Hayvan hakları kavramının ilk dile getirildiği, göç eden leyleklerin tedavisinin gerçekleştirildiği dünyanın ilk hayvan hastanesi olan Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki Gurabahane-i Laklakan, yerli halk tarafından 19. yüzyılda “Düşkün Leylekler Evi” olarak hizmete açılarak tarihe damgasını vurdu. Göçmen kuşların bakımının yapılması amacıyla özellikle sakat leyleklerin tedavisinin gerçekleştirildiği Gurabahane-i Laklakan, zaman içinde yıkım ve bakımsızlığa maruz kaldı.
Osmanlı döneminde halkın önem verdiği ve göç zamanlarında birçok şehirde şenlikler düzenlediği leylekler, Bursa’ya geliş güzergâhında yaralandığında tedavi ediliyordu. 19. yüzyıl sonlarında Bursa’daki Kapalıçarşı içinde yer alan Haffaflar (Ayakkabıcılar) Çarşısı’nın meydanı yaralı leyleklerin bakım alanı olarak kullanılıyordu. Bu alanda leyleklerin yanı sıra karga, baykuş gibi diğer yaralı kuşlar da tedavi ediliyordu.

19. yüzyılda Bursa’nın varlıklı ailelerinden biri olan Fransız Konsolosluğu’nda görevli Ermeni asıllı Grégorie Bey, Haffaflar Çarşısı’ndan getirdiği birkaç yaralı leyleği tedavi ettirdikten sonra, çarşı esnafının da katkılarıyla Gurabahane-i Laklakan adını verdiği bir hayvan hastanesi kurdu. Bu hastane leyleklerle birlikte birçok göçmen kuş türünün korunması ve tedavisi için hizmet vermeye başladı.

Günümüzde Osmangazi Belediyesi Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü’ne bağlı olarak tüm hayvanların bakım ve tedavisine devam eden Gurabahane-i Laklakan, hayvan hakları konusunda önemli merkezlerden biri olarak çalışmalarını yürütüyor. Kayhan Mahallesi’ndeki Gurabahane-i Laklakan, yaklaşık iki asır önceki kuruluş işlevini yerine getirirken tarih ve kültür meraklısı yerli, yabancı gezginler tarafından da büyük ilgi görüyor.
Sokak hayvanları için ücretsiz tedavi
Osmangazi Belediyesi tarafından 2010 yılında restorasyon çalışmaları tamamlanarak hizmete açılan Gurabahane-i Laklakan (Düşkün Leylekler Evi) binası, her hafta salı günleri 10.00 ile 15.00 saatleri arası yalnızca sahipsiz sokak hayvanlarına hizmet veriyor. Gurabahane-i Laklakan Hayvan Tedavi Bölümü’nde, hekim ve teknikerlerden oluşan profesyonel bir ekip hazır bulunuyor. Aşı, enjeksiyon ve pansuman gibi en doğal hayvan haklarının ücretsiz yapıldığı birimde daha ciddi vakalarla karşılaşıldığında ise hasta ya da yaralı hayvan Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Sahipsiz Hayvanlar Doğal yaşam ve Tedavi Merkezi’ne sevk ediliyor.

Dündar: Bu mirası geleceğe aktarıyoruz
Gurabahane-i Laklakan Projesi ile “Vakıf İnsan Ödülü”ne layık görülen Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın elinden aldığını belirterek, “Dünyada insan haklarının dahi konuşulmadığı bir dönemde hayvanlara, leyleklere hizmet sunan ecdadımızın bu anlayışını günümüze taşıyıp, geleceğe aktarıyoruz. Böylece Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf İnsan Ödülü’nü şahsımda Bursa’mıza layık bulundu” dedi.

Dünyanın ve Türkiye’nin ilk hayvan hastanesi olan Gurabahane-i Laklakan’ın bu topraklarda yaşayan insanların canlılara verdiği önemin en güzel göstergesi olduğuna dikkati çeken Osmangazi Belediye Başkanı Dündar, hedeflerini şöyle vurguluyor:
“19. yüzyıl sonlarında Bursa’da Haffaflar Çarşısı’ndaki esnaf, yaşlı bir insanı ücretli olarak tutarak düşkün leyleklere bakmış ve bu iş vakfa dönüşmüş. Gurabahane-i Laklakan ismiyle günümüze kadar gelen bu hizmeti, Osmangazi Belediyesi olarak kamulaştırdığımız binayla birlikte geleceğe taşımayı hedefliyoruz.”
Ahmet Haşim’in eserine de konu olmuş

Türk edebiyatının önemli şair ve yazarları arasında yer alan Ahmet Haşim’in denemelerinden oluşan Gurabahane-i Laklakan eseri, adını Bursa’daki dünyanın ilk hayvan hastanesinden alıyor. Bursa seyahatinden ve özellikle Gurabahane-i Laklakan’dan söz eden Şair- Yazar Haşim, kedi düşkünü bir hayvansever olarak Düşkün Leylekler Evi’ndeki deneyiminden oldukça etkilendiğini satırlara dökmeyi ihmal etmiyor.
Haşim’in Gurabahane-i Laklakan adlı eserindeki denemeler; sanat, moda, insan algısı, sinema, mizah, doğa, şiir, edebiyat, evlilik hayatı ve hayvan hakları gibi pek çok konuyu içerirken önemli bir yeri de Düşkün Leylekler Evi ve hayvanlar alıyor. Bursa ve göçmen kuşların bakım ve tedavisini gerçekleştirdiği hayvan hastanesi hakkında detaylı bilgilere yer veren Haşim, Gurabahane-i Laklakan kitabında şehirler, insanlar ve hayvan sevgisi üzerine düşündüren metinleri okurlarına sunuyor.

Hayvan sevgisi ile bilinen bir edebiyatçı olan Haşim, kaleme aldığı deneme türündeki ünlü eseri Gurabahane-i Laklakan’da henüz öğrencilik yıllarında karşılaştığı hayvan işkencelerinden rahatsızlığını belirtiyor. Hayvan hakları ve hayvan sevgisi üzerine deneyimlerini aktardığı kitabında yurtdışında yaşadığı anılarına da yer veren Haşim, insan ve hayvan ilişkisinin özellikle altını çiziyor. Bir kedi sever olan Haşim’in, Bursa seyahatinin ayrıntılarına yer verdiği Gurabahane-i Laklakan eserinde şu satırlar dikkat çekiyor:
“Bilmem Bursa’yı gezerken gördünüz mü? Haffaflar Çarşısı’nın ortasında bir meydan var. Bu meydan malul hayvanların düşkünler yurdudur. Kanadı, bacağı kırık leylekler, bunamış kargalar halkın sadakasıyla yaşarlar.”

HABER : DİLEK ATLI / BURSA
1
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6373 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6366 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6122 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4851 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4485 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4465 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4408 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13066 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8615 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8086 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6081 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4495 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Bursa’daki “Leylek Hastanesi” olarak bilinen yapı aslında “Gureba Hastanesi” değil, halk arasında “Dârü’l-Aceze” veya “Dârüşşifa” olarak da anılan, fakir ve kimsesizlerin tedavi edildiği eski bir Osmanlı hayır kurumudur. Bursa’da leyleklerin yoğunliği ve tedavi edilen yaralı leylekler nedeniyle halk arasında “Leylek Hastanesi” (Leylek Kervansarayı) adıyla tanınmıştır.🕰️ Kim Kurdu?Bursa’daki bu leylek hastanesinin tarihsel temeli 15. yüzyıla, yani Osmanlı’nın klasik dönemine kadar uzanır. Kesin kurucu ismi kayıtlarda net geçmemekle birlikte, yapının II. Murad (1421–1451) dönemi vakıfları kapsamında kurulduğu kabul edilir. Bursa’da özellikle:Sultan II. MuradBazı Bursa kadıları (kadı vakıfları)Dönemin hayırsever vakıflarıtarafından finanse edilen Darüşşifa/Gureba yapıları içinde değerlendirilir.🧭 Neden “Leylek Hastanesi” Deniyor?Bursa göç eden leyleklerin uğrak yeriydi. Bu yapı sadece insanlara değil, yaralı leylek ve diğer kuşlara da bakım yapılmasıyla ün kazanmıştı. Osmanlı’da hayvanlara merhamet gösterme geleneğinin nadir örneklerinden biridir.📌 ÖzetBilgiAçıklamaYerBursaHalk Arasındaki AdıLeylek HastanesiAsıl TürüDarüşşifa / Gureba / BakımeviKuruluş Dönemi15. yüzyıl (II. Murad dönemi)KurucuOsmanlı vakıfları (II. Murad ve yerel hayır sahipleri)