Berfin Şengil
Şehre renk katan, metroların ritmini tutan sokak sanatçıları bir yanda alkışlar ve hayranlık dolu bakışlarla karşılanıyor, diğer yanda ise büyük bir belirsizlik, yasal engeller ve ekonomik sıkıntılarla dolu bir yaşam mücadelesi veriyor.
Sokak sanatı dendiğinde ilk olarak müzik akla gelse de pandomim, jonglörlük, sokak tiyatrosu, dans ve resim gibi farklı dallar da sınırsız sahne deneyiminde yerini alıyor. Sokak sanatçıları, sanatlarını icra edebilmek ve geçim sıkıntısını aşabilmek için verdikleri görünmez savaşı 9. Köy’e anlattı.
İstanbul’un meydanlarında gitar çalıp şarkı söyleyen Nevin Nehir Gür, yaklaşık 3 yıldır müzikle ilgilendiğini belirtti. Farklı mekanlarda bir yıldır sahne aldığını, sokak sanatçılığını ise yaklaşık 5-6 aydır sürdürdüğünü aktardı. Aynı zamanda öğrenci olan Gür, sokakta sanat yapmanın zorluklarını şu sözlerle paylaştı:
“Yoldan geçen insanların sebepsiz yere küfür ve hakaretlerine maruz kalıyoruz. Bazen biz şarkı söylerken mikrofonu almaya çalışıyor ve işimize engel oluyorlar. Müzik yapan başka insanlardan da benzer şikâyetler duyuyorum.”
Ekonomik getirisinin verilen emekle eşdeğer olmadığını vurgulayan Gür, “Gün oluyor 100 şarkı söylüyorum, kazancım bir ayran bile etmiyor” dedi.
Gür, “Borç, ekipman, okul derken kafam sürekli hesap makinesi gibi çalışıyor. Ama ne yapayım, müzik benim hem ekmek param hem de terapim. Yani hem açım hem âşık” ifadelerini kullandı. Gür, şarkı söylerken kulaklıklarıyla yanından geçip giden insanların zoruna gittiğini de sözlerine ekledi.
Kısa bir süredir sokak sanatçılığı yapması nedeniyle zabıtalarla büyük bir problem yaşamadığını belirten Gür, sokakta sanat yapmanın kendisi için anlamını, “Sokakta sanat yapmak benim için biraz hayatımın açık beta sürümü gibi. Yani ham, gerçek ve filtresiz. İnsanlara direkt temas ediyorum” sözleriyle anlattı. Gür, “Kimi durup gülümsüyor, kimi umursamıyor, kimi de en ufak bir fikri olmadan eleştiriyor” diye ekledi.
“Zorluk mu? Bol bol. Hava bana çalışmıyor, kazanç inişli çıkışlı, bir de güvenlik mevzuları cabası” diyen Gür, “Özgüven, insan hikâyeleri, anlık bağlar, bazen de hiç beklemediğim bir destek… Sokak bana ‘Her an her şey olabilir’ hissini veriyor” dedi. Gür, diğer yandan tüm bu duyguların sanat yapmak için motivasyon sunduğunu da ifade etti.

Faruk Kaya
Faruk Kaya ise yaklaşık 9 yıldır yan flüt çalıp şarkı söyleyerek İstanbul sokaklarında sanatını icra ettiğini anlattı. ‘Farnefes’ olarak tanınan Kaya, haftanın iki günü farklı mekanlarda sahne aldığını söyleyerek, sokakta müzik yapmanın dışarıdan bakıldığı kadar kolay olmadığını söyledi ve şöyle konuştu: “Uzun zamandır bu işi yapan biri olarak açıkça söyleyebilirim ki güllük gülistanlık bir iş değil. Seyyar satıcılardan tutun da orada yıllardır müzik yapan izinli ya da izinsiz çok sayıda müzisyene kadar sizi engellemek isteyebiliyorlar.”
Sokakta pek çok insanla muhatap olduklarını hatırlatan Kaya, “İnsan seçme şansınız yok. Bir sorun olduğunda kriz büyümesin diye insan mühendisliği maharetlerinizi sergilemeniz gerekiyor” diye konuştu.
“Kazandığımız para İstanbul şartlarında birinin geçimi için çok zor. Çünkü toplumda da ekonomik refah çok iyi değil” diyen Kaya, müzisyenliği bu nedenle ikinci iş olarak yaptığını belirtti. Başka bir işte daha çalıştığını söyleyen Kaya, “Başka türlü oldukça zor olurdu” ifadelerini kullandı.
İBB tarafından verilen “Sokak Sanatçısı Kartı”na sahip olduğunu aktaran Kaya, “Ufak tefek dönemsel sorunlar olsa da kartlar majör olarak birçok problemin önüne geçti” dedi. Kaya, pandeminin ardından sokak sanatının daha görünür olması ve izin belgesi verilmesiyle zabıta denetimleri konusunda da bir nebze rahatladıklarını paylaştı.
“İstanbul’un tüm sokakları denize, benim hayatımda tüm sokaklar da müziğe çıkıyor” diyen Kaya, sokak sanatçılığının kendisi için anlamını şöyle dile getirdi: “Benim özgürlük ve mutluluk alanım; insanların yüreklerine hitap ettiğim, aynı duyguyu paylaştığım o özel anlar. Benimle çok özdeşleştiği için ben ne isem müzik de o. Ben sokağı, müzik kariyerimdeki basamak ve pişme alanı olarak görüyorum.”

Ertan Güner
Yaklaşık 10 yıldır şehrin metro ve meydanlarında sanatını icra eden Ertan Güner de belirli zamanlarda mekanlarda sahne aldığını söyledi. Klarnet, gitar ve mızıka gibi pek çok enstrümanıyla sokakları ritimle buluşturan Güner, yaşadığı zorluklardan ilkinin yoğun denetim olduğunu belirterek, “Zabıtalarla savaş halindeyiz” dedi.
Bu meslekte ekonomik gelir elde etmek ve kira, yol masrafları gibi temel giderleri karşılamak için büyük emek vermek gerektiğini ifade eden Güner, “Çok çalışırsan kazanırsın” dedi. “Sokakta kendi bestelerimi söyleyebiliyorum. Mekanlarda ise buna izin vermiyorlar” sözleriyle sokak sanatının özgürlüğüne dikkat çekti. Güner, İBB’nin “Sokak Sanatçısı Kartı”na ise istemesine rağmen henüz sahip olamadığını paylaştı. İBB Kültür Dairesi Başkanlığı tarafından verilen “Sokak Sanatçısı Kartı” güvenilir bir sokak sanatı ortamı oluşturmayı amaçlıyor.
Yakın zamanda duyurusu yapılan “Sahnem İstanbul” projesinin de sokak sanatçılarının izin belgesi ile kentin farklı noktalarında sanatlarını icra etmelerine olanak sağlayacağı açıklandı. Bu platformla zabıta ve ruhsat odaklı yaklaşımın yerine sokak sanatını güvenlik sorunu olmaktan çıkararak, sanatın şehirde erişilebilirliğini sağlamak ve kamusal alanlarda üretilen sanatın düzenli, güvenli ve saygılı bir çerçevede sürdürülmesine katkı sunmak hedefleniyor. Ayrıca müzik, dans, resim ya da farklı performanslarla sokakta yer alan tüm sanatçıların çalışmaya dahil olabileceği duyuruldu.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4517 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4515 kez okundu
1
Emekli maaşında dönüm noktası, 2008 oldu!
31203 kez okundu
2
Şişli Feriköy’de 2. el gece pazarı
17722 kez okundu
3
“Altın Sarısı” Şemdinli tütünü, altınla yarışıyor
9201 kez okundu
4
Üniversite bitirmek için “garsonluk-bulaşıkçılık” yapan öğrenci öyküleri
5957 kez okundu
5
Çiftçi tarlasına ne ekeceğini e-devletten öğrenecek!
4837 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.