DOLAR 32,8248 0.04%
EURO 35,2439 -0.18%
ALTIN 2.451,13-1,53
Ankara
26°

AÇIK

“Depremzede çocuklarla mektup arkadaşı olalım mı?”
  • 9.Köy
  • Gündem
  • “Depremzede çocuklarla mektup arkadaşı olalım mı?”

“Depremzede çocuklarla mektup arkadaşı olalım mı?”

Depremlerin ardından bölgedeki yeni hayatın koşulları en çok çocukları etkiliyor. “Ben okumayı çok seviyorum, bana mektup yazar mısınız?” çağrısı yapan 7 yaşındaki Alperen'e kulak veren eğitimciler mektup arkadaşlığı kampanyası başlattı. İşte afet bölgesine gönderilen bir mektuptan çocuk dayanışması: “Ben uzayı çok merak ediyorum, yıldızlara gitmek istiyorum. Sana da resmini çizdim.”

ABONE OL
17 Mart 2023 16:12
“Depremzede çocuklarla mektup arkadaşı olalım mı?”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: İlknur Demirkapı

Depremlerin ardından bölgedeki yeni hayatın koşuları en çok çocukları etkiliyor. “Ben okumayı çok seviyorum, bana mektup yazar mısınız?” çağrısı yapan 7 yaşındaki Alperen eğitimcileri harekete geçirdi ve o talebiyle büyük bir mektup arkadaşlığı kampanyası başlattı.

Farkındalık Eğitmeni Gürçin Gökçebağ, afetzede Alperen’in  mesajına kulak vererek mektup arkadaşlığı projesi başlattı. Alperen’in isteğini sosyal medya hesaplarından paylaşarak mektupların artmasını sağlayan Gürçin Gökçebağ, şu an projeye Psikolojik Danışman Elif Nazlı Karabacak ve İletişim Uzmanı Begüm Yağcı ile devam ediyor.

Yalnızca Alperen’in değil başka çocukların da katılmasıyla projenin hızla büyüdüğünden bahseden Gökçebağ süreci şöyle anlattı:

“Alperen’in ‘Ben okumayı çok seviyorum, bunun için bana mektup yazabilir misiniz?’ demesiyle projemizin temelini atmış olduk. Sosyal medya paylaşımlarından sonra çevremdeki diğer kişiler de mektuplar yazmak istediler. Başka çocuklara ulaşarak daha da çok çocuğa dokunabilir miyiz derken şu an 40 çocuğumuza mektuplar ulaştırdık. Hala yazılıyor, yollanıyor ve projenin giderek büyüyor.”

“İlişki iyileştirir, yazmak sağaltır”

Gökçebağ projenin bu kadar büyümesinin en temel sebebinin manevi bağ olduğunu söyledi. “Türk halkı çok büyük bir dayanışma örneği sergiledi” diyen Gökçebağ şöyle konuştu:

“Projeyi şöyle düşünebiliriz. Hepimiz dilekler diliyoruz, dua ediyoruz ama nereye gittiğini bilmiyoruz. Buna rağmen yine de dilemeye devam ederiz, bir karşılık beklemeden sürekli dileriz. Mektup arkadaşı olmak aslında böyle bir şey. Biz sadece aracılarız. Cevap gelip gelmemesi projenin bu aşamasında önceliğimiz değil. İlişki iyileştirir yazmak sağaltır. İlişki de olmak her zaman temas etmek anlamına gelmez bazen iletişim içinde olmak dahi iyileştirir.

Mektupların çoğalmasıyla birlikte Gökçebağ farklı alanlardan uzmanlarla da ekibi genişletti. Psikolojik Danışman Elif Nazlı Karabacak ve Sürdürülebilirlik ve İletişim Uzmanı Begüm Yağcı projeye destek vererek projenin yalnızca çocuklar değil; anneler ve kadınlar ile ilgili de yeni gelişmeler olmasında etkili oldular. Özellikle psikologlar, pedagoglar ile çalışan ekip çağrılarıyla birçok insanı mektup yazmaya teşvik ederken, mektup içeriklerine de önem veriyorlar.

Psikolojik Danışman Elif Nazlı Karabacak mektupların okunması ve içeriklerinin incelenmesinde aktif bir rolü üstleniyor. Depremzede çocukları rahatsız edecek herhangi bir içerik yoksa koordinasyon sağlanıyor ve çocuklara mektupları gönderiliyor. Çocukların mektupları okurken en çok güzel dilekleri okumaktan ve mektubu yazan çocukları tanımaktan keyif aldıklarını söyleyen Karabacak mektup bağını  “Kendisini anlatanlar, evcil hayvanlarından bahsedenler, kendi hikayelerinden bahsedenler var. Onlar kendilerinden bahsettikçe oradaki çocuklar onları tanımış oluyor ve büyük ihtimalle daha fazla bağ kuruyorlar. O yüzden bunlar onların çok fazla hoşuna gidiyor” sözleriyle özetledi.

Karabacak, mektuplar yazarken; “Ben depremzede bir çocuk olsaydım ne okumak isterdim?” düşüncesiyle mektupların yazılması gerektiğini belirtiyor. İnsanların zaten acılar çektiğini ve mektubu okuduklarında daha neşeli şeyler görmek istediklerini söylüyor. Bu yüzden deprem, kayıp, enkaz, gibi kelimelerin kullanılmaması gerektiğini özellikle vurguluyor.

Sürdürülebilirlik ve İletişim Uzmanı Begüm Yağcı koordinasyon alanında ekibe destek sağlıyor. Mektupların çoğu zaman e-posta ile ama bazen sosyal medya hesapları aracılığı ya da direkt yüz yüze ulaştırıldığından bahsetti. Yağcı özellikle psikologlar ile çalışmanın geri dönüşler ve daha sağlıklı bir iletişim için önemini belirtti. Mektupların özenle okunarak çocuklara gönderildiğini söyleyen Yağcı, “Depremzede çocukların hassas bir durumu olduğu için mektuplarda yazılan her şeyi detaylı bir şekilde okuyoruz. İçerik olarak çocukları rahatsız etmeyecek, üzmeyecek bir  düzen kurmak için bu konularda uzman arkadaşlarımız yazılanları ve çizilenleri özenle inceliyor ve  analiz ediyorlar” dedi.

Mektuplar bazen fiziksel olarak zarflara konularak elden, kimi zaman da e-posta yoluyla ulaştırılıyor. Bu organizasyon ailelerin ve çocuklarının bulundukları yerlerdeki koşullara bağlı olarak değişiyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.