Semire Yılmaz
Bir zamanlar genç kızların yıllar boyunca el emeğiyle biriktirdiği çeyiz sandıkları artık mağaza raflarında ve çevrim içi sepetlerde
tamamlanıyor. Türkiye’de köklü bir geleneğin parçası olan çeyiz hazırlığı, teknolojik olanaklar, toplumsal rollerin dönüşümü ve zamanın hızlanmasıyla birlikte biçim de değiştirdi, anlam da. El işiyle bezeli yorganların yerini görsel uyumlu setler, sabırla işlenen oyaların yerini hızlı tüketim ürünleri aldı. Peki bu değişim kadınların dünyasını nasıl etkiliyor?
Hatay’da 3 farklı kuşaktan kadınla yaptığımız görüşmeler, bu dönüşümün gündelik yaşamdaki izlerini ortaya koydu. Hatay’ın kırsal kesiminde yaşayan 52 yaşındaki Fikret Yerli, çeyizini tamamen kendi elleriyle hazırladığını anlatıyor. Sandığında hâlâ yıllar
önce elde diktiği yorganların bulunduğunu ifade eden Yerli, “Yorganları tek tek elde diktim, içlerine pamuk doldurup kenarlarını iğneyle kapladım” diyor.
Çeyizin sadece ev eşyası değil kadının becerisini ve sabrını gösteren bir kültürel miras olduğunu vurgulayan Yerli, “Eskiden bir kızın eline iğnealması gerekiyordu, başka türlü kabul görmezdi” sözleriyle geleneksel anlayışı özetliyor. Fikret Yerli, çeyizin aynı zamanda bir kadının ailesine ve çevresine karşı sorumluluğunu da temsil ettiğini görüşünde: “Çeyiz, kızın ailesinden ayrılıp kendi yuvasını kurarken yanında götürdüğü birikimdi. O sandığın içi sadece dantelle, yorganla değil; anneden, büyükanneden kalan öğütlerle doluydu”
Genç kızların çeyiz hazırlarken aslında anneleriyle vakit geçirdiğini, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgeliklerin bu süreçte sessizce öğrenildiğini dile getiren Yerli, “Şimdi her şey hazır alınıyor, o ruh kalmadı” sözleriyle değişen çeyiz anlayışından yakınıyor.

38 yaşındaki Fadile Işık, çeyiz ürünleri üreten ve sosyal medyada kullandığı bir hesaptan, el emeğiyle hazırladığı ürünleri internet
üzerinden satışa sunuyor. Hem bu kültürle büyüyen hem de üretimini sürdüren biri olarak, çeyizin bugün geçirdiği dönüşümü yakından gözlemlediğini belirtti. Çeyizin artık gençler tarafından yeterince önemsenmediğini vurgulayan Işık da geçmişi özlemle ananlardan: “Eskiden patik olmazsa olmazdı, şimdi onun yerini ev terlikleri aldı”
Işık, bu dönüşümün yalnızca nostaljik bir kayıp değil, aynı zamanda tüketim alışkanlıklarının değişimi olduğuna dikkat çekiyor ve “Faydalı şeyleri değil de gereksiz parçaları almak, yanlış tüketime sürüklüyor” diye ekliyor. Yine de el emeğinin tamamen kaybolacağına inanmadığını vurgulayan Işık, el emeği çeyizin, form değiştirerek yaşayacağı görüşünde: “Bir anne kızına kendi ördüğü bir danteli verince, içine sevgisini de katmış oluyor.”
Aynı şehirde yaşayan 23 yaşındaki Saadet Avano ise çeyizini mağaza alışverişleri ve çevrim içi siparişlerle hazırlamış. El emeği ürünlere sınırlı yer verdiğini belirten Avano, “El emeği birkaç parçam var, onları da babaannem gönderdi. Benim için önemli olan estetik, uyum ve kullanışlılık” görüşünü dile getiriyor.
Çeyiz anlayışının değiştiğini vurgulayan Avano, günümüzde görsel bütünlük ve pratikliğin daha çok ön plana çıktığını belirtiyor: “Artık kimse yorgan dikmeyi düşünmüyor. Şık, pratik ve uyumlu şeyler seçmek daha önemli.Eskisi gibi başkalarının ne der diye düşünerek değil, kendi evime ne yakışır diye bakıyorum.”
Kuşaklar arası farklara rağmen, üç kadın da çeyizin yalnızca eşya değil; birikim, özen ve aidiyet taşıyan bir kültürel öğe olduğu konusunda hemfikir. Fikret Yerli sandığa işlediği sabrı, Saadet Avano sepete koyduğu estetiği, Fadile Işık ise elinden çıkan emeği savunuyor. Onlara göre, çeyiz anlayışı değişse de, kadınlar için hala önemini koruyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4517 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4515 kez okundu
1
Bir sinemadan fazlası ‘yataklı sinema’: Uyuklayanlar, tadını çıkaranlar, filmi bitiremeyenler…
18929 kez okundu
2
Artık kelimelerin de bir müzesi var!
13875 kez okundu
3
“Dünyanın en eski yerleşim yerine” rakip çıktı
11734 kez okundu
4
Kız Kulesi’nin yeni hali eleştiri konusu oldu
11518 kez okundu
5
Geleneksel sanatın incisi Kastamonu’nun takısı “Tosya kıstısı”
6797 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.