Mehmet Duran Boztepe
Türkiye’de sağlık sisteminden bankacılığa kadar pek çok temel hizmetin dijital mecralara taşınması, genç kuşaklar için hayatı kolaylaştırırken, yaşlı nüfus için hayatı güçleştirip yardıma muhtaç hale getiriyor.
Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS), e-Nabız ve mobil bankacılık uygulamaları arasında sıkışıp kalan yaşlılar, en temel ihtiyaçları için bile çocuklarına veya torunlarına bağımlı kalıyor.
TÜİK’in 2025 yılı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması verileri de sahadaki bu “kopuşu” doğruluyor. Türkiye genelinde internet kullanım oranı yüzde 90,9’a ulaşırken, 65-74 yaş grubunda e-Devlet hizmetlerinden yararlanma oranı sadece yüzde 29,6’da kaldı. Bu durum, her 10 yaşlıdan 7’sinin devletin dijital kapısından içeri giremediğini gösteriyor.
9.Köy, dijitalleşme rüzgarına ayak uydurmaya çalışan ancak “tuşlar arasında kaybolan” o kuşağın temsilcileriyle konuştu.
Emekli çift Hasan ve Hasibe Karaman, dijitalleşmenin zorluğunu en net yaşayanlardan. Evde teknolojinin sınırları kesin çizgilerle çizilmiş durumda. Hasibe Karaman, akıllı telefonu sadece torunlarının fotoğraflarına bakmak için bir “albüm” gibi kullanıyor. Sağlık sistemi söz konusu olduğunda ise “internet” onun için kapalı bir kapı.
MHRS veya e-Nabız kullanmadığını, hastane işlerini eski usul çözmeye çalıştığını belirten Hasibe Karaman, “Hastane randevusu lazım oldu mu hiç internete bulaşmaz, bildiğimiz en garanti yol neyse onu yaparız; 182’yi arar, telefondaki memurla konuşa konuşa alırız randevumuzu. ‘Ben o tuşlara basamam, ses duymam lazım’ derim” ifadelerini kullanıyor.
Eşi Hasan Karaman ise teknolojiyle “zoraki” bir barış imzalamış. Banka kuyruklarında beklememek için mobil bankacılığı öğrenmek zorunda kaldığını belirten Hasan Karaman, “E-Devlet’e de girerim, basit bir belge lazımsa çıkarırım. O konularda kendimi kurtarıyorum” dese de sistemin karmaşıklaştığı onu da zorluyor da. Emekli Hasan Karaman yaşadığı zorlukları şöyle ifade ediyor
“İş biraz çetrefilli hale gelince, sistem detay isteyince ben de tıkanıyorum. O noktada hemen çocukları arıyoruz. Bizim dakikalarca uğraşıp gözümüzü yorduğumuz işi onlar şak diye iki dakikada çözüyor. Ben teknolojinin kıyısından köşesinden tutuyorum, hanım hiç bulaşmıyor, işin zorunu da gençlere havale ediyoruz.”
Deneyimli gazeteci Fahrettin Fidan ise mesleği gereği daktilodan bilgisayara geçiş sürecini bizzat yaşamış, okuryazarlığı yüksek bir isim. Buna rağmen kendini “teknoloji özürlü” olarak tanımlamaktan çekinmiyor. Dijital dünyadaki yetkinliğini “yüzde 25-30” olarak gören Fidan, tren bileti almak gibi basit işlemlerde bile zorlandığını itiraf ediyor.
Fidan, kendi kuşağının yaşadığı “hız travmasını” şu çarpıcı metaforla anlatıyor:”Ben ‘yürüme hızıyla’ ilerlemeye çalışsam da teknoloji ‘uçak hızıyla’ gidiyor ve ben giderek geri kaldığımı düşünüyorum. Biz mesleğe daktiloyla başladık, sonra bilgisayarlar hayatımıza girdi. O geçiş döneminde üç kuşak bir aradaydık; gençler hemen uyum sağladı, biz orta kuşak olarak zor da olsa öğrendik, ama bizden yaşlı olanlar bilgisayara hiç bulaşmayıp elle yazmaya devam ettiler.“
Fidan, polikliniklerin sağlık imkanlarını kullandığı için MHRS gibi sistemlerdeki randevu krizini bizzat yaşamadığını, ancak teknolojik işlemlerde genç tanıdıklarının desteğine ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Bu biraz da işin kolayına kaçmak, bir nevi tembellik. Ama benden daha kötü durumda olanlar elbette vardır” özeleştirisinde bulunuyor.
Saha gözlemleri, istatistiklerle de örtüşüyor. TÜİK’in verilerine göre, 65-74 yaş grubunda internet kullanımı 2024 yılında yüzde 46,9 seviyesindeyken, bu oran cinsiyet kırılımında dramatik bir fark gösteriyor. Yaşlı erkeklerin yüzde 55,3’ü internet kullanırken, yaşlı kadınlarda bu oran yüzde 39,3’e düşüyor. Hasibe Karaman örneğinde olduğu gibi, yaşlı kadınlar dijital kamusal alandan daha fazla dışlanıyor.
Özellikle pandemi sonrası “her şeyin online olduğu” dünyada, yaşlılar fatura ödemek, maaşını çekmek veya doktora gitmek gibi en hayati işlevlerini yerine getirebilmek için “dijital vekalet” verdikleri çocuklarına veya yakınlarına daha bağımlı hale geliyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4517 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4515 kez okundu
1
Gençler ekran başında: Sosyal medya, duyguları ve iletişimi nasıl şekillendiriyor?
2357 kez okundu
2
Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor
2338 kez okundu
3
“Çeto” ile röportaj: ChatGPT insanların yeni dert ortağı mı?
1969 kez okundu
4
Yapay zeka belediye başkan adayı oldu
1931 kez okundu
5
İstanbulkart tartışması; kişiselleştirme, veri ihlalini getirir mi?
1761 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Çok doğru bir konuya değinilmiş. 👏👏