyecek alacak paranız olmadığı için kaç kere yemek yiyemediniz?” diye soruluyor ve ülkemizde en az 5 öğrenciden 1’inin haftada en az 1 kere parası olmadığı için yemek yiyemediği ortaya çıkıyor.
“Gıda fiyatlarının artması, gıda güvencesizliğidir ki bu da aynı zamanda yoksulluğun ve eşitsizliğin derinleşmesinin de bir göstergesi” diyen Hacer Foggo, bu durumun yoksulluk içinde yaşayan ailelerin ucuz, işlenmiş hazır gıdalara yönelmesine neden olduğunu, bu tür gıdaların da yetersiz beslenme ve kronik hastalıkların riskini artırdığını belirtti.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler 2023 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu Türkiye bölümünde, yetersiz beslenme yaygınlığı oranının yüzde 2.5, 5-6 çocuklarda bodurluk oranının yüzde 5.5 olduğu belirtildi.
Hacer Foggo, “Sağlıklı ücretsiz okul yemeği için kampanyalar yürüten Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu’ nun bir üyesi olarak çağrımızı buradan da tekrarlıyorum, ‘Türkiye’de tüm okullarda ayrımsız, amasız-fakatsız şekilde sağlıklı su ve yemek sağlansın” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7839 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7270 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6750 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6358 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4998 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4895 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4726 kez okundu
1
“Okumanın yaşı yok” dedirten 40 yaş üstü öğrenciler
5305 kez okundu
2
Van’da “eğitimci olmayan” öğretmen skandalı
3155 kez okundu
3
Genç pilotlar ödedikçe artan borç batağında
2871 kez okundu
4
Eğitim giderleri aileleri zorluyor: Psikolojiyi ve başarıyı olumsuz etkiliyor
2710 kez okundu
5
YKS 2025 alarm verdi: Üniversiteye ilgi azalıyor
2343 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.