DOLAR 32,8433 1.04%
EURO 35,3027 0.88%
ALTIN 2.488,332,30
Ankara
30°

AÇIK

Yazı Dizisi – 1. Bölüm: Eğitimci ve veliler, yüz yüze eğitimi riskli buluyor
  • 9.Köy
  • Sağlık
  • Yazı Dizisi – 1. Bölüm: Eğitimci ve veliler, yüz yüze eğitimi riskli buluyor

Yazı Dizisi – 1. Bölüm: Eğitimci ve veliler, yüz yüze eğitimi riskli buluyor

Salgın döneminde okulların açılması tartışılıyor. Eğitim-Sen’den Bozdoğan, okulların “sermayenin basıncı” nedeniyle açıldığını söylerken ısrarın kabul edilebilir yanı olmadığını belirtti. Veli-Der Genel Başkanı Bahadır ise ödenek ve personelin olmadığı, derslik sayıları ve öğretmenlerin yetersiz olduğuna işaret edip olası aksamalarda “Sorumluluk MEB’tedir” dedi

ABONE OL
21 Ağustos 2020 00:00
Yazı Dizisi – 1. Bölüm: Eğitimci ve veliler, yüz yüze eğitimi riskli buluyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tüm dünyanın mücadele ettiği Covid-19, ekonomiden eğitime birçok alanda etkisini hissettiriyor. Türkiye’de vaka sayıları artış eğilimini sürdürürken Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yayınladığı bir genelge ile yüz yüze eğitim tarihini önce 31 Ağustos olarak belirledi; ardından ise yaptığı açıklama ile 31 Ağustos’ta uzaktan eğitimin, 21 Eylül’de ise yüz yüze eğitimin başlayacağını duyurdu. Fakat eğitimin paydaşlarından öğretmenler, öğrenciler ve veliler salgının tehlike olmaktan çıkmadan açılma kararı verilmesine tepkili.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan, eğitimin kesintiye uğramamasının ve yüz yüze eğitimin önemine değinip okulların açılması ile yüz yüze eğitimin birbirinden ayrı konular olduğuna dikkat çekti.

“Özel okul sahipleri, okulların açılmasında ısrar ediyor”

“Okullar, öğrencilerin sadece akademik bilgi edindikleri etrafı duvarlarla çevrili kurumlardan çok daha fazlasıdır” diyen Bozdoğan, uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutamayacağından söz etti. Bozdoğan, uzaktan eğitimin pandemi döneminde olduğu gibi sadece olağanüstü dönemlerde kullanılması gerektiğini belirtti.

Bozdoğan, okulların açılması ile ilgili tartışmalarının pedagojik, bilimsel ve çocuğun üstün yararının gözeterek devam etmediğinin altını çizerek “Bir taraftan okulların açılmamasının siyasi iktidarın salgınla mücadelede zafiyeti olarak kabul edileceği düşünülmekte ve bu nedenle salgınla ilgili gelinen aşama, çok da dikkate alınmadan okulların açılacağı açıklanmaktadır” diye konuştu. “Okulların açılmasına dönük kararın veya eğilimin arkasındaki bir başka neden ise sermayenin okulların açılmasına dönük gereksiniminin yarattığı basınçtır. Özel okul sahipleri, salgına rağmen okulların açılmasında ısrar ediyor” diyen Bozdoğan, “Okulların açılmasında ısrar etmenin kabul edilebilir bir tarafı yoktur” vurgusu da yaptı.

“Yüz yüze eğitimin başlaması riskli”

Bozdoğan, okulların “Salgının bittiği, virüsün tehdit olmaktan çıktığı, eğitim kurumlarının öğrenci ve öğretmenler için tamamen güvenli hale geldiği, gerekli tüm önlemlerin alındığı koşullarda” açılması gerektiğini belirtti. Vaka sayılarının artma eğiliminde olduğu bu dönemde yüz yüze eğitimin başlamasını riskli bulduklarının altını çizen Bozdoğan, yüz yüze eğitimin başlaması halinde ise velilerin öğrencileri okula göndermeme eğiliminin yüksek olacağını gözlemlediklerini ifade etti.,

Yüz yüze eğitimin başlaması halinde çok ciddi sağlık sorunlarının oluşması ve salgının yayılmasının hızlanma olasılığının yüksek olduğuna işaret eden Bozdoğan, “Yükseköğretimi de dahil ettiğimizde, neredeyse nüfusun üçte biri aktif olarak eğitim sürecinin içerisindedir. Bu kadar geniş bir kesimin içinde bulunduğu bir alanda yaşanacak fiziksel hareketliliğin salgının yayılması ve etkisini artırması neredeyse kaçınılmazdır” uyarısında bulundu.

Bozdoğan, okulların açılması durumunda birçok değişiklikle açılacağını ancak öğretmen ve öğrencilerin hâlâ bu konuda bilgilendirilmemiş olduğunu söyledi. Alınacak önlemlerin kararlaştırılma sürecine öğretmen ve öğrencilerin etkin katılımının sağlanmamış olmasını “ciddi eksiklik” olarak tanımlayan Bozdoğan, “Bu da bizlere yaşanacak sıkıntılarla ilgili ipuçları vermektedir” diye devam etti.

“Öncelik sağlık ve eğitim hakkı olmalıdır”

Okulların açılmasına dair önlemlere ilişkin ellerinde bulunan somut metinlerin yalnızca okullarda uygulanacak hijyen ve temizlik önlemleriyle ilgili yayınlanan bir kılavuz ile Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan bir rehber olduğuna dikkat çeken Bozdoğan, “Bunlar da en uygun koşullara göre hazırlanmış ve uygulanması için ciddi bütçe ve personel gerektiren metinler. Bu metinlerde ifade edilenlerin bizim okulların fiziki yapısı ve okul/derslik başına düşen öğrenci sayıları dikkate alındığında uygulanması mümkün görünmemektedir” ifadelesini kullandı.

Bozdoğan, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Salgınla mücadelenin başarılı olması ancak kolektif akıl, şeffaf bilgi paylaşımı, dayanışma ve toplumsal mutabakatla mümkündür. Okulların açılması gibi kritik öneme sahip bir konuda mutlaka konunun taraflarının katılacağı çalışmalar ve bilimsel zeminlerde yürütülecek tartışmalarla kararlar demokratik yöntemlerle alınmalıdır. Alınacak kararlarda öncelik sağlık ve eğitim hakkı olmalıdır.”

Ödenek ve personel yok, derslik ve öğretmen yetersiz

Veli-Der Genel Başkanı İlknur Kaya Bahadır ise salgının geldiği aşamada okulların açılacak olmasının velileri kaygılandırdığın söyledi. Kamu okullarının salgın öncesinde de koşullarının “sorunlu” olduğuna dikkat çeken Bahadır, “Kamu okullarına ödenek gönderilmemesi, temizlik personeli olmaması ve bu ihtiyaçların velilerden toplanan bağışlarla çözülmeye çalışılması zaten okulların sağlık ve güvenlik koşullarında son derece eşitsiz koşullara neden oluyordu. Durum normalde bile bu iken salgında gerekli koşullar nasıl sağlanacak belli değil” dedi.
MEB tarafından alınacak önlemlerin yeterli olacağını düşünmediklerini belirten Bahadır, açıklamasına şöyle devam etti: “MEB okullara şunları yapın diyor ama ödenek yok. Personel yok. Derslik sayıları yetersiz. Öğretmen yetersiz. Bunun yanında okullar açıldığında uyulması gereken önlemler konusunda öğretmen öğrenciler ve velilerin eğitilmesi gerekiyor ama bununla ilgili hiçbir şey yapılmamış durumda.”

“Sorumluluk MEB’tedir”

Bahadır, belirtilen tarihte okulların açılması durumunda velilerin öncelikle doğru ve güvenli kanallardan hastalık ve korunma yöntemlerini öğrenmeleri gerektiğini vurgulayıp sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarını kurallara uymaları konusunda eğitmeli ve kendileri de bu kurallara eksiksiz uymalı, çocuklarının uyup uymadığını denetlemeli. Okul aile birlikleri ile iş birliği halinde okulların gerekli hijyenik koşulları sağlayıp sağlamadığını izlemeli, olası aksamalarda gereken müdahalede bulunmalıdır. Ancak unutulmamalı ki sorumluluk doğrudan okul yönetiminde yani MEB’tedir. Öncelikle Bakanlık tüm Türkiye’de gerekli önlemleri eksiksiz almalıdır.”

Yarın: Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr.Samet Mengüç ve Klinik Psikolog Emine Ünlü son süreci değerlendirdi…

HABER : EDA NARİN – YAZI DİZİSİ

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.