DOLAR 43,4926 0%
EURO 51,6646 0.12%
ALTIN 6.643,28-2,12
Ankara
11°

PARÇALI AZ BULUTLU

Tokatlı, siyanürlü altına direniyor: Varoluş mücadelesi!
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Tokatlı, siyanürlü altına direniyor: Varoluş mücadelesi!

Tokatlı, siyanürlü altına direniyor: Varoluş mücadelesi!

Tokat’ta maden şirketlerinin bölgeye girişini yıllardır engelleyen yöre halkı, siyanürlü altın madenciliğine karşı hukuki ve yerel örgütlenmeye dayalı bir mücadele yürütüyor. Kelkit Vadisi Çevre Platformu Başkanı Melike Tepecik, "Bir tek sondaj bile açtırmadık. Bu, halkın varoluş mücadelesidir" diyor.

ABONE OL
21 Kasım 2025 14:41
Tokatlı, siyanürlü altına direniyor: Varoluş mücadelesi!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Müberra Ünsal / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos

Tokat’ın çeşitli ilçelerinde planlanan siyanürlü altın madeni projelerine karşı yöre halkının mücadelesi sürüyor. Bölgedeki çevre örgütleri, yerel dernekler ve köylüler, maden ruhsatlarına karşı hem sahada hem de yargıda örnek bir dayanışma ağı oluşturmuş durumda.

TEMA Vakfı verilerine göre Tokat ormanlarının, meraların, sulak alanların yüzde 46’sı madenlere ruhsatlı. Bu madenlerin çoğu dördüncü grup (demir, bakır, altın ve çinko) madenler. Ancak içlerinde bentonit ve taş ocağı gibi alternatif çeşitli maden ocakları da var.

Melike Tepecik

“Örgütlü mücadele farkı”

Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Bilim Uzmanı ve Kelkit Vadisi Çevre Platformu Başkanı Melike Tepecik, bölgede siyanürlü altına karşı verdikleri mücadeleyle ilgili 9. Köy’ün sorularını yanıtladı. Örgütlü mücadelenin önemine dikkat çeken Tepecik, Tokat’ın verdiği mücadelenin, diğer yerlerden farkını şöyle anlattı: “Biz 2020 yılından beri bölgemize hiçbir şekilde maden sondajı açtırmadık. Yani maden ruhsat süreçlerinde hiçbir şirket bizim bölgemize ilerleme kaydedemedi. Bunu nasıl başardık? Vatandaşın örgütlenmesiyle, vatandaşın itiraz etmesiyle başardık. Her bölgede ruhsat ortaya çıktığında o bölgenin ana merkezinde örgütleniyoruz. Civar köyleri mücadeleye dahil ediyoruz. Tokat Merkez’de bir sorun olduğunda o merkez köydeki mücadelenin içerisine dahil edebiliyoruz.

“Halk varoluş mücadelesi veriyor”

Yöre halkının yaşama, varolma güdüsüyle mücadele verdiğini söyleyen Melike Tepecik, “Halk, köyüm gitmesin kentim gitmesin, buralara maden gelirse ben buradan giderim, burada yaşayamam. O yüzden maden gelmesin” düşüncesiyle hareket ediyor, biz de bu mücadeleyi büyütmeye çalışıyoruz” dedi.

Çevre aktivizmini maden açılmaya çalışılan bölgelerdeki derneklerle yürüttüklerini anlatan Melike Tepecik, şu çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Maden sahası açılmaya çalışılan bölgede bir dernek varsa onlarla iletişim kuruyoruz, yoksa da bir dernek kurarak davaların takibini yapıyor, ruhsat ve tüzük yazma süreçlerini o dernekler üzerinden yürütüyoruz. Böylece herkes davasını da takip edebilmiş oluyor ve bir karışıklığa da neden olmuş olmuyoruz. Artık bir ilçedeki mücadeleye diğer mücadele edenleri de o davaya davet ediyoruz. İnsanlar birbirlerine destek olmak istiyorlar kendi rızalarıyla.

“Su güvenliği meselesi”

Bu yalnızca bir köyün değil, tüm bir havzanın su güvenliği meselesi” diyen Tepecik’e göre Tokat Merkez ve çevresini besleyen çok sayıda dere ve su yatağının siyanürlü madencilikten etkilenme riski bulunuyor. Etkilenecek alanlar arasında Tokat Merkez, Artova, Sulusaray ve Yeşilyurt ilçeleri yer alıyor.

“ÇED başvurularında hile yapılıyor”

Çevre Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) konusunda da çeşitli hileler yapıldığını söyleyen Melike Tepecik, bu konuda şu örneği verdi:”Örneğin, şirketlerin ruhsat sahibi oldukları alanlar çok büyük alanlar. 20 bin hektar, 30 bin hektar, 200 bin hektarlık alanlar var ellerinde. Ancak ÇED'e alanı bölerek, 2 bin hektar üzerinden başvuruyorlar.

Tepecik, ÇED hilesine karşı önlem alması gereken İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’nün ise sürece kayıtsız kaldığını ileri sürdü: “İl Müdürlüğü onları bu tartışmalardan haberdar ettiğimiz ve dilekçe süreçlerini işlettiğimiz halde bazen siyasi saiklerle sürece müdahil olmuyor. Son çıkan maden yasasından sonra da artık tamamen problemli bir süreç işliyor. Şirketler tüm süreci Bakanlıktan yürütüyor. Dolayısıyla İl Müdürlüğü ya da buradaki bürokratlar sürecin dışında kalmış oluyor. Bizim de itiraz etme şansımız olmuyor.”

Bütün olumsuzluklara karşın, mücadelelerini sürdürdüklerini belirten Tepecik, yaşadıkları zorlukları da şöyle anlattı: “Aktif olarak devam eden toplam 6 dava var, mücadele ettiğimiz alanlarda çok fazla ruhsat var. Tek bir alanda 4 ruhsat da olabiliyor. Mesela birini iptal ettiriyoruz, ancak aynı bölgedeki bir diğer ruhsatın iptal için de mücadeleye de devam ediyoruz.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.