DOLAR 43,6062 0.16%
EURO 51,6027 0.37%
ALTIN 6.942,613,13
Ankara
10°

HAFİF YAĞMUR

Ucuz ve güvencesiz çalışma: “Beş kuruşa muhtaç olduğumuzu bilerek sömürüyorlar”
  • 9.Köy
  • Ekonomi
  • Ucuz ve güvencesiz çalışma: “Beş kuruşa muhtaç olduğumuzu bilerek sömürüyorlar”

Ucuz ve güvencesiz çalışma: “Beş kuruşa muhtaç olduğumuzu bilerek sömürüyorlar”

Üniversite öğrencileri okuyabilmek için değil yaşamak için çalışmak zorunda. Neredeyse sihirbazlık yaparak okumaya çalışan öğrenciler günlük hayatlarını, bütçelerini, duygularını ve yaşadıklarını 9.Köy Muhabiri Berfin Şengil’e anlattı. Nerelerde çalışıyorlar? Hangi koşullarda kaç lira kazanıyorlar? Kafelerde, fuarlarda saatlik ücretlerle gece yarılarına kadar çalışan gençlerin dersleri nasıl gidiyor?

ABONE OL
11 Haziran 2025 11:02
Ucuz ve güvencesiz çalışma: “Beş kuruşa muhtaç olduğumuzu bilerek sömürüyorlar”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Berfin Şengil

Ekonomik zorluklar içinde okumaya çaba gösteren üniversite öğrencileri, derslerinin elverdiği ölçüde garson, fuar görevlisi, maskotluk gibi işlerde çalışıyor. Ancak iş yerlerinde emek sömürüsüne maruz kaldıklarını belirten öğrenciler, çoğunlukla düşük ücretlerle ve güvencesiz çalıştıklarını söyledi. Ayrıca uykusuz girdikleri derslerinde düşük notlar aldıklarını ve stresli bir yaşam sürdüklerini anlattı.

Geçimini sağlamak için çalışan öğrencilerden biri olan Melis Yağmur Yıldırım, hem bir pub kafede garsonluk hem de bale eğitmenliği yaptığını belirtti. Yeditepe Üniversitesi’nde burslu olarak okuyan Yıldırım, 5-6 aydır garsonluk yaptığını ve arkadaş tavsiyesiyle ya da sosyal medyadan iş bulduklarını dile getirdi. Part time işler için de deneyim arandığını ve esnek çalışmaya uygun olmayan öğrenciler için iş bulmanın zorlaştığını da paylaştı.

Yıldırım, KYK bursu almadığını dile getirirken, “Ailem destek oluyor ama yetmiyor. Kafede ya da barda çalışarak kira, fatura, yol masraflarını çıkarmaya çalışıyorum” dedi. Ayrıca yaklaşık 15 bin lira kira verdiğini sözlerine ekledi.

Melis Yağmur Yıldırım

“Sigortasız çalışan çok öğrenci var”

Sömürünün yaygın olduğu saatlik ücretlendirmelerin yapıldığını belirten Yıldırım, güvencesiz çalışma hakkında şunları söyledi:

“Sigortasız çalışan çok öğrenci var. Fazla mesailer de bazen ödenmiyor. Öğrenciler sigortaları yapılınca alacakları ücret azalacağı için maalesef sigortasız çalışıp daha çok nakit kazanmayı tercih ediyorlar. Özellikle yeni başlayanlara çok düşük ücretler teklif ediliyor. Minimum 6-7 saat çalıştığımız bir sektör için saatlik 90-110 lira arası ücretler komik kaçıyor.”

Yıldırım, bazen derslere hiç giremediklerini ve özellikle sınav döneminde çalışmanın stresinden bahsetti. Öğrencilerin ağırlıklı olduğu mekanlarda çalıştıklarında, mesai saatlerini ayarlamanın da zorlaştığını belirten Melis Yıldırım, yaşadıkları diğer sıkıntıları ise şöyle sıraladı:

İşten geç saatlerde çıkınca ulaşım sıkıntı oluyor. Çoğu arkadaşımız taksi tercih etmek zorunda kalıyor. Böylelikle günlük ücretin büyük kısmı yola gidiyor. Özellikle kadın çalışanlara yönelik taciz vakaları da yaşanıyor. Zaten gözle taciz çok yaygın. Öğrenciyken çalışmak maddi anlamda bir zorunluluk olabilir ama hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpratıcı bir süreç.”

“Öğrencilere düşük ücretler vererek istiyorlar”

Bale eğitmenliği de yapan Yıldırım, “Saatlik ücretler iyi gibi görünse de çalışma saatleri sınırlı olduğu için toplam gelir tatmin edici değil. Öğrencilere daha düşük ücretler verilmeye çalışılıyor” dedi. Sınav ve gösteri dönemleri çakıştığında iş ve okulu dengelemenin zor olduğunu da vurgulayan 2. sınıf öğrencisi Yıldırım, işin sürekliliği için şunları söyledi:

Özel dersler çok tercih edilmediği için çalıştığınız kurumla saatlik anlaşıyorsunuz. Bu da aylığa vurulduğunda asgarinin altında kalıyor. İş garantisi de yok; bazı stüdyolar dönemsel olarak öğrenci kaybettiğinde dersleri iptal ediyor. Maddi olarak çok büyük kazanç sağlamadığı için ek işler yapmak gerekiyor.”

Tuğberk Ahadpoursaghezchı

“İş var ancak koşullar yetersiz”

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğrencisi olan Tuğberk Ahadpour ise zincir bir dönercide, haftanın 4 günü komilik yaptığından bahsetti. Ahad, “İş var ancak koşullar çok yetersiz ve kesinlikle part-time ne demek bilmiyorlar. Bu sebeple okurken kiranı ödeyebileceğin bir iş bulmak zor” dedi. Babasının İran kökenli olmasından dolayı çifte vatandaş olduğunu ve buna bağlı olarak aldığı bursu ise “İran, yetişkinliğimde orada çalışacağım taahhüdüne karşılık bana burs veriyor. O parayı da aileme veriyorum. Bunun dışında iş yerinden kazandığım yevmiye ile geçinmeye çalışıyorum” sözleriyle aktardı.

Çoğunlukla ailesinin evinde kaldığını söyleyen Ahad, aldığı harçlığın geçen yıla kadar yettiğini ve çalışmak zorunda hissetmediğini belirtti. Bu yıl ise ailesinin maaşına yapılmayan zammın kendisine yansıdığını aktarırken, günde 8 saat çalışsa da aldığı paranın değecek bir tutar olmadığının altını çizdi. 2. sınıf öğrencisi Ahad çalışma koşulları için de şunları söyledi:

“Saatte 110 lira bile zor ediyor. Nispeten esnek bir çalışma saati uyguladıkları için çalışmaya devam ediyorum. Bir de sigorta yapıyorlar. Herhangi bir işletme, bu şartları ya zor karşılıyor ya da bundan az veriyor. Kesinlikle beş kuruşa muhtaç kaldığımızın bilincindeler ve bizi acımasızca sömürüyorlar.”

Mimarlık hayalini yarım bıraktı

Çift anadal programı ile mimarlık bölümüne girdiğini de paylaşan Ahad, çalışmak zorunda kalınca bu hayalini yarım bıraktığını şu sözlerle dile getirdi:

“Dersler dışında, maket yaptığımda haftada 10-15 saatim gidiyor. Hem haftanın her günü iki bölümün derslerine girip hem de ödev yaparsam çalışmaya vaktim kalmıyor. Bunu başarmaya çalışırken çoğu dersimden kaldım. Bazen sadece iki saat uyuyabilmem ya da iki gün üst üste uyumamış olmamdan dolayı seviyemin çok altında ödevler teslim ettim.”

Ahad, komilik yaparken sürekli mobbing ile karşı karşıya kaldığını belirtip, “Bu da müşterilere yansıyor, onlar da durumdan rahatsız olacaklar ki bahşiş alamıyorum. Gündüz okulda olduğum için gece shifti bana yazılıyor. İş yerini kapatmak gibi şeyler beni ekstra yoruyor. Özellikle geç vakitte gelenlerin bir kısmı sarhoş ve saldırgan oluyor, geriliyorum” dedi.

Merve B.

“İnsanların dertlerini çekmek bu yaşta çok yıpratıcı”

İstanbul Üniversitesi’nde 3. sınıf öğrencisi olan Merve B. ise öğrencilere part time iş imkanı sunan bir ajansa kayıtlı olduğunu ve böylelikle fuar, paketleme, maskotluk gibi günlük işler bulduğunu aktardı. İlk olarak fuarda çalışmanın zorluklarını anlatan Merve B., “Her gün 9 saat boyunca ayaktasınız. Fiziksel olarak yorulmanın dışında gelen insanların sorularını cevaplamak, kaprisli insanların dertlerini çekmek bu yaşta çok yıpratıcı” dedi.

Fuar ya da maskotluk işlerinin getirisinin günlük 900 lira civarında olduğunu kaydeden Merve B., KYK’den aldığı kredinin yanı sıra, babasının gönderdiği aylık bin lira harçlığının olduğunu ekledi. “Evde dört arkadaş kalıyoruz. Kiramız 22 bin lira. Evin faturaları, yemek ve okul masraflarımız derken ay sonuna kalan sadece eksi oluyor” diyen Merve B., günlük işlerin düzensiz gelir anlamına geldiğini ve kimi zaman sigortasının da yatmadığını vurguladı.

“İşten aldığım parayı ilaca verdim”

Merve B. kostümlü işlerin hijyen açısından da sorun yarattığını söyledi. Başına gelen olayı ise “Aynı kostümü, farklı zamanlarda pek çok kişi giyiyor. İyi temizlenmemiş olacak ki geçtiğimiz ay giydiğim kuş kostümünden sonra cildimde yaralar çıktı. İşten aldığım parayı da ilaca vermek zorunda kaldım” sözleriyle aktardı.

Ayrıca ders durumuna göre gelen işleri kabul ettiğini belirtip, “Sınav dönemi hiç çalışmıyorum. Bu zamanda acil işler olursa çalıştığım ajans mırın kırın ediyor, birkaç hafta daha az ücret veren işleri bana yönlendiriyorlar. Bir yandan benim de param bittiği için iki öğün peynirli sandviç yiyerek günü kapatıyorum” dedi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.