Özgecan Siyez
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Dönüşüme Evde Başla” projesi kapsamında evlerden toplanan ambalaj atıkları, İzdönüşüm Tesisi’nde titiz bir süreçten geçirilerek yeniden ekonomiye kazandırılıyor.
Proje, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de toplumsal farkındalık açısından İzmir’de önemli bir dönüşüm yaratıyor. İzdoğa A.Ş. İştiraklerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlkay Kalafat, sürecin perde arkasını anlattı.

Kalafat’ın verdiği bilgilere göre, evlerden toplanan ambalaj atıkları tesise ulaştığında ilk olarak tartılıyor. Araçların dolu ve boş kantar kayıtları alınarak hangi bölgeden ne kadar atık toplandığı ölçülüyor. Ardından karışık ambalaj atıkları istifleme alanına dökülüyor ve yüksek çözünürlüklü kameralar eşliğinde torbalar tek tek açılıyor. Bu aşamada ambalaj atığı çıkmayan haneler tespit ediliyor. QR kodlu poşetler sayesinde bu hanelere ulaşılarak bir sonraki toplamada doğru ayrıştırmaya yönelik bilgilendirici broşürler iletiliyor. Torbaların açılmasının ardından ayrıştırma süreci otomatik bant sistemleriyle başlıyor. İzdönüşüm Tesisi yarı otomatik bir yapıya sahip. Büyük hacimli kartonlar bant üzerinden otomatik olarak ayrılırken metal atıklar manyetik separatörler aracılığıyla diğer atıklardan ayrıştırılıyor. Aynı hacme sahip plastik, kâğıt ve benzeri ambalajlar ise deneyimli personel tarafından manuel olarak sınıflandırılıyor. Böylece hem teknoloji hem de insan emeği birlikte kullanılıyor.
Yetkililer, sürecin verimli işlemesinde en önemli unsurun atığın kaynağında doğru ayrıştırılması olduğunu vurguluyor. Evlerde yapılan doğru ayrıştırma, tesislerdeki işçilik yükünü azaltırken elde edilen ambalaj atıklarının saflığını artırıyor. Bu durum, geri dönüşüm fabrikalarında dönüşüm sürecinin daha kolay ve verimli olmasını sağlıyor. Yanlış atılan atıklar ise süreci ciddi biçimde zorlaştırıyor. Özellikle organik atıkların ambalaj atıklarına karışması büyük kayıplara yol açıyor. Gıda atığı bulaşan ambalajların geri dönüştürülmesi mümkün olmuyor.
Ancak kapıdan toplama sistemine geçilmesiyle birlikte yanlış atık oranı büyük ölçüde düşmüş durumda. Bu sayede hem işçilikten tasarruf ediliyor hem de geri dönüştürülebilir atık miktarı artıyor. Vatandaşların en sık yaptığı hatalar arasında kullanılmış kâğıt peçeteler, kâğıt havlular, bebek bezleri ve içi mumlu sıcak içecek bardaklarının geri dönüşüme atılması yer alıyor. Yetkililer, bu tür atıkların geri dönüşüm sistemine zarar verdiğine dikkat çekiyor.

Proje şu anda 8 ilçe ve 26 mahallede uygulanıyor. Bugüne kadar yaklaşık bin 140 ton ambalaj atığı geri dönüşüm yoluyla ekonomiye kazandırıldı. Toplanan ambalaj atıkları geri dönüşüm fabrikalarına gönderiliyor ve burada shrink ambalaj, streç ve dış karton gibi ürünler olarak yeniden kullanılıyor.
Geri dönüşümün çevresel katkısı da büyük önem taşıyor. Hammaddenin sıfırdan üretilmesi yüksek karbon salınımına neden olurken, geri dönüşüm sayesinde mevcut hammaddeler yeniden değerlendiriliyor. Bu durum hem karbon salınımını azaltıyor hem de çöp depolama sahalarının yükünü hafifletiyor. Ayrıca atık miktarının azalmasıyla birlikte atık toplama faaliyetlerinde kullanılan yakıt tüketiminin de düşmesi bekleniyor. Belediye, saha ekipleri ile tesis arasındaki koordinasyonu her sabah yapılan planlamalarla sağlıyor. Ekipler belirlenen hanelerden ambalaj atıklarını topluyor, gün sonunda tesise dönerek ayrıştırma sürecini başlatıyor. İlçelerde kurulan yeni şantiyelerle proje kademeli olarak büyütülüyor.
QR kodlu poşet uygulaması, hatalı ayrıştırma yapan hanelerin tespit edilmesini sağlarken projeye katılım oranlarının da izlenmesine olanak tanıyor. Aynı zamanda proje, belediye bünyesinde istihdam açısından da önemli bir alan yaratıyor. Farklı birimlerde görev değişikliği yaşayan personeller bu proje kapsamında değerlendirilirken, çalışanların projeye gönüllü katılımı dikkat çekiyor.
Yetkililer, özellikle su krizi ve artan çevre kirliliğiyle birlikte yurttaşların geri dönüşüme olan duyarlılığının son yıllarda belirgin biçimde arttığını ifade ediyor. Projenin İzmir için en kalıcı kazanımları arasında bilinçlenen yurttaşlar, azalan depolama sahası yükü ve değişen tüketim alışkanlıkları yer alıyor.
Bu arada İlkay Kalafat, yurttaşlara şu çağrıda bulunuyor: “Ambalaj atıklarını hanelerden tek tek topluyoruz. Bu zorlu ama çok değerli bir süreç. Ekiplerimiz zil çaldığında atık poşetlerinin kapı önüne çıkarılması ya da evde olunmadığında daire önüne bırakılması, küçük gibi görünen ama kentimizin geleceği için büyük bir fark yaratan bir adım.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6425 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6397 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6140 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4857 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4491 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4485 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4417 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13214 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8725 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8114 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6087 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4510 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.