DOLAR 30,9891 -0.07%
EURO 33,6411 0.09%
ALTIN 2.015,03-0,14
Ankara

AÇIK

Engel tanımayan yaşamlar

Engel tanımayan yaşamlar

“Elsiz ressam” Vedat Kıyat’ın resimleri büyük ilgi görüyor.

ABONE OL
5 Haziran 2023 16:04
Engel tanımayan yaşamlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: Salih Sertkal – Van

Van’da yaşayan Vedat Kıyat (35) Türkiye’de ciddi sorunlarla baş ederek yaşama tutunmaya çalışan 2.5 milyon engelliden biri. Vedat Kıyat’ın, iki eli doğuştan yok, bir ayağı diğerine oranla kısa. Çatak’ta doğan Kıyat, ailesinin kent merkezine taşınmasıyla eğitim hayatını burada tamamlamış, şu anda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Ressamlık bölümü ikinci sınıfında öğrenci. Kıyat, evli ve 3 çocuk babası, kendine ait evi yok, amcasının kira almadığı bir evde ailesiyle yaşama tutunmaya çalışıyor. 

Elsiz ressamın resim aşkı

Doğuştan elleri olmayan Vedat Kıyat, çocukluğunda resim sanatına aşırı ilgi duyduğunu, bu merakın onu Güzel Sanatlar Fakültesi Ressamlık Bölümü öğrenciliğine kadar getirdiğini söylüyor. Kıyat ressamlığa olan ilgisinin küçük yaşlarda başladığını anlatıyor:

 “Daha 5-6 yaşlarındayken okula giden abilerimin resim defterlerine bir şeyler karalıyordum. Ellerim olmayabilirdi, hatta kalemi tutmaya çalışırken kollarım acıyordu ama bu beni bu tutkumdan geri koymadı. İçimden gelen bir histi bu. Çizdikçe kendime eller oluşturdum. Parmaklarım olmasa da zamanla resim fırçalarıyla kalemler avuçlarımda dans eder hale geldiler. Ben azmettikçe kullandığım resim malzemeleri bana yardım eder oldu. Bu sanat aşkı, beni bir ressam olma yönünde ilerletti.”

Açlık sınırının altında yaşam

Vedat Kıyat, engelli olma durumunun, yaşama dahil olmada ciddi sorunlara neden olduğunu belirtiyor. 5 kişilik ailesiyle yaşayan Kıyat, devletin kendisine 2300 TL, eşine de bakıcı yardımı olarak 4300 TL ödeme yaptığını, amcasının kira almadığı evde yaşadıklarını anlatırken, “Şimdilerde 4 kişilik bir ailenin aylık yaşam maliyeti 32 bin TL  olarak hesaplanıyor, peki bizim bu yardımla geçinebilmemiz  mümkün mü?” Diyerek durumunun zorluğuna dikkat çekiyor ve tepkisini, “Engelliler olarak büyük sorunlar yaşayan bizler, her şeye rağmen yaşama tutunmak ve hayata dahil olmak istiyoruz, ama koşullar engellerimize daha çok engel katıyor.”  Sözleriyle gösteriyor.

Sanatı sanat için yapmak isterdim

Bu koşullarda büyük bir aşk ve tutkuyla sürdürdüğü ressamlığı maddi temellere dayandırmak zorunda kaldığına dikkat çeken Kıyat, şunları söyledi:

 “Bugünlere kadar, -sanat sanat içindir- anlayışını benimseyen bir insandım. Küçük yaşlarda her gün televizyonda ressam Bob Ross’u izlerdim, onu izledikçe resme olan tutkum yükselirdi, o günden bugüne hep çizdim. 2 yıl öncesine kadar da yaptığım çalışmaları parayla satmadım. Yaptım, arşivledim ya da dostlarıma akrabalarıma hediye ettim. Ama evlilik, çocukların okul masrafı derken, hayat pahalılığı artıkça artık büyük geçim sıkıntısı yaşamaya başladım. Maalesef artık sanatıma para dahil oldu, yaptığım eserleri belli bir ücret karşılığı insanlara vermek zorunda kaldım. Bugün devletin yaptığı yardımlar yetmediği için eserlerimi satarak yaşama tutunmaya çalışıyorum. Aslında sanat sanat için olmalıydı para için değil.”

Vedat Kıyat

Kendi reklamları için beni kullandılar

Türkiye’de engellilerin yaşama katkı sunmasının önünde hep engeller bulunduğunu söyleyen Kıyat, yaşadığı ekonomik sıkıntıya çözüm bulmak amacıyla kamu ve özel sektör kuruluşlarına iş başvurusu yapmasına rağmen olumlu dönüş almadığını söylüyor. Geçim zorluğu yaşamak istemediğini, sürekli bir iş alanının olmasını isteyen Kıyat, şöyle diyor:

“Kimseden bir şey dilenmiyorum. Ülkenin engelli vatandaşı olarak ben de yaşamak istiyorum. Birçok yere iş başvurusu yaptım hiçbir kurum yardımcı olmadı. Resmi kurumlar dahil, benim ressamlık durumumu kendi reklamları için kullandılar. Bir tuval malzemesi getirip verme jestinin fotoğrafını çekip sayfalarında paylaşarak kendilerine reklam malzemesi yaptılar. Oysa ben başkalarına muhtaç olmadan yaşamak istiyorum, yeteneğimi ispatlayacağım ve daha da ileriye götürebileceğim bir kurumsal destek istiyorum.” 

Engelleri aştıkça yeni engel çıkartıyorlar

Engeline karşın, en azından resim yapabildiğini, kimi engellilerin kendi ürettiklerini satarak gelir elde ettiğini söyleyen Kıyat, elinde bir sanatı ya da iş imkanı olmayan engellilerin durumunun çok zor olduğunu dile getiriyor:

“Bizler engelli hallerimizle barışığız, bundan asla gocunmuyoruz ama, engelleri aştıkça kamusal alanda ve özel yaşamda bize yeni engeller çıkarılıyor. Çok yetenekli engelli arkadaşlarımız var ama maalesef bu yeteneklerini ispat edecekleri fırsatı bulamıyorlar.” 

Kıyat, bugüne değin onlarca manzara tablosunun yanı sıra, bine yakın kara kalem çizimi yapmış, sipariş aldıkça da resim yapmayı sürdürüyor. 

Yaşama tutunarak mutlu olmak

Selçuk İmran

Engel tanımayanlardan biri de Selçuk İmrak (20) Doğuştan kısmi felci nedeniyle tekerlekli sandalye ile yaşama dahil olan Selçuk, ailenin beş çocuğundan ikincisi. Kiradaki ailenin tek çalışanı baba. Hayat pahalılığının günden güne artışı karşısında büyük zorluk yaşadıklarını dile getiren İmrak, aile ekonomisine katkı için çabaladığını, annesinin el işlerini dışarıda pazarladığını, böylece aile ekonomisine katkı sunmak istediğini dile getiriyor:

“Annem üreten, ben satan olarak ortak bir iş kurmuş olduk, eve katkıda bulunmak beni çok mutlu etti. Yaşam biz engelliler için çok zor ama bizler zorluklara rağmen yaşamımızı yeniden kurmalıyız. Kamuda, özel sektörde iş arıyoruz ama maalesef bulamıyoruz. Umarım bir gün düzenli ve daimi bir işim olur. 

İnsanlar bize kötü bakmasın

Engellilerin herkes gibi yaşama dahil olma hakkına sahip olduğunu belirten İmrak, “Öyle insanlar var ki, engellileri adeta öcü olarak görüyor. Bizi en çok üzen bu negatif bakışlar. Pek çok engelli bu yüzden günlük yaşama katılmak istemiyor, eve kapanmayı tercih ediyor. Hatta çocuklarına bizi göstererek korkutanlar bile oluyor. İnsanlardan rica ediyorum, engellilerin yaşamını kötü ve dik bakışlarla zorlaştırmasın, kolaylaştırsınlar.” Diyor.

İki defa hatırlanmak

Hanifi Baykara

1999 yılından bu yana hizmet veren Van Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Hanifi Baykara ile de görüştük. Baykara, engellilerin pek çok alanda ciddi sorunları bulunduğuna dikkat çekerek, “Ülkemizde maalesef engelliler 16 Mayıs Engelliler Haftası ile 3 Aralık Dünya Engelliler günleri haricinde hatırlanmıyor. Bu da sorunları çözmeye yetmiyor. İstihdam bunların başında geliyor. Kamuda yüzde 4, özelde 3 olan zorunlu istihdam oranının artırılmasını istiyoruz. Çünkü Türkiye’de engelli nüfus oranı da deprem, trafik kazaları, şeker hastalığı gibi nedenlerle hızla artıyor” diyor.

Kesilen yardımlar

Baykara, Van’daki durumu dile getirirken şunları söyledi:

 “Kentimizde şu an 73 bin engelli vatandaş var, 10 binden fazlası ise yatağa bağımlı. Durum böyle olunca ihtiyaçlar hem farklılaşıyor hem artıyor. İstihdam ve yaşama dahil etme politikaları maalesef yetersiz.  Devletin engellilere bakıcı ücretiyle beraber 6300 TL olarak verdiği yardım yeterli olmaktan uzak, asla yetmiyor. Kirada yaşayan, hiçbir geliri olmayan engelli vatandaş ciddi problem yaşıyor. Gidip bir iş yerinde çalışmaya kalktıklarında ise sigorta girişleri yapıldığı anda devlet tüm yardımlarını kesiyor. Bu yanlış. Bu insanlar bir emekle bir şeyler kazanarak bir yerlere geldiklerinde yapılan yardımlar kesilmez ise diğer engelli vatandaşlara da örnek olur. Bu yaklaşım engellinin yaşamını kolaylaştırır, ona yaşama dört elle sarılma imkanı sağlar.”

Engellilerin haklarının teslimi

Baykara, Türkiye’de 2005 yılında çıkarılan 9463 Engelliler Hakkında Kanun’da yer alan “Engellilerin insan onur ve haysiyetlerinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır. Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır” ilkesine rağmen bu anayasal bir zorunluluğun hiçbir zaman tam olarak yaşama geçirilmediğini söylüyor:

“Erişebilirlik sıkıntısı çok ciddi. Kırsal kesimlerde engelli yurttaşın yaşamı daha zor. Eğitim müfredatına engelli yurttaşa yaklaşım ve kaynaşma dersi mutlaka dahil edilmelidir. Ve bu sayede insanlar sokakta gördüğü engelli yurttaşlara kötü gözlerle bakmaz, onu ötekileştirmez. Çocuklarımıza bu eğitim hem devlet eliyle hem aile eliyle verilmeli. Örneğin engellilerin bir maçını izlemeye gidebilirler. En azından engellilerin yaşam azmini çocuklarına örnek gösterebilirler. Toplumda kimilerinin olumsuz bakışına karşı engelliler yaşam alanına her türlü dahil edilmeli. Özel halk otobüsleri gibi toplu ulaşım araçlarında ciddi sorunlar yaşıyor. Aslında amaç, engelleri artırmak değil ortadan kaldırmak olmalı bu toplumsal bir görev.” 

Son veriler

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli İstatistik Bülteni’nin Ocak 2023 verilerine göre Türkiye’de 2 Milyon 511 Bin 950 engelli bulunuyor. Toplam engelli sayısının yüzde 56’sını (1 Milyon 414 Bin 643) erkekler oluşturuyor. Engelli nüfusun 775 binini ağır engelliler oluşturuyor, bu grup çalışma hayatına katılamıyor ancak engellilerin büyük kısmı hem kamuda hem özel sektörde iş istihdamın dışına itiliyor. Engelliler anayasal vatandaşlık haklarından, ayrımcılık, erişebilirlik, eğitim, istihdam, sağlık gibi başlıkların uygulanmasındaki eksiklikle nedeniyle tam olarak yararlanamıyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.