DOLAR 44,1899 -0.09%
EURO 50,7431 0.39%
ALTIN 7.076,77-0,82
Ankara

PARÇALI BULUTLU

Depremden sonra gelen felaket “çevre katliamı”
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Depremden sonra gelen felaket “çevre katliamı”

Depremden sonra gelen felaket “çevre katliamı”

Deprem yaralarını sarmaya çalışan Hatay’da bu kez çevre alarm veriyor. Antakya ve çevresindeki dere yataklarına, tarım arazilerine ve yerleşim alanlarının yakınına yapılan kaçak hafriyat ve beton dökümleri; ekosistemi, tarımsal üretimi ve halk sağlığını tehdit ediyor.

ABONE OL
9 Mart 2026 11:22
Depremden sonra gelen felaket “çevre katliamı”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Semire Yılmaz

Depremin bazı yaraları sarıldı, kimi yaraları küllendi ama inşaat çalışmaları şimdi doğanın canına kıyıyor. 9. Köy, Antakya Çevre Derneği Başkanı Nilgün Karasu’nun uyarılarını, Avukat Bekir Atahan’ın hukuki değerlendirmelerini ve vatandaş Mehmet Karyeli’nin yaşadıklarını dinledi ve yeni çevre felaketini mercek altına aldı.

“Taş ocakları 22’den 200’e çıktı”

Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu’ya göre 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından kentte dramatik bir artış yaşandı. Karasu, verileri paylaşarak durumu şu şekilde açıkladı: “Depremden önce sayıları 22 olan taş ocakları bugün itibariyle 200’ün üstünde, beton santralleri ise 86 izinli ruhsatlı olanlar. Ayrıca izinsiz ruhsatsız faaliyet gösteren mobil beton santralleri ile ilgili herhangi bir resmi bilgi mevcut değil.

Karasu, ÇED raporu gerekli görülmeden yürütülen faaliyetlerin denetimsizliğe yol açtığını belirterek, enkaz ve hafriyat atıklarının kontrolsüz taşınmasının asbest ve kimyasal riskini büyüttüğünü söyledi.

Nilgün Karasu

Asi Nehri’nden denize uzanan zincirleme etki

Asi Nehri havzasına dökülen molozların yalnızca dere yatağını değil, nehir aracılığıyla deniz ekosistemini de etkilediğini belirten Karasu şöyle konuştu: “Asi Nehri’ne dökülen molozlar suda çözünmekte ve oradaki canlı yaşamı tehdit ederken nehir denize döküldüğünden deniz ekosistemini alt üst etmektedir

Taş ocakları ve beton kırma makinelerinden yayılan ince toz partiküllerinin bitki örtüsünü ve solunan havayı olumsuz etkilediği, özellikle zeytinliklerin risk altında olduğu ifade ediliyor. Karasu, Antakya, Defne ve Samandağ hattında zeytinliklerin ve verimli tarım alanlarının tehdit altında olduğunu şu sözlerle anlattı:

Bu işletmelerin yaydığı tozun zeytinliklere ve sebzelere birikmesinden dolayı bir çok kırsal alanda zeytincilik ve tarım yok olma aşamasında. Ağır metaller ve asbest birikiminin uzun vadede toprağı tarıma elverişsiz hâle getirebileceği uyarısı yapıldı.

“Döküm alanlarının acilen belirlenmesi gerek”

Kaçak dökümlerin önlenmesi için döküm alanlarının acilen belirlenmesi gerektiğini söyleyen Karasu, bu alanların yerleşim yerlerinden, okullardan, yer altı sularından, tarım arazilerinden ve zeytinliklerden uzak olması gerektiğini vurguladı.

Sağlıklı denetim yapılsaydı bu kadar zarar olmazdı” diyen Karasu, Hatay için özel bir çevresel iyileştirme ve denetim planının mutlaka hazırlanması gerektiğini ifade etti. Her ilin ayrıca bir çevre ve afet planına sahip olması gerektiğini söyledi.

Karasu, Türkiye’de ilk sivil çevre vizyon planını hazırladıklarını belirterek, “Asi Nehri Havzası’nı merkeze alarak doğa dostu ve afetlere dayanıklı bir gelecek için yol haritası oluşturduk” dedi. Hazırlanan planın, bölgedeki ekolojik tahribatı tespit etmeyi ve alternatif çözümler üretmeyi amaçladığı aktarıldı. Planın, ekosistemi koruyarak halkın yaşam kalitesini artırmayı hedeflediği vurgulandı.

Bekir Atahan

Kamu güvenliği ve sel riski

Hukukçu Bekir Atahan, kaçak dökümlerin kamu güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti. Yolların kapanması, altyapının tıkanması ve sel riskinin oluşması halinde cezai, idari ve tazminat sorumluluğunun gündeme gelebileceğini söyledi.

Kabahatler Kanunu, İmar Kanunu ve belediye mevzuatı kapsamında yaptırımların mümkün olduğunu belirten Atahan, tekrar eden ihlallerde cezaların ağırlaşabileceğini ancak uygulamada cezasızlık algısının güçlü olduğunu dile getirdi.

Hukuki çerçeve: “Hem suç hem idari yaptırım”

Avukat Bekir Atahan, izinsiz hafriyat ve beton dökümünün yalnızca idari ihlal olmadığını şöyle vurguladı: “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ‘Çevreye Karşı Suçlar’ başlığındaki 181. maddesi ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’ suçunu düzenlemektedir. Ayrıca 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8. maddesi kirletme yasağını açıkça ortaya koymaktadır.”

Atahan’a göre bu tür uygulamalar hem ceza hukuku kapsamında suç hem de belediyeler ve ilgili kurumlar tarafından idari yaptırıma konu olabilecek işlemler.

Denetim sorumluluğu kime ait?

Atahan, yalnızca şirketlerin değil, denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin de hukuki sorumluluğunun doğabileceğini vurgulayarak şöyle dedi: “İdare hukukunda yetki ve sorumluluk iç içedir. Yani yetkin var ise, aynı zamanda sorumluluğun da vardır. Fakat bizde bu genel ilke maalesef uygulamada pek işlememektedir. Yetkisi olan kamu görevlileri, genellikle sorumlu olmamaktadır

Vatandaşlar ne yapabilir?

Avukat Bekir Atahan, vatandaşların hak arama süreçlerinde CİMER’in etkili ve pratik bir yol olduğunu söyledi. Başvurunun hem kolay hem de maliyetsiz olduğuna dikkat çeken Atahan, “Bilgisayar ya da telefon üzerinden dahi şikâyetinizi ve talebinizi iletebiliyorsunuz. Bu yönüyle oldukça erişilebilir bir mekanizma” dedi.

Savcılığa şikâyetin de elbette mümkün olduğunu belirten Atahan, ancak bu sürecin CİMER’e kıyasla daha zahmetli ilerleyebildiğini ifade etti. Bir hukukçu olarak yurttaşlara açık çağrıda bulunan Avukat, hak arama hürriyetinin ertelenebilir ya da görmezden gelinebilir bir hak olmadığını vurguladı ve “Son tahlilde mutlaka ve mutlaka vatandaşlarımızın haklarını aramasını, ardından da dosyalarını sıkı bir şekilde takip etmelerini tavsiye ediyorum” dedi.

“Her yağmur yağdığında uyuyamıyoruz”

Mahallesinde kaçak döküm olduğunu belirten Mehmet Karyeli, yaşananları şu sözlerle anlattı: “Döküm işlemleri geçen seneden beri yapılıyor genellikle hafta sonu gece veya etrafta kimse olmadığı zaman yapılıyor, belediyeye şikayette bulundum zabıtalar gelip fotoğraf video çektiler acil durumda evime ne ambulans nede itfaiye girebilir alt yapımız su giderleri tıkalı ve bunların üzerine döküm yapılıyor her döküm yapılınca evime su biraz daha yaklaşıyor ve geçen yıl evime su girdi evimizi sel bastı her yağmur yağdığında uyuyamıyoruz.

Karyeli, Hatay Belediyesine şu ifadelerle seslendi: “Sayın Başkan Mehmet Öztürk burası Antakya merkezimizin girişi, kalbi lütfen şu kaçak döküm kurallarına uymayanlara,  belediye çalışanlarına gereken cezayı verin

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.