DOLAR 46,4498 0.18%
EURO 53,4786 -0.04%
ALTIN
Ankara
25°

PARÇALI AZ BULUTLU

Acıdan sanata, sanattan dayanışmaya

Acıdan sanata, sanattan dayanışmaya

Kadınlar uğradıkları şiddete, baskıya, mobbinge ve yaşam alanlarının daraltılmasına karşı bu kez sanatla bir araya geldi. Çanakkale’de kadınlar, 8 Mart Kadın Platformu’nun girişimiyle geçmişte birbirinden bağımsız kurulan sergileri, tek bir sergide buluşturuldu.

ABONE OL
16 Ocak 2026 11:57
Acıdan sanata, sanattan dayanışmaya
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Damla Yeltekin

Kadınlar öldürülmemek, şiddete uğramamak, yaşam alanlarını korumak ve din, dil, ırk, mezhep gibi ayrımlara uğramadan
yaşamak için seslerini yılmadan yükseltiyor. Kadınlar kimi hemcinslerini katleden sanıkların mümkün olan en ağır cezayı alması için mahkeme salonlarını arşınlıyor; kimi zaman da ruhlarındaki acıyı sanatla buluşturarak yaralarını sarmaya, yarınlara daha dik ayakta durmaya devam ediyor. Çanakkale’de de durum diğer illerden çok farklı değil. Son dönemde kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve şiddet örnekleriyle sıkça gündeme gelen illerden biri de Çanakkale.

Kadınlar şiddete karşı sanatta buluştu

Kadınlar, uğradıkları şiddete, baskıya, mobbinge ve yaşam alanlarının daraltılmasına karşı bu kez sanatla bir araya geldi. Çanakkale’de birbirinden habersiz şekilde kadınlar, sanatın iyileştirici gücüyle birbirine çekildi. 8 Mart Kadın Platformu’nun girişimiyle, geçmişte birbirinden bağımsız kurulan sergiler tek bir sergide buluşturuldu.

Çanakkale Ekmek ve Gül Topluluğu birkaç yıl önce kente davet ettikleri İranlı ressam TermehYaghoubi ile karma bir sergi düzenlemişti. İranlı kadın sanatçıyla birlikte sergilemek üzere Ekmek ve Gül dergisinin kapaklarını kırkyama tekniğiyle panolara dönüştüren kadınların bir kısmı, daha önce eline hiç iğne-iplik bile almamıştı. Ekmek ve Gül, bir kez daha eserlerini Çanakkalelilerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadı. Ekmek ve Gül’den Meltem Gürses, “Kadına karşı şiddete ses çıkartırken buna karşı koyarkenkendimizi bir anda bu şekilde ifade ettik. Bunu sanatla ortaya koymaya çalıştık. Kırkyamayla ‘Bu ülkede biz de varız’ dedik” dedi.

İlk kez eline iğne iplik alan vardı…

Dikiş dikmeyi hiç bilmeyen kadınlarla kadına yönelik şiddeti başka bir dille ortaya vurgulayan Gürses, “Şiddeti sesle, yazıyla değil; somut, elle tutulabilir bir şekilde anlatmak istedik. Yedi arkadaşımızın hepsinin eli kumaşa değdi. Her hafta bir kişinin evine gidiyorduk; çizdik, kestik, diktik” diye konuştu.

Ecem Açelya Yapıcı Ünver

“Konumuzda her zaman kadın var, kadın olacak”

KADIN sanat grubunun atölye yürütücüsü Ecem Açelya Yapıcı Ünver, grubun Sosyal Yaşam Evleri’ndeki kurslarla bir araya geldiğini belirterek, “O günden sonra tanışıklığımız bizi özel bir alanda, kendi seçimlerimizle konular belirleyip renklendirmeye sürükledi” dedi. Çanakkale’de üçüncü sergilerini açtıklarını belirten Ünver, “Bizim için konu daima kadındır ve öyle olacak” diye belirtti. “Kadınlar ve Atlar” sergisinin en çok olumlu geri dönüş aldıkları çalışma olduğunu söyleyen Ünver, grubun disiplinli, emekçi ve mücadeleci kadınlardan oluştuğuna dikkat çekti:

Kadın olmanın onurunu sanatta, sanatla gördüler. Grup olarak biz birlikte bir aradayken eğleniyor konu seçimlerimizi ya da çizim yapacaklarımızı tartışarak ortaya çıkardıklarımızda da besleniyoruz. Grubun her bir bireyi çevresel, toplumsal, güncel her çizgiden esintiyi taşıya biliyor. Böylece stres yerine kendin olmayı kendin olurken de sorumluluğu hep beraber paylaşıyoruz.”

Kadın direnişinin simgeleri tuvalde

Karadeniz’de Yeşil Yol’a karşı direnişin sembolü haline gelen, Havva Ana lakaplı Rabia Özcan’ı resmeden Pervin Tunçelli Kılıç, kadınların yaşam mücadelesini konu alan fotoğrafları tuvale aktardı. Bebeğini emziren kadın, biri sırtında biri kucağında çocuk taşıyan siyahi kadın ve Rabia Özcan… Pervin, simgeleşmiş bu fotoğraflara kendi yorumunu katarak yeniden resmettiğini söyledi. “Kazdağları mücadelesi veren kadınları da resmedeceğim. Aralarında bir bağ kurdum” dedi.

Yüksel Özdemir

“Kadın barışın simgesidir”

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Çanakkale Şube Başkanı Yüksel Özdemir, 25 Kasım için bir dizi etkinlik hazırladıklarını söyleyerek, kadına yönelik şiddete karşı görünür olmanın önemine dikkat çekti. “Kadın güzelliğin, sevginin, barışın simgesidir” diyen Yüksel, toplumsal çürümenin yarattığı şiddete tepki olarak sanatı tercih ettiklerini belirtti.

Bazı katılımcıların öldürülen kadınları resmettiğini söyleyen Yüksel, serginin barışı simgelediğini ve siyasilere “Bu toplumsal çürümeyi durdurun” mesajı verdiklerini ifade etti. Serginin kadınları bir araya getirdiğini belirten Yüksel, şu görüşleri dile getirdi:

Çanakkale’de son yıllarda duyduğumuz şiddet haberleri artıyor. Biz de sanatla ‘Burası sizin özgür alanınız’ demek istedik. Eğitimdeki bozulma toplumsal çürümeyi besliyor. Kadının sesi olacağız. Çünkü kadın önce insandır. Kadın, tuvale iç dünyasını, arzuladığı dünyayı ya da yaşadığı baskıları yansıtıyor. Bu yüzden sanat çok önemli.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.