DOLAR 43,5976 0.14%
EURO 51,5829 0.35%
ALTIN 6.956,223,34
Ankara

KAPALI

Estetik operasyonlarda 18 yaş alarmı!

Estetik operasyonlarda 18 yaş alarmı!

Uzmanlar, estetik operasyon geçiren 18 yaş altı bireylerin sayısındaki artışa dikkat çekiyor. Sosyal medyada dayatılan güzellik algısı, gençleri fiziksel değişime yönlendirirken; psikologlar bu durumun benlik saygısı, beden algısı ve psikolojik gelişim üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceği uyarısında bulunuyor. Estetik cerrahlar, 18 yaş altında ameliyatı kesinlikle kabul etmiyor ve bu konudaki tartışmaya dahi katılmıyor.

ABONE OL
17 Eylül 2025 10:01
Estetik operasyonlarda 18 yaş alarmı!
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Selin Kaplan

Son yıllarda estetik operasyonlara başvuran gençlerin yaş ortalaması giderek düşüyor. Özellikle 18 yaş altı bireyler arasında burun estetiği, dudak dolgusu ve kepçe kulak ameliyatı gibi işlemlere yönelim artıyor. Sosyal medya platformlarında sıkça karşılaşılan kusursuz ve idealize edilmiş güzellik standartları, gençlerin kendi bedenlerine dair memnuniyetsizliğini derinleştiriyor. Akran zorbalığı ve çevresel baskılar da bu süreci tetiklerken, gençler estetik müdahaleleri bir çözüm olarak görmeye başlıyor.

Ancak uzmanlar, henüz kimlik ve benlik algısı tam olarak gelişmemiş bu yaş grubundaki bireylerin estetik müdahalelerle kalıcı psikolojik sorunlar yaşayabileceği konusunda uyarıyor. Klinik psikologlar, gençlerin dış görünüşlerine yönelik takıntılarının, sosyal kaygı ve depresyon gibi ciddi rahatsızlıklara dönüşebileceğini belirtiyor. Ailelerin ve sağlık profesyonellerinin bilinçli yaklaşımları, bu risklerin önüne geçmek için kritik önem taşıyor.

Dila Kalaycı

Klinik Psikolog Dila Kalaycı, bu durumu “Fiziksel özelliklere yönelik artan akran zorbalığı ve dijital platformlarda sunulan ideal güzellik algısı, gençlerin kendi bedenlerine duydukları memnuniyetsizliğin artmasına yol açıyor” sözleriyle özetliyor. Kalaycı, bu memnuniyetsizliğin özgüven eksikliği, yetersizlik hissi ve sosyal onay ihtiyacıyla birleşerek gençleri “genellikle hızlı bir çözüm gibi görünen estetik operasyonlara ittiğini” vurguluyor.

Kalaycı ayrıca, “Günümüzde yetişkinler arasında da yaygınlaşan bu müdahaleler, diğer nesiller tarafından bir gereklilik olarak algılanmasının pekişmesine ve normalleşmesine katkıda bulunmaktadır” diyerek estetik operasyonların gençler arasında normalleşme sürecine dikkat çekiyor.

Sosyal medyada gençlerin, “mükemmel” gibi görünen bedenlerle kendi bedenlerini karşılaştırdığını ifade eden Kalaycı, “Sonuçlar genellikle tatmin edici olmaz, gerçekçi olmayan güzellik normları benimsenebilir” diyor. Sürekli idealize edilmiş görsellere maruz kalmanın, “kendi doğal görünümlerinde kusur arama ve sürekli iyileştirme çabasına yol açtığını ve bunun “belli bir noktaya gelindiğinde beden imgesinin bozulmasıyla karakterize olan psikolojik rahatsızlıklar” doğurduğunu belirtiyor.

Ergenlik döneminde benlik gelişiminin kritik bir evre olduğuna dikkat çeken Kalaycı, bu süreçte olumsuz beden algısının “Bireyin genel öz-değerini zedelediğini” söylüyor. Sürekli olumsuz değerlendirilme kaygısıyla yaşayan gençlerde, “Zamanla sosyal kaygı bozukluğu gelişebilir. Umutsuzluk ve çaresizlik duyguları derinleştiğinde ise depresyon riski artar” diyen Uzman Psikolog, bedenden duyulan memnuniyetsizliğin, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını değiştirmeye yol açarak yeme bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini de ekliyor.

“Estetik değil terapi gerekli”

Kalaycı, yapılan müdahalelere rağmen tatmin sağlanamadığında veya kişinin “sürekli kusur aramaya devam ettiğinde”, estetik düşüncelerin zihni çok meşgul ettiğinde ve işlevselliğin kaybedildiğinde, “burada estetik değil, algı çalışılması yani terapi gerekir” uyarısında bulunuyor.

Psikolojide ise, hiçbir arzu ya da belirtinin tek başına “psikolojik bozukluk ya da hastalık göstergesi” olmadığını vurgulayan Kalaycı, bu eğilimlerin “Geniş bir yelpazede ele alındığını ve bireyin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini” söylüyor. “Eğer böyle bir olasılıktan şüpheleniliyorsa, bir süre gözlem yapılmalı ve endişeler derinleştiğinde profesyonel destek alınmalıdır” diyerek ailelere de önemli bir görev düştüğünü belirtiyor.

Kimlik ve benlik algısı oturmamış bireylerde, dış görünüşün “ben kimim?” sorusuna verilen cevabın yerine geçebileceğini anlatan Kalaycı, “Görünüş kimliği inşa etme ya da gizleme aracı haline gelir” diyor. Öte yandan, görüştüğümüz plastik cerrahlar, 18 yaşından küçük bireylere tıbbi zorunluluk dışında estetik operasyon yapmadıklarını ve bu konuda görüş vermeyi kabul etmediklerini belirtti.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.