DOLAR 43,0479 0.05%
EURO 50,3048 -0.3%
ALTIN 6.133,782,38
Ankara

AZ BULUTLU

Zeugma’da tarih, çocuk sesleriyle yeniden yazılıyor

Zeugma’da tarih, çocuk sesleriyle yeniden yazılıyor

Gaziantep Zeugma Müzesi çocuk dostu yapısıyla küçükler için bir sadece müze değil aynı zamanda okul görevi görüyor. 5 yılda 10 binden fazla öğrenci müzeyi gezdi.

ABONE OL
23 Aralık 2025 13:07
Zeugma’da tarih, çocuk sesleriyle yeniden yazılıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hayrullah Ercik

Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, “Çocuk Dostu Müze” vizyonuyla soğuk vitrinlerin ötesine geçerek yaşayan bir okula dönüştü. Müze Müdürü Özgür Çomak’ın öncülüğünde ve Eğitmen Emel Gürses’in rehberliğinde 5 yılda 10 binden fazla öğrenciye ulaşan müze; dramadan masallara, köy okulu ziyaretlerinden atölye çalışmalarına uzanan zengin programıyla yeni nesil “Kültür Koruyucuları” yetiştiriyor.

Dünyanın en önemli mozaik müzelerinden biri olan Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, sadece turistlerin değil, bölge halkının ve özellikle çocukların da ikinci evi haline geldi. Müze Müdürü Özgür Çomak, müzeyi sadece eserlerin sergilendiği sessiz ve soğuk bir mekan olarak değil, yaşayan bir eğitim kurumu olarak tanımlıyor: “Burası çocuk dostu” diyen Çomak, pandemi ve deprem gibi zorlu süreçlere rağmen 2020-2025 yılları arasında 10.250’den fazla öğrenciye ulaştıklarını belirtiyor. Çomak, “Resmi tatiller dışında neredeyse her gün müzemizde bir sınıfı ağırlıyoruz. Amacımız çocuklarda temelden bir farkındalık oluşturmak” diyerek müzenin eğitim misyonunu vurguluyor.

Sahadaki Mimar: “Emel Öğretmen ile Zamanı Yavaşlatmak”

Müdür Çomak’ın çizdiği bu vizyonun sahadaki uygulayıcısı ise Müze Eğitmeni Emel Gürses. Eğitim Fakültesi mezunu, Sosyoloji ve Radyo Televizyon eğitimi almış, Cinsiyet Çalışmaları üzerine yüksek lisans yapmış donanımlı bir isim. Gürses, kendini geçmiş ve gelecek arasında köprü kuran bir kültür aktarıcısı olarak görüyor.

Onun liderliğinde müzede bir gün, basit bir geziden çok daha fazlasını ifade ediyor. Gün, Gürses’in çocuklarla yaptığı şu anlaşma ile başlıyor: “Kuralları yasak olarak değil, nedenleriyle konuşuyoruz. ‘Neden sessiz olmalıyız?’, ‘Eserlere neden dokunmamalıyız?’ sorularını tartışıyoruz. 4 yaş grubu, bu kurallar konusunda yetişkinlerden bile daha titiz.

Miniklerin gözünden: “Yorganın Altındaki Çingene Kızı”

Müzedeki eğitim rotası; Fıstıkçı Çocuk Steli’nden başlayıp, renklerin konuşulduğu Okeanos Mozaiği’ne ve oradan müzenin yıldızı Çingene Kızı’na uzanıyor. Bu duraklarda çocukların hayal gücü, yetişkinlerin ezberlerini bozuyor.

Emel Gürses, çocukların mozaiklere “Taştan Halılar” ismini taktığını belirterek, Çingene Kızı önünde yaşadığı unutulmaz bir anıyı şöyle anlatıyor: “Bir gün bir çocuk, Çingene Kızı’nın yüzünün eksik kısmını görünce, ‘Öğretmenim galiba yatmış, üstüne de yorgan çekmiş, ağzını kapatmış. Şu an uyuyor olabilir’ dedi. Bizim yıllarca bakıp, akademik açıklamalar getirdiğimiz detayları onlar en saf ve yaratıcı halleriyle görüyorlar.”

Emel Gürses

Hız çağına inat: Atölyede derinleşme zamanı

Gezinin ardından atölyeye geçildiğinde Emel Gürses’in en önemsediği “Zamanı Yavaşlatma” oyunu başlıyor. Teknolojinin hızıyla her şeye anlık bakan çocuklara, bir resme dakikalarca bakmayı öğretiyor. Gürses, bu süreci şöyle özetliyor:

Bir resimdeki detayı yakalamaları için onlara zaman tanıyorum. Mesela şemsiyeli insanların olduğu bir tabloda, yerdeki kediyi fark eden bir çocuk; ‘Kediler ıslaklığı sevmez, yerde yattığına göre yağmur yağmıyor, şemsiyeler güneş için’ analizini yaptı. Ben o resme her gün bakıyorum ama kedi ile yağmur bağlantısını o çocuktan öğrendim.”

Dokunarak tarih: “Bu kase bizim evde de var!”

İlkokul ve ortaokul gruplarında yapılan “Eser Analizi” çalışmalarında çocukların eline tarihi objelerin replikaları veriliyor. Bir kaseye veya mühüre dokunan çocuk, “Aaa, bu bizim evdeki bardağın aynısı, sadece cam değil toprak” diyerek, tarihin kopuk bir süreç olmadığını, bugünün devamı olduğunu keşfediyor.

Özgür Çomak

Köy okullarına uzanan el: “Gelemiyorsanız, biz geliyoruz”

Zeugma’nın eğitim faaliyetleri müze duvarlarını aşıyor. Müze Müdürü Özgür Çomak, dezavantajlı bölgelere yönelik projelerini şöyle aktarıyor: “İmkanı kısıtlı olan, araç bulup gelemeyen çocuklarımız için ‘Siz gelemiyorsanız biz geliyoruz’ diyoruz. Köy okullarına gidiyor, müzeyi ayaklarına götürüyoruz.”

Çomak ayrıca bu ziyaretlerde “Kaçakçılıkla Mücadele” konusuna değindiklerini, çocuklara kültür varlıklarını korumanın önemini anlatarak onları birer “Geleceğin Kültür Koruyucusu” ilan ettiklerini belirtiyor.

Heykeller Dansı ve Mutlu Yüzler

Zeugma’da bir gün, neşeyle sona eriyor. Okul öncesi grupların favorisi “Müzede Heykeller Dansı” “Orpheus Yapbozu” ve bahçedeki seksek oyunları ile çocuklar yorgunluklarını atıyor. Her çocuğa Bakanlığın hazırladığı “Biri Arkeolog mu Dedi?” kitabı hediye ediliyor. Hem Müze Müdürü Özgür Çomak’ın vizyonu hem de Eğitmen Emel Gürses’in çabalarıyla çocuklar müzeden çıkarken tek bir cümle kuruyor: “Ben iyi bir yere gittim, orada kendimi çok iyi hissettim.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.