Oğulcan Özgenç
Hem kadınları hem erkekleri etkileyebilen kanser türleri ve enfeksiyonlara karşı koruma sağlayan HPV aşısı, uzun süredir tartışılmasına rağmen Türkiye’de hala Ulusal Aşı Programı’na alınmış değil. Aşıya erişim bugün ücretli uygulamaya bağlı ve ulusal bağışıklama takvimi kapsamında sunulmuyor.
Oysa Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), HPV aşısını HPV’ye bağlı kanserler ve enfeksiyonları önlemede en etkili koruyucu yöntemlerden biri olarak tanımlıyor; birçok ülkede aşı ulusal bağışıklama takviminde ücretsiz uygulanıyor.
Türkiye’de Sağlık Bakanlığı ise son yıllarda farklı tarihlerde HPV aşısının ulusal programa alınacağına dair açıklamalar yaptı; özellikle 2025 sonu itibarıyla aşının ücretsiz uygulanacağı yönünde planlar duyuruldu. Buna karşın aşı hala ulusal takvime dahil edilmezken, kadın örgütleri gecikmenin koruyucu sağlık hizmetlerine erişim açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu vurguluyor.
DSÖ verilerine göre, 2024 itibarıyla dünya genelinde 137 ülke HPV aşısını ulusal bağışıklama programına dahil etmiş durumda. Örgüt, HPV’ye bağlı kanserlerin ortadan kaldırılması hedefiyle bir küresel strateji de yürütüyor. Bu stratejiye göre 2030 yılına kadar, 15 yaş ve altı kız çocuklarının yüzde 90’ının aşılanması, risk grubundaki kişilerin yaşamları boyunca en az iki kez uygun yöntemlerle HPV taramasından geçirilmesi ve gerekli durumlarda erken tedaviye erişimin sağlanması gerekiyor.
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) verilerine göre, Avrupa’daki 30 ülkenin 28’inde HPV aşısı ulusal bağışıklama programı kapsamında uygulanıyor; 29 ülkede ise maliyeti kamu sağlık sistemleri tarafından karşılanıyor. Avusturya, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve İspanya gibi birçok ülkede 2000’li yılların ortasından itibaren takvime giren aşı, bugün çoğu ülkede hem kız hem erkek çocukları kapsayan rutin ve ücretsiz koruyucu sağlık hizmetleri arasında yer alıyor.
HPV aşısının Türkiye’de hala ulusal bağışıklama programına dahil edilmemesine kadın örgütleri tepki gösteriyor. Kadının İnsan Hakları Derneği’nden Yıldız Taghızade, konunun sadece bir sağlık politikası meselesi olmadığını söyledi. Taghızade’ye göre aşının yıllardır programa alınmaması aynı zamanda siyasal bir tercih ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle ilişkili bir durum.
“Türkiye’de sürekli ertelenen vaatlerle karşı karşıyayız” diyen Taghızade, şunları söyledi: “Oysa rahim ağzı kanserinin yaklaşık yüzde 99’unun HPV’den kaynaklandığı ve bu kanserin büyük ölçüde aşıyla önlenebildiği biliniyor. Buna rağmen aşının programa alınmaması, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin geri plana atıldığını gösteriyor.”
Yetkililerin zaman zaman maliyet gerekçesini öne sürdüğünü hatırlatan Taghızade, aşı ve tarama programlarının kanser tedavisine kıyasla çok daha düşük maliyetli olduğuna dikkat çekti. “Bu yüzden mesele yalnızca bütçe değil; kadın sağlığının, cinsel sağlığın veönleyici sağlık hizmetlerinin sağlık politikalarında ne kadar öncelendiğiyle ilgili” ifadelerini kullandı.
HPV aşısının ücretli olmasının özellikle gençler ve düşük gelirli gruplar için ciddi bir erişim engeli yarattığını belirten Taghızade, bunun koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi sınıfsal bir ayrıcalığa dönüştürdüğünü söyledi. HPV’nin penis, anüs, vajina ve boğaz kanserlerine de yol açabilen bir virüs olduğunu hatırlatan Taghızade, ekonomik engeller ve sağlık sistemindeki ayrımcı yaklaşımlar nedeniyle kadınlar ve LGBTİ+’ların aşıya erişimde daha fazla zorlandığını belirterek sağlık hakkının herkes için eşit şekilde güvence altına alınmadığını ifade etti.
HPV’nin bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Taghızade, taleplerin aşının ulusal bağışıklama programına dahil edilmesi ve herkes için ücretsiz ve erişilebilir hale getirilmesi olduğunu söyledi. Tarama programlarının genişletilmesi, cinsel sağlık konusunda bilimsel ve kapsayıcı kamu politikalarının geliştirilmesi ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin de temel talepler arasında olduğunu belirten Taghızade, “Feminist hareket açısından HPV aşısı mücadelesi aynı zamanda bedensel özerklik, sağlık hakkı ve kamusal hizmetlere eşit erişim mücadelesinin önemli bir parçası” ifadelerini kullandı.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7435 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6627 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6271 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
5366 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4933 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4704 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4625 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6140 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4584 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4098 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3514 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2729 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.