Azra Acar
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) 9-26 Kasım tarihlerinde Türkiye’de düzenlenecek. Antalya’nın ev sahipliği yapacağı konferansta alınan kararlar iklim politikalarını doğrudan etkileyecek. Zirve öncesinde biraraya gelen, çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, iklim krizinin ulaştığı boyutlara dikkat çekti.
28 Ocak’ta bir araya gelen çok sayıda çevre örgütü, dernek, siyasi parti, sendika ve meslek odası temsilcisi, Antalya İklim Adaleti Forumu Sonuç Bildirgesi’ni kamuoyuyla paylaştı. Bildirgede Antalya’nın sadece bir turizm vitrini değil, aynı zamanda ciddi çevre sorunlarıyla boğuşan bir kent olduğuna dikkat çekildi. Konuya ilişkin Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı ve Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici de açıklamalarda bulundu.

Mustafa Karancı
JMO Antalya Şubesi Başkanı Mustafa Karancı, son yıllarda artan sel ve taşkınların iklim krizinin boyutlarını ortaya koyduğunu söyledi. Bu afetlerin sadece çevreyi değil, ekonomiyi de olumsuz etkilediğini belirten Karancı, şu görüşleri dile getirdi:
“Antalya’da 6 ay önce barajlardaki su seviyesini konuşuyorduk, bugün taşkınları konuşuyoruz. Son günlerde yaşadığımız taşkınlarda Kumluca’daki seraların su altında kalması, Serik’te dükkanların çamura gömülmesi ve şehir merkezinde insanların yollarda mahsur kalması hepimize şunu gösterdi; iklim krizi artık bilim insanlarının raporlarında değil, hayatımızın tam içinde”
World Wide Fund for Nature (WWF) raporuna göre ise Antalya, serada meyve üretiminde yüzde 26,5’lik payıyla Türkiye’de öne çıkan iller arasında yer alırken, seracılığın tamamen sulamaya bağlı olması su tüketimini artırdı.
Başkan Mustafa Karancı, iklim krizinin sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisine girdiğini belirterek, iklim krizi nedeniyle “aşırı kuraklık-aşırığı yağış” arasında gidip gelen sarkacın artık “yeni normal” olduğunu söyledi. Karancı, “İşte tam da burada COP31’in
önemi devreye giriyor. Çünkü bu zirvede sadece emisyon azaltımı değil, şehirlerin sel, kuraklık ve sıcak gibi risklere karşı nasıl dayanıklı hale geleceği ve bunun için hangi finansman kaynaklarına erişeceği de konuşulacak” dedi.
COP31’in, iklim krizine çözüm aranacak bir arena olacağına işaret eden Karancı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Antalya’nın geleceğini belirleyecek şey, 10 gün otellerin dolması değil; önümüzdeki 30 yıl sel riskini, kuraklığı ve su stresini nasıl yöneteceğimizdir. Bu yüzden Antalya COP31’e ‘80 bin misafir ağırladık’ diye değil; ‘şehrin altyapısını güçlendirecek projeler için finansman aldık’ diye hazırlanmalıdır. Bu dönüşümün başlangıç noktası da COP31 Antalya olmalıdır.”

Erol Kesici
TTKD Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici ise iklim krizinin yıllardır var olan bir sorun olduğunu belirterek, bütün çözümü COP31’den ummamak gerektiğini söyledi. Hızlıca eyleme geçilmesi gerektiğini vurgulayan Kesici, “Biz ne kadar toplantı yaparsak yapalım,uygulamaya geçmedikten sonra, gerçek bilimsel öneriler alınmadıktan sonra faydasız! Kent yapısından tutun, doğal su kaynaklarına; yaban hayatından tutun ekosisteme kadar tüm bunlar birbiriyle bağlantılı olan şeylerdir. Toplan, toplan, nereye kadar toplan” diye konuştu. Kesici, iklim krizi, kuraklık, tarımsal gıdaya ulaşma zorluğu çekileceğinin 30 yıldır dile getirildiğini anımsattı.
İklim krizi sorununun pek çok alanda çalışmalar yapılarak çözüme kavuşabileceğini vurgulayan Kesici, şunları söyledi:
“Sorun da belli, çözüm de belli. Kentlerinizi düzenleyin, yeşil kentler oluşturun, ormanları kesmeyin, orman yangınlarını engelleyin, kentleşmeyle ilgili altyapı çalışmalarını yerine getirin, kayıp kaçakları önleyin. Bir an önce hastanın ameliyat masasına yatırılıp, işin ehli olan liyakatlı doktorlarla hastanın ameliyat edilip ve sağlığına kavuşturulması gerekiyor. Geldiğimiz manzara çok kötü. Ne yat ne kat, çocuklarımıza yaşayabilecekleri bir doğa bırakalım.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4517 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4515 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13610 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8857 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8290 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6104 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4545 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.