İhsan Birgül / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos
Türkiye’de gelişmişlik sıralamasında sondan ikinci, yoksulluk ve işsizlik sıralamasında ise üst sıralarda olan Ağrı, giderek artan kira fiyatları sorunu ile karşı karşıya.
Yurtiçi ve yurtdışına verdiği göçle nüfusu sürekli azalan illerden olan Ağrı şimdi de artan kira fiyatları ile mücadele ediyor. 6 ay gibi uzun bir zaman dilimini kışta geçiren ve yurtdışına 30 binin üstünde işçi göç veren Ağrı’da kiralar gelirlerin aksine hızla yükseliyor.
13 bine yakın üniversite öğrencisinin bulunduğu ilde uygun ev bulmak herkes için adeta şans işine dönmüş durumda. Ağrılıların kiralık ev sorunu öğrenci nüfusu nedeniyle de farklı bir boyut yaşıyor. İl genelinde ilçeler ile birlikte çoğu kız yurdu olan 8 tane KYK yurdu bulunuyor. Yurtların toplam kapasitesi ise 6 bin 410. Şehir dışından gelen öğrenciler dışında ilçelerden gelen öğrenciler de ulaşım sorunu ve pahalı yol ücretlerinden dolayı ya yurtlarda (KYK ya da özel) ya da tuttukları evlerde kalıyorlar.
KYK yurtları aylık 800 TL civarında bir ücret alırken özel yurtlar aylık 7 bin ile 8 bin TL arası bir fiyat bandında. KYK yurtlarına yerleşemeyen öğrenciler adeta ölüm ile sıtma arasında sıkışıp kalmış durumda. Bu nedenle öğrenciler kiralık ev bulmakta zorluk çekerken, zaten az sayıda olan ev sayısı öğrenci nüfusu ile birlikte daha da değerli oluyor.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde öğrenci ve kendisi de kirada olan Doğan Tunç, ev bulmanın adeta bir sınava dönüştüğünü dile getiriyor ve şunları söylüyor:
“Ağrı’da kiraların kısa sürede bu kadar yükselmesi bizim için sadece ‘pahalı’ olmakla kalmıyor; barınmayı, yani temel bir hakkı, belirsiz ve kırılgan hale getiriyor. Eşyalı, eşyasız fark etmeksizin konut sayısı sınırlı, talep yüksek. Ev sahipleri çoğu zaman ‘Öğrenciye vermeyelim, memura verelim’ gibi şartlar koşuyor; depozito, peşin ödeme ve bazen emlakçı komisyonu eklenince ilk giriş maliyeti iyice artıyor. Kışın sert geçtiği bir şehirde ısınma giderleri ve faturalar kiraya eklenince toplam yük daha da ağırlaşıyor. Bir de sözleşme devam ederken ara zam baskısı, kısa süreli kontratlar ve ‘Çıkın, daha yüksek verene vereceğim’ gibi söylemler güvensizlik yaratıyor. Sonuç; aynı evi 3-4 kişiyle paylaşmak, merkezi yerlerden uzaklaşıp ulaşım masrafına katlanmak ya da düşük standartlı evlerde kalmak zorunda kalıyoruz.”
Maddi durumu iyi olmayanların artık “okul mu iş mi “ ikilemine girdiğine vurgu yapan Tunç, sorunun sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini de ekliyor: “Bütçemizin aslan payı kiraya gidince beslenme, kitap–kaynak, ulaşım ve internet gibi temel kalemlerde kısmak zorunda kalıyoruz. Bazılarımız ek iş yapıyor; geç saatlere kadar çalışmak ders tekrarı ve uyku düzenini bozuyor. Merkezden uzakta, daha ucuz evlerde kalmak zorunda olanlar için ise yol masrafı ve zaman kaybı artıyor; derse geç kalma veya devamsızlık riski yükseliyor.”
Bu arada sadece konutlar değil iş yeri kiraları da çok yüksek. İşyeri kira ücretlerinin adeta uçtuğu ve konut kiralarının 25 bin TL’ye dayandığı ve mevsimsel etkenlerden dolayı insanların az kazandığı şehirde çoğu insan sırf ucuz diye çok düzensizevlerde kalmak zorunda.
Eğitimci Sibel Avesta, işin ekonomik boyutuyla birlikte kadın kiracıların yaşadığı sosyal ve psikolojik sorunlara da dikkat şu sözlerle çekiyor: “Ağrı, Türkiye’nin maddi olarak yaşanabilirlik açısından en uygun illerinden biri olarak seçildi. Bu, durum iyi demek. Ancak kimse kışını, yüksek gelen doğalgaz faturalarını hesaba katmıyor. Kışın zor şartları erkek için de kadın için de zor. Buna rağmen erkek her işte çalışabildiği için üstesinden gelebiliyor ancak kadın için durum çok farklı. Kadınlar için ekonomik boyut ile birlikte sosyolojik ve psikolojik etkileri de var.”
Avesta, şiddet gören ve boşanmak isteyen bazı kadınların kira ödeyemeyeceği için ayrı eve çıkamadığını da söyleyerek, “Şiddet gören ve boşanma davası açan bir kadın arkadaşımıza ‘Tek başına kira ödeyemezsin, sana evi vermiyoruz’ dediler. Yüksek kiradan dolayı ev bulamayınca kocasına geri döndü. Şu an bir evi oldu ama devam eden şiddeti de var” diyor.
Bu arada ev sahipleri ile kiracılar arsında da sık sık tartışmalar ve anlaşmazlıklar yaşanıyor. Peki yasal mevzuat bu konuda ne diyor, yurttaşlar ne düşünüyor?
Avukat Yeşim Ulusan, kiracıların mevzuatı esas alarak mal sahiplerine değil yasal düzenlemelere göre hareket etmesi gerektiğini şöyle aktarıyor: “Sözleşmede aksine hüküm yoksa, kira artışı yılda bir kez yapılır. Kira sözleşmesinin yenilendiği ay için o yıl açıklanan yasal kira artış oranı uygulanmalıdır. Mal sahibinin fazla talebine kiracı uygun hareket etmek zorunda değildir. Yasal kira artış oranını uygulayarak kira bedelini mal sahibinin banka hesabına ödemesi yeterlidir.“
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6482 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6424 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6162 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4870 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4503 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4501 kez okundu
7
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4481 kez okundu
1
Engelli maaşında “hane geliri” engeli
17278 kez okundu
2
Engelli bireyler nasıl oy kullanacak?
12921 kez okundu
3
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8775 kez okundu
4
Dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi şimdi kapkaranlık
6729 kez okundu
5
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6095 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.