Berna Dilek / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos
Artan sıcaklıklar, düzensiz yağışlar ve çevresel tahribat yalnızca doğayı değil arıların yaşam döngüsünü ve tarımsal üretimi de olumsuz etkiliyor.
Düzce Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden ve Arıcılık Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu, iklim değişikliğinin arılar üzerindeki etkilerini, Türkiye’deki arı ekolojisinin sorunlarını ve çözüm önerilerini 9. Köy’e anlattı.

Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu
Kekeçoğlu, iklim değişimi ve küresel ısınmanın arıları hem doğrudan hem de dolaylı olarak etkilediğini belirterek, bu etkileri şöyle aktardı:
“Her arı ırkının çevreye uyumuna göre bir biyolojik saati vardır. Ani sıcaklık değişimleri bu saati bozuyor. Arılar 14-15 derecenin üstünde dışarı çıkar ama ani yağış kovana dönemeden ölmelerine yol açabiliyor. Isı stresi de bağışıklık, üreme ve gelişmeyi olumsuz etkiliyor; hastalıklarla birleşince ölümler artıyor.”
Prof. Dr. Kekeçoğlu, bal arılarının yalnızca bal üretiminde değil ekosistemin bütününde hayati bir role sahip olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: “Bitkilerin tozlaşmasında yüzde 75-80 oranında bal arıları etkilidir. Kayısıda polinasyonun yüzde 56, üzümde yüzde 25, pamukta ise yüzde 29’luk ürün artışı bal arılarının katkısıyla gerçekleşiyor. Bu yalnızca verim değil, aynı zamanda kalite artışı da sağlıyor. Ormanların sürdürülebilirliği, erozyonun önlenmesi ve ekosistemin devamı da bal arılarının tozlaşmasına bağlıdır.”
Kekeçoğlu, diğer böceklerin ve yaban arılarının da tozlaşmada rol oynadığını ancak bal arılarının etkisinin çok daha yüksek olduğunu şöyle belirtti: “Bal arısı çevresel sürdürülebilirlik için kritik bir canlıdır. Yaban arıları ise tarım zararlılarını yiyerek biyolojik mücadelede etkilidir ama bal yapmaz ve poleni arılar kadar verimli taşıyamaz. Bu nedenle ekosistemin devamlılığında bal arılarının yeri benzersizdir.”

Kekeçoğlu, ekolojik değişikliklerin bal arılarının biyolojik dengesini bozarak verimliliği azalttığını ve bunun gıda güvenliği için büyük bir risk oluşturduğunu da söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı arı ekotipleri değişime uyum sağlayamıyor ve yok oluyor. Bal arılarının iklim değişimi, orman yangınları ve diğer çevresel faktörlere bağlı kaybı; bitkisel üretim, ekolojik denge ve sürdürülebilirliği tehlikeye sokacaktır.”
Geçmişte arı ekolojisindeki en büyük sorunun tarımsal ilaçlama olduğunu hatırlatan Kekeçoğlu, bugün ise iklim değişiminin daha ciddi bir tehdit haline geldiğini söyledi ve “Türkiye çam balı üretiminde dünya lideri. Ancak artan orman yangınları ballarda rekolte kaybına yol açıyor. Küresel ısınma arıların beslenme takvimini bozarken, tek tip bitkisel üretim de polen ve nektar kaynaklarını sınırlıyor” diye konuştu.
Çözümün arı çeşitliliğini korumaktan geçtiğini vurgulayan Kekeçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de beş farklı arı ırkı ve beş farklı ekotip bulunuyor. Bu biyoçeşitliliği koruyarak gelecekteki iklim risklerine karşı arıcılığı güvence altına alabiliriz. DAGEM’de yaptığımız araştırmalarda Anadolu arısının ısı stresine karşı diğer ırklardan daha dayanıklı olduğunu gördük.”
Kekeçoğlu, çevre okuryazarlığının arıların korunmasında kritik rol oynadığını da söyleyerek şunları kaydetti: “Çocuk arıyı sadece bal yapar ve sokar diye biliyor. Oysa doğadaki en önemli görevi polinasyondur. Bu bilinçle yetişen nesiller çevresine daha duyarlı olur, ilaçlamada dikkatli davranır, su ve ormanları korur.”
Kekeçoğlu, gençlerin bilinçlendirilmesi için kurdukları uluslararası platformu da şöyle anlattı: “Bu amaçla 40 ülkenin yer aldığı Genç Arıcılar Birliği’ni kurduk. Her yıl bir ülkede buluşan gençler, arıcılık, arı-çevre ilişkisi ve arı ürünlerinin sağlık üzerindeki etkileri konusunda eğlenceli eğitimler alıyor.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6444 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6407 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6147 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4863 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4497 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13249 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8742 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8213 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6090 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4514 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
İklim değişikliğinin popülasyon için de ne kadar büyük bir tehdit olduğunu sade bir anlatım ile ifade etmiş değerli hocamız. Haberciye ve hocamıza teşekkürler ve sevgiler.