Müberra Ünsal
Son dönemde artan konser yasakları, erişim engeli ve soruşturmalar, eleştirel sanata sansür tartışmasını da beraberinde getirdi. Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV) Eş Başkanı Canan Kaplan konser yasakları, müstehcenlik suçlamalarıyla açılan soruşturmalar sürerken; madde bağımlılığı, yasadışı yollardan para kazanmanın övüldüğü şarkılar, diziler yapıldığına dikkat çekerek, bu durumu “çürüme” olarak nitelendirdi.
Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı, 1995 yılında bir grup sosyalist aydın, yazar ve insan hakları savunucusu tarafından İstanbul Kadıköy’de Kırtasiyeci Sokak’ta, eleştirel-politik sanat üretebilmek için kuruldu. BEKSAV Eş Başkanı Canan Kaplan, vakfın kültür politikasının “muhalefet döneminin koşulları ve ezilenlerin siyasal bilinciyle şekillenen bir hat” olduğunu belirtiyor. Kaplan’a göre bu yaklaşım, “İşçi sınıfının iktidarda olmadığı, fakat kendisi için sınıf olma sürecinin içinde biçimlenen bir kültür politikası” anlamına geliyor.
BEKSAV’ın 30 yıldır müzik, tiyatro, sinema, edebiyat, folklor, bilim tarihi, sosyal bilimler alanında çeşitli çalışmalar yürüttüğünü belirten Kaplan, temel görüş açısının “Toplum için sanat, insanlık için bilim, özgürlük için politika” olduğunu söyledi.

Canan Kaplan
BEKSAV’da, “halk için sanat’ anlayışını, “halkla birlikte sanat’ perspektifiyle birleştirmeye çalıştıklarını anlatan Kaplan, açtıkları müzik atölyesi, tiyatro atölyesi, sinema atölyesi, bilim atölyesi, edebiyat atölyesi, politika atölyesi, felsefe atölyesi gibi girişimler
yoluyla halk ile birlikte üretme sürecini yürüttüklerini anlattı. Sanatın eleştirel olmasının önemine dikkat çeken Kaplan, “Sanatın eleştirel olması, içinde üretildiği toplumsal koşulları betimlemesi, çözümlemesi ve bunu yaratıcı bir şekilde yorumlayan bir yargısı olmasıyla mümkün. Bu da öncelikle sanatın üretim ve yerleşim birimlerinde değişimi sanatsal ürünlerle başlatmasıyla mümkündür” dedi.
Kaplan’a göre eleştirel sanat soruşturmalar, yasaklarla engellenirken, popüler kültür önceleniyor ve bu da “çürüme”yi tetikliyor. Birçok sanatçının “müshehcenlik” gerkçesiyle soruşturulduğunu, konser yasaklarının arka arkaya geldiğini belirten Kaplan, şu görüşleri dile getirdi: “Günümüzde icra edilen sanat, muhalefet ve çürüme dönemiyle karakterizedir. Bir yandan Grup Yorum’un şarkıları erişimden kaldırılırken, müstehcenlik suçlamasıyla sanatçılar soruşturulurken, konser yasakları sürerken, bir yandan da madde bağımlılığı ve yasadışı yollardan para kazanmanın övüldüğü şarkılar, diziler yapılmakta, kadınlar geleneksel rollere sıkıştırılmakta, LGBTİ+ların varlığı yasaklanmaktadır. Sanatın özgür ifade edildiği, halk için halkla birlikte sanat şiarımız bu bakımdan güncelliğini korumaktadır.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6441 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6407 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6146 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4863 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4497 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Bir sinemadan fazlası ‘yataklı sinema’: Uyuklayanlar, tadını çıkaranlar, filmi bitiremeyenler…
18841 kez okundu
2
Artık kelimelerin de bir müzesi var!
13757 kez okundu
3
“Dünyanın en eski yerleşim yerine” rakip çıktı
11596 kez okundu
4
Kız Kulesi’nin yeni hali eleştiri konusu oldu
11465 kez okundu
5
Geleneksel sanatın incisi Kastamonu’nun takısı “Tosya kıstısı”
6716 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.