Mahmut Aydın
Topraksız tarım, iklim krizi, su kaynaklarının azalması ve gıda güvenliği gibi küresel sorunlar karşısında Türkiye için tamamlayıcı olmanın ötesinde stratejik bir üretim modeli haline geliyor. Uzmanlar, bu dönüşüm için gençlerin sektöre kazandırılması ve devlet desteklerinin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Adana’nın ilk topraksız çilek serası üreticisi olan Merve Başak, tarımda yenilikçi üretim modelleriyle dikkat çekiyor. İşletme mezunu olan Başak, 2017 yılında aldığı eğitimlerin ardından Tarım ve Orman Bakanlığı’na tescilli yatırım danışmanı olarak meslek hayatına adım attı. Yıllarca çiftçilere ve üreticilere danışmanlık yapan Başak, edindiği saha tecrübelerinin ardından 2020 yılında kendi çilek serasını kurma kararı aldı.
Çileğin; muz, mango ve ejder meyvesi gibi alternatif ürünlere kıyasla daha kârlı olduğunu belirten Başak, ilk etapta 1,5 dönümlük bir alanda üretime başladığını, zamanla süreci deneyimleyerek büyüttüğünü ifade etti. Başak, “İklim koşullarına bağlı olarak 8-9 ay süren çilek sezonunda dönüm başına yaklaşık 10 ton ürün elde ediyoruz. Ürünlerimizi süpermarketlere, zincir marketlere, pastanelere ve yurt dışı pazarına sunuyoruz” dedi.
Başak’ın faaliyetleri çilek üretimiyle sınırlı değil. Üzerine kayıtlı biyoteknoloji serası bulunan bir şirketi de olduğunu belirten Başak, burada topraksız katı ortamda üretim yaparak makro ve mikro besin elementlerinin bitkilere doğal yollarla aktarılması üzerine çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Bu çalışmaların Çukurova Üniversitesi ile iş birliği içinde devam ettiğini ifade eden Başak, “Bu yıl biyoteknoloji serasındaki faaliyetleri artırarak farklı bitkisel üretim alanlarında yeni seralar kurmayı hedefliyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Topraksız tarımın tamamen insan kontrolünde ilerleyen bir üretim modeli olduğunu vurgulayan Başak, “Su, gübre, sıcaklık, olgunlaşma ve hasat sürecinin tamamını siz yönetiyorsunuz. Bu da erkencilik, tonaj, meyve kalitesi ve raf ömrü açısından topraklı tarıma göre çok ciddi avantajlar sağlıyor” dedi.
Topraksız sistemlerde su kullanımının yüzde 95-98 oranında daha az olduğunu belirten Başak, gübre kullanımının da topraklı tarıma göre yaklaşık dörtte bire düştüğünü, ilaç ve pestisit ihtiyacının ise yarı yarıya azaldığını kaydetti. Sektördeki en büyük sorunlardan birinin eğitimsiz iş gücü olduğunu dile getiren Başak, Türkiye’de bu alanda “tam anlamıyla uzman” sayısının yok denecek kadar az olduğuna dikkat çekti. Tarımda kadın olmanın da ayrı zorluklar barındırdığını belirten Başak, birçok alanda önyargıyla karşılaştığını ancak erkek üreticilerin dahi danışmanlık aldığını ifade etti.
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş ise sistemin özellikle marul, domates, hıyar, patlıcan ve nane gibi ürünler için uygun olduğunu belirtti. Ortaş, topraksız tarımda verimin tarla tarımına göre birkaç kat daha yüksek olduğunu, toprak kökenli hastalıkların ise büyük ölçüde azaldığını ifade etti. Ancak su kalitesi, besin dengesi ve pazar planlamasının doğru yapılmaması halinde aroma ve kalite sorunlarının ortaya çıkabileceğine de dikkat çekti.
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayriye Yıldız Daşgan ise, dünya genelinde artan nüfus ve tarım alanlarının daralmasının topraksız tarımı zorunlu hale getirdiğini belirtti. Daşgan, özellikle verimsiz ve sorunlu topraklar için bu sistemin önemli bir alternatif sunduğunu vurgulayarak, “Uygun koşullarda bir dönüm serada 50 tona kadar domates üretmek mümkün” diye konuştu. Yüksek ilk yatırım maliyetleri, enerji bağımlılığı ve uzman eksikliğinin sektörün önündeki temel engeller olduğunu da sözlerine ekledi.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4517 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4515 kez okundu
1
Gençler ekran başında: Sosyal medya, duyguları ve iletişimi nasıl şekillendiriyor?
2357 kez okundu
2
Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor
2339 kez okundu
3
“Çeto” ile röportaj: ChatGPT insanların yeni dert ortağı mı?
1969 kez okundu
4
Yapay zeka belediye başkan adayı oldu
1931 kez okundu
5
İstanbulkart tartışması; kişiselleştirme, veri ihlalini getirir mi?
1761 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.