DOLAR 43,8723 0.06%
EURO 51,7192 0.1%
ALTIN 7.319,910,56
Ankara

HAFİF YAĞMUR

Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor
  • 9.Köy
  • Teknoloji
  • Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor

Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor

Çevirmenlik mesleği yapay zekayla birlikte kendisini yeniden yapılandırıyor. Çünkü gerçek ve resmi bir çeviri için yeterli olmayan yapay zeka, lisanslı bir tercümanın imzasına ihtiyaç duyuyor. Bu dönüşüm, kontrol ettikleri sayfa sayısını arttıran, resmi belge ve akademik yayın çeviren tercümanların iş yükünün şeklini değiştiriyor, mesleklerini köreltiyor.

ABONE OL
23 Şubat 2026 10:15
Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Oğulcan Özgenç

Yapay zeka çevirmenlik mesleğini bir yandan köreltiyor, bir yandan hızlandırıyor. Çevirmenler kalite konrolörüne dönüşüyor. Çevirmen örgütleri ise, duygu, bigi, tecrübe olmadığı için yapay zeka tercümesi ifadesini kullanmak yerine “makine çevirisi” kavramının öne çıkarılmasını istiyor.

9.Köy Haber Merkezi artan iş yükünü, düşen ücretleri, avantajları ve mesleğin geleceğini çevirmenlerle konuştu. YZ ile yarışan da var yararlanan da…

Teknolojik dönüşüm hızlandıkça hangi mesleklerin dönüşeceği ya da ortadan kalkacağına dair tartışmalar gündemdeki yerini koruyor. Yapay zekanın pek çok alanda iş yapma biçimlerini değiştirmesi, özellikle bilgi ve dil temelli mesleklerde kaygıları daha da artırıyor. Metin üretme, özetleme ve farklı diller arasında hızla çeviri yapabilme kapasitesinin gelişmesi  çevirmenlik mesleğini de bu tartışmaların merkezine yerleştirdi.  Bir yandan çeviri süreçlerini hızlandıran uygulamalar yaygınlaşırken diğer yandan mesleğin niteliği, emeğin değeri ve çalışma koşulları yeni sözcüklerle ve yeni cümlelerle tarif ediliyor.

Bu dönüşümün sahadaki karşılığını görmek için yapay zekanın çevirmenlik mesleğini nasıl etkilediğini çevirmenlerle konuştuk.

“Çevirmenler yapay zeka çevirilerini düzeltmeye yönlendiriliyor”

Çevirmen Şebnem Suri’yle, sadece onların yakından bildiği ve sadece onların tarif edebileceği bu konuyu konuştuk. Suri, çevirmenliğin yapay zeka ortaya çıkmadan önce de benzer teknolojik araçlardan yararlanan cihaz ya da uygulamalar nedeniyle her dönem geleceği tartışılan bir meslek olduğunu hatırlatarak başladı sözlerine. Ancak geçmişte sadece çevirmenlerin kullandığı bu araçların bugün herkesin erişimine açık olduğunu da ekledi. Suri, şöyle konuştu:

Çevirmenler yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte  ‘post-editing’ olarak adlandırılan, yapay zeka tarafından yapılan çevirilerin sonradan düzeltilmesi ve gözden geçirilmesi işine yönlendirildi. Çeviri konusunu hala basit bir aktarma işi gibi görüyorlar, artık öyle değil.  Çeviri işine çoğu zaman ‘bir sayfadan bakıp öbür sayfaya yazıyorsun, niye bu kadar para alıyorsun?’ diye bakılıyor. Yapay zeka da işin içine girince insanlar ‘Çeviriyi yapay zekaya atalım, çevirmen sadece göz gezdirsin’ diye düşünmeye başladı.”

Çalışma temposu değişti: Günlük çeviri limiti 50 bin karaktere çıktı

Suri’ye göre yapay zeka çevirmenler üzerindeki iş yükünü ve beklentileri de artırıyor. Yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte hem daha hızlı çalışma hem de daha düşük ücretlerin dayatıldığını belirten Suri, çalışma temposundaki değişimi şu sözlerle ifade etti:

Çevirmenlerden artık hem çok hızlı çeviri yapmaları hem de çok para talep etmemeleri bekleniyor. Yapay zeka henüz yokken bir tercümanın günlük çeviri limiti 20 bin karakterdi; şimdi bu 50 bin karaktere çıktı. Geçen sene bir anda işler inanılmaz derece durdu.

“Edebi çevirilerde duygu kayboluyor”

Şebnem Suri, yapay zekanın edebi çeviri alanında sınırlı kaldığına dikkat da çekiyor. Edebi metinlerde anlamın sadece doğru aktarımından ibaret olmadığını söyleyen Suri, “Bir edebi metnin çevirisinde yapay zeka kullanıldığında duygu kayboluyor, kültürel referanslar kayboluyor” diyor.

“Yapay zeka ile yarışır hale geldim”

Yaklaşık 10 yıldır tercümanlık yapan İlayda İlik ise yapay zekanın nitelikli çeviri üretmeye başlamasıyla son olarak çalıştığı işinden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi. Son 1 yıldır serbest çevirmenlik yaptığını ifade eden İlik, bu süreçte ciddi bir iş kaybı yaşadığını şu sözlerle anlattı: “Yapay zeka ile yarışır hale geldim. Mesleğim serbest çalışmama da müsaade ediyor diye şükrederdim ama ilk defa işsizliğimi gerçek bir işsizlik olarak yaşamaya başladım. Son bir yılda çeviri için hiçbir iş bulamıyorum.”

“Hibrit çeviri modeli”

İlayda İlik, yapay zekanın yaygınlaşmasıyla çevirmenlere olan talebin büyük ölçüde kalite kontroledönüştüğünü söyledi. Yapay zekanın kullandığı dilin “genel” ve yuvarlak olduğunu söyleyen İlik, çevrilen metinleri alanın gerekliliklerine uyarlamanın ayrı bir emek gerektirdiğini, buna rağmen post-editing işlerinde çevirmenlere çoğunlukla normal ücretin yaklaşık yarısının ödendiğini ifade etti. Çeviri bürolarının da bu modeli “hibrit çeviri” adı altında ucuz ödeme modeline dönüştürdüğünü söyledi.

“Makine çevirisi programları ücret baskısı aracı olarak kullanılıyor”

Çevirmenler Meslek Birliği (ÇEVBİR) Makine Çevirisi Çalışma Grubu’ndan çevirmen Elçin Gen, ÇEVBİR olarak “yapay zeka” yerine “makine çevirisi” ifadesini kullandıklarını, farklı teknolojilerin genellikle tek başlık altında “yapay zeka” olarak anıldığını söylüyor.

Düşünce ve edebiyat metinleri ile tiyatro ve altyazı çevirilerinde makine çevirisinin yetersiz kaldığını vurgulayan Gen, bu metinlerde bağlam ve üslubun belirleyici olduğunu şöyle anlattı: “Bu tür metinlerin doğru anlaşılıp çevrilmesi için derinlemesine bağlam analizi yapabilmek, hem kaynak hem de hedef dile özgü üslup inceliklerine vakıf olmak gerekir. Örneğin bir filmin altyazılarını doğru çevirebilmeniz için filmin her karesini seyretmeniz, altyazı ile görüntüler arasında bağ kurmanız, her kareyi öncesi ve sonrasıyla ilişkilendirmeniz gerekir.”

Teknik gelişmelere rağmen bu tür becerilerin makine çevirisi programları tarafından kazanılmasının mümkün olmadığını belirten Gen, “Derin öğrenme gibi yöntemlerle büyük sıçrama kaydedildiği öne sürülse de bu programların bu tür beceriler geliştirmesi teknik açıdan mümkün değil” dedi.

Gen’in şu sözlerinden de anlaşılacağı bu teknolojik gelişme sktörde ücret baskısı olarak kullanılıyor: “Makine çevirisi programları, doğru ve nitelikli sonuç vermedikleri gayet iyi bilindiği halde çevirmenler üzerinde ücret düşürme baskısı olarak kullanılıyor.”

Yayınevleri makine çevirisini gizliyor

Bazı yayınevlerinin makine çıktılarının editörler tarafından düzeltilmesi yoluna gittiğini, ancak bunun okurlara açıkça belirtilmediğini söyleyen ÇEVBİR Meslek Birliği Temsilcisi Elçin Gen, bu durumun genç çevirmenlerin geleceğini de etkilediğini şöyle anlattı:

“Okur, künyesinde ‘makine çevirisi’ yazan bir kitabı satın almak istemez. Bu nedenle yapılan fiilen sahtecilik kapsamına giriyor. Bir metni doğrudan çevirmek yerine niteliksiz ve yanlış bir makine çıktısı üzerinde düzeltme yapmak, bir çevirmenin mesleki gelişimine ciddi biçimde ket vurur. Üstelik bu tür uygulamalar tespit edildiğinde hem itibar kaybıyla hem de sözleşmenin feshiyle sonuçlanabilir.”

Çevirmenlerin bu baskıya karşı kolektif bir tutum alması ve okurların da bilinçlenmesi gerektiğini ifade eden Gen şu sözlerle farkındalık çağrısı yaptı: “Kitap çevirmenlerinin hızlı üretim ve düşük kazanç baskısına karşı haklarını savunmak üzere bu uygulamalara direnmesi, okurların da ‘yapay zeka’ etrafında sürdürülen propagandaya karşı bilinçlenmesi gerekiyor.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.