Haber: İnanç Yıldız – Diyarbakır
Çocukluk yıllarından çiçek toplamaya meraklı olan Bahoz Damlayıcı, bunları kitap aralarında kurutarak, Ayşe Suna ile tasarlıyor ve sonra tablo haline getirerek, çerçeveliyor.
Sanat dünyasında son dönemlerde yeni bir trend ortaya çıktı. Kurutulmuş çiçeklerden ortaya konulan tablo, yaratıcı bir sanat formuna dönüştü. Kitap aralarında kurutulan çiçekler doğal güzellikleri ve renkleriyle kullanılarak etkileyici bir görsel ziyafet sunuyor. Oluşturulan tasarımla kurutulmuş çiçekler tek tek özenle seçilerek tasnif ediliyor, renk uyumu ve estetik bir denge gözetilerek bir araya getiriliyor. Ardından, bu çiçekler sabitleniyor ve tablo zeminine yerleştiriyor.
Kurutulmuş çiçeklerle yapılan tablolar, doğanın güzelliklerini yansıtan renkli kompozisyonlar oluşturuyor. Her bir eser, farklı çiçek türleri ve renklerinin bir kombinasyonunu içeriyor. Sonuç, gerçekçi ve etkileyici bir sanat eseri oluyor.
Ayşe Suna ve Bahoz Damlayıcı Diyarbakır’da açtıkları atölyede bu sanatın ilk öncüleri.
Çocuk yıllarından bu yana çiçek toplamaya meraklı olan Damlayıcının hobisi, artık sanatı ve hatta işi. Öğrencilik yıllarında parası olmadığı için hediye almak yerine bir arkadaşına kuruttuğu çiçeklerden tablo yapan Damlayıcı sonra bu becerisini sürdürerek geliştirmiş.
Damlayıcı yaptıkları sanatı 9. Köy okurları için anlattı. Çiçek kurutmaya çocuk yıllarında okul sıralarında başladığını belirten Damlayıcı, öğretmenlerinin kendisine çiçek toplattığını ve onları kitap aralarında kurutmayı öğrettiğini söyledi. İşinden aldığı keyfi, “nerede bir çiçek görsem, bakakalıyorum” diye tarif eden Sanatçı bugün atölyesinin geldiği noktayı da şu sözlerle aktarı:
“Şu an sürdüğü çalışmaların çoğu tasarımını Ayşe Suna yapıyor. Ben daha çok çiçek toplamaya ve malzeme tedarik etmeye çıkıyorum. Malzememiz büyük ölçüde doğadan. Kurutulacak bitkinin iyi seçilmesi şart. Hangisi ne kadar sürede kuruyor, gece mi-gündüz mü, hangi saatlerde toplanmalı ki, kurutulmaya uygun bir formda açmış olsun? Çiçek topluyorsan, çiçeği tanımalısın.”
Yaptıkları tablolara ilginin çok olduğunu dile getiren Damlayıcı, “Tablolarımızı gören insanlar gülümsüyor, seviniyor, mutlu oluyorlar, ‘böyle şeyler de var’ diyorlar, enteresan buluyorlar. Bu da bizi çok mutlu ediyor” dedi.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
13926 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9098 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8577 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7045 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6555 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5485 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5222 kez okundu
1
Bir sinemadan fazlası ‘yataklı sinema’: Uyuklayanlar, tadını çıkaranlar, filmi bitiremeyenler…
19324 kez okundu
2
Artık kelimelerin de bir müzesi var!
13954 kez okundu
3
“Dünyanın en eski yerleşim yerine” rakip çıktı
11816 kez okundu
4
Kız Kulesi’nin yeni hali eleştiri konusu oldu
11577 kez okundu
5
Şırnak’ta “Kiras u Fistan” ve “Şal u Şepik” geleneği devam ediyor
7323 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.