DOLAR 44,1893 -0.07%
EURO 50,7790 0.47%
ALTIN 7.110,80-0,34
Ankara
11°

AZ BULUTLU

  • 9.Köy
  • Gündem
  • “Kırsalda kalp krizi geçiren hasta 3 saat yol gidiyor”

“Kırsalda kalp krizi geçiren hasta 3 saat yol gidiyor”

ABONE OL
5 Şubat 2026 10:34
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yasin Çoban
Antalya’da kırsal ilçelerde yaşayan yurttaşlar aile hekimine ve
özellikle ileri sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşıyor.
Gezici hizmetler geçici çözümler sunarken, uzman hekim eksikliği ve
uzun sevk süreleri sağlık hakkındaki eşitsizliği derinleştiriyor.
Antalya İl Sağlık Müdürlüğü verilerine göre kent genelinde 278 Aile
Sağlığı Merkezi (ASM) hizmet veriyor. Ancak bu sayı, Antalya’nın
kırsal ilçelerinde yaşayan yurttaşlar için sağlık hizmetine eşit, sürekli
ve nitelikli erişim anlamına gelmiyor. İl ve ilçe merkezlerinden uzak
mahallelerde yaşayan yurttaşlar için aile hekimine ulaşmak, çoğu
zaman haftanın belirli günleriyle ve ulaşım imkânlarıyla sınırlı
kalıyor.
“Kaş’ta kalp krizi geçiren 3 saatte merkeze ulaşıyor”
İsmini vermek istemeyen kırsalda görev yapan bir sağlık personeli,
temel sağlık hizmetlerine erişimde görece bir sorun yaşanmadığını
ancak ileri sağlık hizmetlerinde aksaklıklar bulunduğunu ifade etti.
Sağlık personeline göre gezici muayene ile temel sağlık hizmetine
sınırlı erişim olsa da, ciddi bir sorun sağlık sorunu olması halinde ilçe
hastaneleri yetersiz kalıyor. 9. Köy’e konuşan sağlık personeli,
yaşanan sıkıntıları şöyle anlattı:
“Birçok ilçe devlet hastanesinde sadece çok temel düzeyde işlemler
yapılabiliyor. Alanya hariç, Antalya’nın neredeyse tüm ilçelerinde
merkeze hasta sevki yapılmak zorunda kalınıyor. Antalya’da Alanya
hariç kalp krizi geçiren bir vatandaş anjiyo olabilmek için Antalya
merkeze gelmek zorunda kalıyor. Örneğin Kaş’ta kalp krizi geçiren bir
kişinin Antalya merkeze ulaşması en erken iki buçuk–üç saati buluyor.
Bu da hayati risk oluşturuyor.”

Sağlık personelinin merkeze yönelmesinin en önemli nedeni ise
yetersiz yaşam koşulları. En büyük sorunların başında barınmanın
geldiğini anlatan sağlık personeli, “300 sağlık personelinin çalıştığı ir
ilçede iki ya da üç lojman bulunuyor. Bu da kırsalda uzun süre
kalmayı zorlaştırıyor” dedi.
“Antalya’ya gitmek zorunda kalıyoruz”
Kırsalda yaşayan yurttaşlar da sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan
sorunların günlük yaşamlarını doğrudan etkilediğini dile getirdi.
Antalya’nın kırsal bir mahallesinde yaşayan bir yurttaş, temel sağlık
hizmetlerine belirli günlerde ulaşabildiklerini ancak ciddi durumlarda
zorlandıklarını ifade etti:
“Aile hekimi haftanın bazı günleri köye geliyor, o gün gelirse işimizi
hallediyoruz. Ama acil bir durum olduğunda ya da uzman doktora
ihtiyaç duyduğumuzda Antalya merkeze gitmek zorunda kalıyoruz.
“Otobüs saatleri sınırlı, özel araç yoksa hastaneye gitmek çok zor.
Yaşlılar ve kronik hastalar için bu durum daha da sıkıntılı.”
“Gezici hizmet, geçici çözüm”
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şube Eş
Başkanı Kaan Taşer, Antalya kırsalında aile hekimine erişimin yeterli
olmadığını söyledi. 9. Köy’e konuşan Taşer, “İl ve ilçe
merkezlerinden uzak yerlerde vatandaş aile hekimine ancak belli
günlerde, toplu taşıma ya da pazar günü gibi nedenlerle ulaşabiliyor”
dedi. Bu nedenle kırsalda görev yapan aile hekimlerinin gezici sağlık
hizmetleriyle yaşlılara, gebelere, bebek ve çocuklara ulaşmaya
çalıştığını belirten Taşer, “Bu hizmetler için ek cari destek alınıyor
ancak bu geçici bir çözüm” dedi.
Sağlık ocağı sistemi önerisi
Kırsalda görev yapan sağlık emekçilerinin yaşam şartlarının zorluğu
nedeniyle bir an önce merkezine geçmeyi hedeflediğini belirten Taşer,
kırsal bölgelerde aile hekimliğinin devlet desteğiyle yürütülmesi
gerektiğini söyledi. Kırsal bölgelerde sağlık hizmetine erişimin
güçleştiğine dikkat çeken Taşer, mevcut aile hekimliği modelinin

yerine kamusal niteliği güçlü bir yapının kurulması gerektiğini ifade
etti. Taşer, “Kırsalda karma bir sistem uygulanabilir. Devlet eliyle,
eski sağlık ocağı sistemine benzer bir model hayata geçirilebilir” dedi.
“Ne halk ne sağlık emekçisi memnun”
Sağlık Bakanlığı’nın son yönergesiyle bir aile hekimine düşen
nüfusun 2 bin 990’a indirildiğini hatırlatan Taşer, performansa dayalı
sistemin de aile hekimlerinini zorladığını anlattı:
“Performansa dayalı sistemle daha çok çalışıp maaşı hak etme anlayışı
uygulanıyor. Aile hekimleri ve ASM’ler ay sonunda aynı maaşı
alabilmek için belli sayıda hasta bakmak, verileri sisteme girmek ve
hedefleri tutturmak zorunda bırakılıyor. Sağlıkta özelleşmenin birinci
basamak uygulama şekli aile hekimliği sistemi oldu. Bu şekliyle ne
halk ne de sağlık emekçileri memnun.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.