DOLAR 43,9809 -0.01%
EURO 51,1368 -0.04%
ALTIN 7.190,20-0,18
Ankara

PARÇALI BULUTLU

Başkent  beton kente mi dönüşüyor?

Başkent beton kente mi dönüşüyor?

Cumhuriyet’in başkenti olarak planlı ve modern bir kent kimliğiyle inşa edilen Ankara, bugün kentsel dönüşüm politikalarıyla yüksek katlı ve tek tip yapılaşmanın gölgesinde kimliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Uzmanlara göre rant odaklı uygulamalar; yeşil vadileri, kamusal alanları ve kentin özgün mimari dokusunu geri dönülmez biçimde dönüştürüyor.

ABONE OL
2 Mart 2026 14:26
Başkent  beton kente mi dönüşüyor?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Zeynep Koç

Cumhuriyet’in ilk yıllarında planlı ve modern bir kent olarak tasarlanan Ankara, bugün rant odaklı dönüşüm politikalarıyla ekolojik ve mimari kimliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Şehir planlama uzmanları, kentin geçmişte uygulanamayan planlarının bugünkü sorunların temeli olduğunu vurgulayarak; yeşil vadilerin betonlaşması, kamusal alanların azalması ve tek tip mimarinin Ankara’yı kimliksizleştirdiğini belirtiyor.

Kentsel dönüşüm, 6306 sayılı kanuna göre temelinde riskli alanların, riskli yapıların ve afet tehlikesi altında bölgelerin yeniden düzenlenmesi, iyileştirilmesi ve güvenli hale getirilmesini kapsıyor. Ancak uygulama kısmında riskli yapı olarak ilan edilen bölgelere mevcut 4 katlı yapıların yerine 18-20 kata kadar konut inşa edilebilecek imar izni çıkıyor.

Merve Nalçakar

Ankara Şehir Plancılar Odası Yönetim Kurulu Üyesi Merve Nalçakar bu durumu, teknik ve mesleki yeterlilik gerektirmeyen, kolay yoldan müteahhit olunabilmesine bağlıyor. Kamusal alanlar oluşturulmadan, yüksek bloklu konut yapılarının inşa edilmesini eleştiren Nalçakar, şu görüşleri dile getirdi: “İdeal bir düzende 20 kat yapılabilecek yere, yapılsın tabii ki, çünkü kentin çok geniş bir alana yayılmasındansa derli toplu olması daha iyidir. Ama her yer böyle olacak şekilde diye bir şey yok. Yüksek katlı bloklar da nizamda olmalı, alçak katlı yapılar da.”

“Konutlar tek tipleşti”

Ankara Şehir Plancılar Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ceren Gamze Yaşar ise kentsel dönüşümün ekonomik boyutuna dikkat çekiyor. Yaşar’a göre müteahhitler gibi politika yapıcılar ve yerel yönetimler de kentsel dönüşümü sadece ekonomik yönüyle ele alıyorlar. “Ekonomi gözüyle baktıkları şey de nihayetinde bizim hayatımız” diyen Yaşar, konutun ekonomik değerinin toplumsal değerlerin önüne geçtiğini vurguluyor.

Ceren Gamze Yaşar

Diğer taraftan, yeni yapılan evlerin mimari açıdan birbirine benzemesi, şehirde tekdüzelik yaratıyor. Yaşar, gri, beyaz ya da cam görüntüsünden oluşan yapıları, “Dubai’den Kayseri’ye bütün yapılar birbirine benziyor. Her kentin kendine özgü tarafı olmalı, her kentte aynı şeyleri hissetmemeliyim” diyor.

Ankara Şehir Plancılar Odası Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yıldız ise benzeyen konut tipolojilerini, “Kentin kendine özgü dinamiklerini, yerel mimarı dokusunu, sokağını, kamusal alanlarını zedeliyor” şeklinde yorumlayarak, tek tipleşen yapıların Ankara’nın planlı dokusuna zarar verdiğini belirtiyor.

Ankara’nın uygulanamayan planları: Lörcher ve Jansen planları 

Geçmişe bakıldığında Ankara’nın, Cumhuriyet’in ilk yıllarında modern ve planlı bir kent olma imkânı vardı. Bu yönde yapılan girişimler doğrultusunda Lörcher ve Jansen Planları ile somut adımlar atılmış olsa da hızlı nüfus artışı ve çeşitli sebepler neticesinde planlar uygulanamadı.

Murat Yıldız

Yıldız, Jansen planının tartışmalı tarafları olduğunu söylese de plandaki yeşil altyapı sistemi uygulanmış olsaydı şuan daha farklı bir Ankara görebileceğimizi söylüyor: “Atatürk Orman Çiftliği’nden Çankaya Köşkü’ne kadar uzanan vadiler ve dereler sistemi planlanabilseydi, derelerin üzeri asfaltla kapatılmasaydı, Ankara’nın her yağış aldığında selle imtihanını görmüyor olurduk

Mülkiyet hakkı mı, kentin doğal mirası mı?

İmrahor Vadisi, Dikmen Vadisi ve Şirindere Vadisi gibi bölgelerde yapılan imar çalışmaları, toprak sahipleri ve yeşil alanın korunması gerektiği görüşünde olan taraflar arasında tartışma doğuruyor.

Yıldız, Mühye ve Karataş bölgesinde devam eden planlama çalışmalarına dikkat çekerek, yakın zamanda bu bölgelerde çok katlı siteleri görmenin şaşırtıcı olmayacağını söylüyor.

Kiracılar, çeperlere taşıyor

Yeni ev demek konut fiyatının yüksek olması anlamına geliyor. Kentsel dönüşümün yapıldığı bölgede yaşayan kiracılar, aynı bölgede bütçelerine uygun ev bulamıyorlar. Keçiören’de eşiyle birlikte yaşayan 67 yaşındaki hak sahibi M.O ise emekli maaşı yeni sitenin aidatını karşılamadığı için evini kiraya verip daha makul bir apartmanda kiracı olarak yaşadığını söylüyor. Kentsel dönüşüm maksadıyla yapılan site konutları, hem kiracılar için hem de ev sahipleri için ciddi bir ekonomik yük doğuruyor. Bu yük, birçok vatandaşı şehir merkezinden uzak bölgelerde yaşamaya zorluyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP