DOLAR 32,8248 0.04%
EURO 35,2439 -0.18%
ALTIN 2.451,13-1,53
Ankara
28°

AÇIK

Sosyal medyada azınlıklara yönelik dezenformasyon yayılmaya devam ediyor

Sosyal medyada azınlıklara yönelik dezenformasyon yayılmaya devam ediyor

Türkiye’de özellikle son 10 yılda sığınmacı sayısı olağanüstü artış gösterdi. Artan sığınmacı sayısıyla birlikte, “yanlış, çarpıtılmış, abartılmış hatta var olmayan bilgilere dayalı haberler” de artış kaydetti. Çoğunlukla sosyal mecralarda görülen bu tarzdaki haberler, yerel gazetelerde hatta ana akım medyada bile zaman zaman “incelenmeden” yayınlanır oldu. Araştırmalar, dijital medyada haberlerin “yanlış bile olsa!” konvansiyonel medyadan “yirmi kat fazla hızla yayıldığını” gösteriyor.

ABONE OL
10 Ekim 2023 09:44
Sosyal medyada azınlıklara yönelik dezenformasyon yayılmaya devam ediyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: Kübra Örnek Korkmaz – İstanbul / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos

Bu durumda asıl sorumluluğun okuyucuya düştüğü savunulurken, “Haber önce teyit süzgecinden geçirilmeli, bu da medya okuryazarlığı gerektiriyor” deniliyor.

Uzmanlara göre, kamuoyunun doğru bilgiye erişiminin önündeki engelleri ortadan kaldırmak ve yanıltıcı bilginin önüne geçmek önemli, bunun için habere eleştirel gözle bakılması gerekiyor, ancak bu takdirde gerçek bilgiye ulaşılabiliyor.

Yanlış bilgi yayan haber siteleri

Teyit sitesinden alınan bilgiye göre 1 Ekim 2016 – 13 Ekim 2022 tarihleri arasında yayınlanan analizler kapsamında, yanlış bilgi içeren 2 bin 610 haber sitesine ait linkler tespit edildi. Bu linkler baz alındığında, yanlış bilgilerin dağılımında ilk beşte yer alan haber siteleri şöyle;

Bu konuda Teyit sitesi şu yoruma yer veriyor:

“Teyit için sahte haberi kimin yayınladığından ziyade, kimin hatasını düzeltip, bunu duyurmaya istekli olduğunu bilmek daha önemli. Söz konusu, hatayı kabul etmek olduğunda, bu beşli arasında yayınladığı sahte haberlerin yüzde 68’ini düzelten haberler.com’un en iyi performansı, sadece yüzde 21’ini düzelten Sabah’ın ise en kötü performansı gösterdiğini söyleyebiliriz.”

Dezenformasyon alanındaki çabalar

Dezenformasyon’un önüne geçmek için pek çok kuruluş mücadele ediyor. Teyit platformu, uzun süredir bilgi bozukluğu sorununu ve yanlış bilginin olası zararlarını anlatıp, çözümler üretmeye ve haber siteleriyle birlikte bu durumun üstesinden gelmeye çalışarak, yanlış bilgiyle mücadeleyi etkinleştirecek adımları atıyor.

Teyit’de yer alan açıklamalara göre, dezenformasyon yasası sonrasında hükümetin dezenformasyon alanındaki diğer çabaları şu şekilde:

“AK Parti ve MHP’nin önerisiyle meclise sunulup kabul edilen dezenformasyon yasası, yanlış bilgi yayanın üç yıla kadar cezalandırılmasını öngörüyor. Yasa konuşulmaya başladığından bu yana çözümün cezalandırma değil, güçlendirme olduğunu her fırsatta savunduk. Devletin elindeki enstrümanları, alandaki sivil aktörleri işlevsizleştirmeye yönelik kullanma ihtimali, bu zamana kadar ortaya konulan tüm çabaları boşa düşürme tehlikesini barındırıyor.

Nitekim İletişim Başkanlığı’nın öncülüğünde kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi de bunlardan biri. Merkez, ekim ayından bu yana tespit ettikleri yanlış bilgileri haftalık bültenle yayınlıyor. Ancak burada tartışmaya açık bir nokta var: Bunların hangileri  yanlış bilgiler ve doğrular neye göre belirleniyor? Bilgiyle kurduğumuz ilişkiyi derinden sarsacak her türlü siyasi kutuplaşma ve propaganda hakikatle bağımıza zarar verir. Medya alanında bir adım daha atıldı bu yıl. Anadolu Ajansı -Teyit Hattı- adıyla yanlış bilgileri incelemeye girişti. –Teyit- kelimesi bizim için sıradan olmaktan çok uzak: Altı yıldır bu kelimenin içini doğru bilgi arayışı ve şüphe etme refleksiyle doldurduk. Tüm aktörlerin bu ifadenin altında yatanı merak etme, araştırma ve sorgulama ağırlığının farkında olduğunu umuyoruz.”

Dezenformasyon yasasına gerek var mı?

Erciyes Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Vahit İlhan, dezenformasyon yasasının nereden kaynaklandığını şu şekilde açıklıyor: 

“Yanlış bilginin topluma  zarar veren, kurumlara zarar veren bir yapısı var,  onu durdurmanın yöntemini arıyor devlet şu anda. Bunu neyle yapacak? Tabii ki yasa geliştirerek yapacak. Şu andaki dezenformasyon yasası da buradan çıkıyor. Demek ki bu alan insanlara, kurumlara zarar veriyor. Düzenlenmesi lazım, denetlenmesi lazım. Buna ihtiyaç var. O yüzden dezenformasyon yasasının varlığı tartışılacak bir şey değil kesinlikle. İçindeki maddeleri tartışabilirsiniz ama yasanın kesinlikle var olması gerekiyor.”

Prof. İlhan, Dezenformasyon yasasının neden bu kadar çok tartışıldığını ise şu şekilde cevaplıyor:

 “Dezenformasyon ile misenformasyon, ikisi de farklı şeyler.  Misenformasyon bilinçli olmadan medyadaki yanlış bir haberdir. Örneğin bir tecavüz haberinde yanlışlıkla Ahmet yerine Mehmet diyorsunuz. Mehmet’in bu haberden dolayı hayatı kararıyor.  Ancak dezenformasyon bilinçli bir şekilde yalan haber üretilip, yaygınlaştırılması. Hedefinde kişi veya kurum olabilir ve ona büyük zarar veriyor. Çok ünlü bir yoğurt firmasının ismini karıştırıyorsunuz, kötü bakteriler çıktı diyorsunuz. O firma hem maddi hem manevi açıdan etkileniyor. Yani çok ince, hassas bir çizgi bu. O yüzden şimdi dezenformasyon yasası çok ağır algılanıyor ama aslında dezenformasyonun verdiği zarar çok daha büyük.”

Uzmanlara göre, dijitalleşmenin arttığı bir dünyada, artık eğitim sistemi kapsamında sosyal medya okuryazarlığı eğitimi şart oldu, teyit konusunda yapay zeka gibi yeni olanakların kullanılması da önemli katkı sağlayabilir.

“Doğruluk Payı” haber kaynağında, yabancılarla ilgili yalan haberlere çok fazla örnek veriliyor, bunlardan biri şöyle: 

Fotoğraftaki Siyahi Gençler, Suriyeliler Hakkında Röportaj mı Verdi?

Bir Instagram sayfası tarafından 20 Haziran 2021 tarihinde yapılan paylaşımda bir grup siyahi gencin Suriyeliler hakkında röportaj verdiği iddia edilmişti. Gönderi 50 bine yakın görüntülenme alırken, 20 bini aşkın beğeni toplamıştı.

Doğruluk Payı ise şu ibareye yer veriyor:

“Bir Instagram sayfası tarafından yapılan paylaşımda bir grup siyahi gencin Suriyeliler hakkında röportaj verdiği iddia edilmişti. Fakat fotoğraf, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşanan bir cinayet sonrası röportaj yapılan Nijeryalı gençleri gösteriyor. Ocak 2018’de Nijeryalı Kennedy Taomwabwa Dede isimli bir üniversiteli bir genç öldürülmüş. Bunun ardından Kıbrıs Yeni Düzen gazetesi Dede’nin arkadaşları ile cinayeti aydınlatmak için röportaj gerçekleştirmiş. Herhangi bir YouTuber’ın bir siyahi gençle buna benzer bir konuşmasına da rastlanmadı.Sonuç olarak, fotoğraftaki siyahi gençlerin Suriyeliler hakkında röportaj verdiği iddiası yanlıştır.”

Ancak yalan haberlerin yayını sonrasında, insanların neredeyse yüzde ellisinin bunlara inandığı da tespitler arasında, çoğu kez insanlar sosyal medyadan yayılan bu haberlere koşulsuz itibar edebiliyor. Zaman zaman çok satan, herkesçe bilinen gazetelerin manşetlerini süsleyen haberlerde dahi bu teyitsiz, yanlış bilgilere dayalı içerik görülebiliyor. 

Uzmanlar, teyit sitelerinin önemli bir işlev gördüğünü belirtirken, bu haberlerin okurlarına da “medya okuryazarlıklarını geliştirme” tavsiyesinde bulunuyor.  

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.