Zeynep Koç
“Hayata her zaman yaşıtlarımdan bir adım geride başladım. Sosyal biriydim ama birden fazla işe aynı anda girip hiçbirini bitiremeyen bir insandım. Beynim çok hızlı çalışırdı ama ‘akılsız’ olduğumu düşünürdüm…”
27 yaşında Zeynep öğretmen, aslında ne akılsızdı ne de beceriksiz; birçok yetişkinin de farkında olmadığı “dikkat eksikliği ve hiperativite bozukluğu (DEHB)” onun hayatını zorlaştırıyordu. İç sesini dinleyerek öğretmen olduğunu anlatan Zeynep, DEHB tanısı aldıktan sonra hayatını buna göre planladığını belirtiyor. Üniversitedeyken, bir sivil toplum kuruluşunun başkanlığına seçilmesi ve topluluk içinde konuşması, kendisi için bir dönüm noktası olmuş. DEHP tanısı alan herkese de bir toplulukta aktif görev almasını öneriyor.
Zeynep öğretmen, DEHB’in hayatını nasıl etkilediğini ve mücadelesini ise şöyle anlatıyor: “Unutkanlık ve erteleme hastalığımdan kurtulmak için hâlâ çabalıyorum. Erteleme hastalığı hem mesleğimde, hem evliliğimde hem de hayatımın her alanında karşıma çıkan bir duvardı. Henüz aşamadım.Yıllar içinde şunu öğrendim; DEHB bir engel değil, sadece farklı bir çalışma biçimi. Bizim beynimiz bazen karışık, bazen aceleci, bazen de fazla hareketli olabilir. Ama aynı zamanda yaratıcı, hızlı düşünen ve empati kurabilen bir beyin bu. Kendime her gün şunu hatırlatıyorum; ‘Zeynep, sen tembel değilsin. Sadece beynin farklı çalışıyor. Ve farklı olmak eksiklik değil, güzellik.”
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çoğu kişinin sandığı gibi yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum değil. Yetişkinlikte de kendini gösteren bu nörogelişimsel farklılık, kimi zaman kişiliğin bir parçası. Bu bozukluk, çocukluk döneminde tanı konulmadığı ve yönlendirilme yapılmadığında yetişkinlik döneminde kendini göstermeye devam edebiliyor.

Dr. Şahut Duran
Peki DEHB, özellikle yetişkinlikte kişilerin hayatını nasıl etkiliyor, ne tür önlemler alınabilir?
9. Köy’ün sorularını yanıtlanan Psikiyatrist Şahut Duran, DEHB’in çoğu zaman depresyon veya kaygı bozukluğunun altında yatan temel neden olabildiğine dikkat çekiyor. Odaklanma zorluğu, erteleme, unutkanlık, dalgınlık, sakarlığın en temel belirtilen olduğunu
vurgulayan Duran, şu bilgileri verdi:
“DEHB üç ayrı kategoriden oluşuyor; dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik. Bazı bireylerde bu üç özellikten biri daha baskın
olabilir. Örneğin, dikkat eksikliği ön planda olan kişilerde belirgin bir hareketlilik görülmeyebilir. Hiperaktivite mutlaka sürekli hareket etmek anlamına gelmez; bazen tam tersine, içsel bir huzursuzluk veya aşırı yorgunluk hâliyle de kendini gösterebilir. Yaratıcılık ve sezgisellik, hiperaktivite ile birlikte oluştuğunda ve bu semptomlar kısmen yönetebildiğinde, çok daha başarılı bir birey haline gelebilmektedirler.”
Duran, kaygı bozukluğu, depresyon veya gündelik yorgunluğun dikkat eksikliği yaratabileceğini vurgulayarak DEHB’yi diğer bozukluklardan ayıran en önemli özelliğini nörolojik temeli üzerinden açıklıyor: “Beyin dopamin ve noradrenalin ekseni üzerinde ödül sistemiyle onu denetleyen kontrol mekanizmaları arasında bir dengesizlik yaşar. Dikkat ise beyinde adeta bir orkestra şefi gibidir; nasıl bir şef aynı anda tüm enstrümanları yönetiyorsa, dikkat de beynin birçok işlevini koordine eder. Bu sistemdeki aksaklık, planlama, sıralama ve işlevsellik alanlarında belirgin güçlükler yaratır.”
Duran’a göre DEHB, kadınlarda maskelenmiş bir şekilde kendini gösteriyor. Kadınlarda dikkat eksikliğinin daha ön planda, hiperaktivitenin ise ikincil planda olabileceğini söylüyor. Durumun sosyolojik temeline dikkat çeken Duran, gelişim sürecinde kız çocuklarının uslu olması gerektiği inancıyla birlikte yetiştirildikleri için DEHB’nin kadınlarda içsel huzursuzluk olarak ortaya çıktığını belirtiyor.
Duran, DEHB’lilerin yaşadığı erteleme sıkıntısını “uyaran eksikliği” olarak nitelendiriyor. Beyin yeterince motive edilmediğinde erteleme davranışı ortaya çıkıyor. Bu bozukluğa sahip kişiler ise erteleme davranışını “tembellik” olarak görüp kaygılanıyor. Bu kişilerde sosyal bozukluk da görülebildiğini belirten Duran, “Bu kişiler, sadece iş ile ilgili değil, duygusal ilişkilerde de buna benzer sorunlar yaşanabiliyor. Yeteri kadar motivasyonun sağlanmaması durumunda duygusal ilişkilerde uzaklaşma yaşanabiliyor” ifadeleriyle durumu özetliyor.
Duran, bu bozukluğun depresyon veya kaygı bozukluğu gibi yok edici bir tedavisinin olmadığını söylüyor. İlaç tedavisi, dopamin dengesini düzenleyerek durumu daha yönetilebilir hale getirirken, bilişsel davranışçı terapide, davranışları yöneterek düşüncelerin farkına varılmasını sağlanıyor. Duran, kişinin farkındalık kazanmasının önemini şu sözlerle anlatıyor: “Kişinin farkındalık kazanması, nerede sorun yaşanabileceğiyle ilgili kendine yönelik bir ‘çıkış yolu’ programı yapmasını da sağlamaktadır. Zihnin yetersiz kaldığı programlama süreçlerini daha bilinçli düzeyde yaratarak ve bunları programlayarak hayatında sorunları çözmesine yardımcı olur.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7459 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6636 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6279 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
5433 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4942 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4718 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4636 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6140 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4586 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4103 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3518 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2733 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
HEP BİRLİKTE Bazen hayat zor olurKendin kendine dahi yük olur Ne güzel ki bu dünyada Bir insanı tanıyınca başlarmış ancak anlamlar Ey doktor Fedakar doktor Kendini buna adayınca Söz veriyorum Barışığım ilaçlarımla Ve kendim hakkında Ne zaman birşeylerin farkına varsam Seni hatırlayacağım dünya Çünkü sorumluluk alacağım daha fazla Benimle birlikte güzelleşecek O güzel gelecek