DOLAR 46,5171 0.02%
EURO 53,0783 0.42%
ALTIN
Ankara
26°

PARÇALI BULUTLU

Zil sustu köyde hayat değişti

Zil sustu köyde hayat değişti

Türkiye’de son 20 yılda 20 binin üzerinde köy okulunun kapanması, yalnızca eğitim sistemini değil kırsaldaki yaşamın bütün dengelerini değiştirdi. Çocukların eğitimi için velilerin kent merkezlerine yönelmesiyle birlikte üretim azaldı, aile yapıları değişti, köylerde sosyal hayat zayıfladı. Uzmanlara göre kapanan her okul, aslında bir köyün geleceğinden eksilen bir parça anlamına geliyor.

ABONE OL
25 Haziran 2026 11:42
Zil sustu köyde hayat değişti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Büşra Tekin 

Bir zamanlar sabah zil sesleriyle hareketlenen köy yolları bugün birçok yerde sessiz. Bahçesinde çocukların koştuğu, törenlerin yapıldığı, öğretmen lojmanlarının ışık yaktığı köy okulları artık ya boş durumda ya da kapısına kilit vurulmuş halde bekliyor.

Türkiye’de son 20 yılda 20 binin üzerinde köy okulunun kapanması, yalnızca eğitim sistemindeki bir değişim olarak değerlendirilmiyor. Eğitimciler, psikologlar ve kırsal kalkınma üzerine çalışan uzmanlara göre bu süreç; göçten üretime, aile yapısından çocuk psikolojisine kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor.

Özellikle kırsal bölgelerde öğrenci sayısının azalması, taşımalı eğitim sisteminin yaygınlaşması ve öğretmen yetersizliği nedeniyle birçok köyde eğitim tamamen merkez okullara taşındı. Bunun ardından ise köylerden kentlere doğru yeni bir göç dalgası başladı.

Lokman Babat

“Çocuk için gidiyoruz”

Kırsalda yaşayan birçok aile için artık en büyük sorun çocukların eğitimi. Bazı aileler çocuklarını her gün kilometrelerce uzaklıktaki okullara göndermek zorunda kalırken, bazıları ise tamamen ilçe ya da şehir merkezlerine taşınmayı tercih ediyor.

Eğitim Sen Van Şube Temsilcisi Lokman Babat, özellikle son yıllarda köyden kente göçün önemli nedenlerinden birinin eğitim olduğunu belirtiyor. Kırsal bölgelerde bazı okulların öğrenci azlığı nedeniyle kapandığını ifade eden Babat, bazı yerleşimlerde ise öğretmen eksikliği nedeniyle ailelerin çocuklarını başka bölgelere göndermek zorunda kaldığını söylüyor.

Ancak bu durum yalnızca eğitim alanını etkilemiyor. Çünkü köyden ayrılan her aile, aynı zamanda  tarımdan, hayvancılıktan, üretimden de uzaklaşıyor.

Tarım ve hayvancılık da etkileniyor

Uzmanlara göre köy okullarının kapanmasıyla birlikte kırsaldaki üretim zinciri  zayıflıyor. Tarım ve hayvancılıkla geçinen aileler, çocuklarının eğitimi için kent merkezlerine taşındığında üretim devamlılığı da sekteye uğruyor. Birçok aile, şehir yaşamına geçtikten sonra hayvancılığı bırakıyor ya da tarlasını işleyemiyor. Bu durum yalnızca bireysel gelir kaybına değil, kırsal ekonominin küçülmesine de neden oluyor.

Artan yakıt fiyatları, yem maliyetleri ve üretim giderlerinin zaten köy yaşamını zorlaştırdığına dikkat çeken Babat, eğitim nedeniyle yaşanan göçün bu süreci daha da hızlandırdığını ifade ediyor.

Bazı köylerde genç nüfusun büyük ölçüde azalmasıyla birlikte üretim yaşlı nüfusun omzuna kalıyor. Bir süre sonra ise birçok aile tamamen köyle bağını koparıyor.

Harbi Yürük

“Köy okulu sadece okul değildir”

Uzman Klinik Psikolog Harbi Yürük ise köy okullarının yalnızca eğitim verilen yapılar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söylüyor. Yürük’e göre köy okulları, çocukların yaşadığı çevreyle bağ kurduğu, sosyal ilişkiler geliştirdiği ve aidiyet hissini güçlendirdiği alanlardan biri.

Köy okulu sadece ders yapılan bir bina değil, aynı zamanda çocuğun yaşadığı yere ait hissetmesini sağlayan sosyal bir alandır” diyen Yürük, taşımalı eğitim sisteminin özellikle küçük yaş gruplarında fiziksel ve psikolojik yorgunluk oluşturabildiğini ifade ediyor.

Çocukların her gün uzun yolculuklarla farklı merkezlere gitmek zorunda kalmasının sosyal bağları da etkilediğini belirten Yürük, zamanla yaşanılan yere karşı aidiyet hissinin zayıflayabildiğine dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre çocukların yaşadığı çevreden uzaklaşması, kırsal yaşamla kurdukları bağı da azaltıyor. Bu durum ilerleyen yıllarda köylere geri dönüş ihtimalini de düşürüyor.

Kış şartları eğitimi daha da zorlaştırıyor

Özellikle sert kış koşullarının yaşandığı bölgelerde taşımalı eğitim sistemi zaman zaman ciddi sorunlara yol açabiliyor. Kar yağışı, buzlanma ve uzun yol mesafeleri nedeniyle öğrenciler eğitim süreçlerinde aksama yaşayabiliyor.

Uzman Klinik Psikolog Harbi Yürük, bazı ailelerin özellikle küçük yaşlardaki çocuklarını uzak okullara göndermekte zorlandığını belirtiyor. Güvenlik ve ulaşım kaygılarının özellikle kız çocuklarının eğitim süreçlerini etkileyebildiği ifade ediyor.

Sessiz kalan sadece sınıflar değil

Köy okullarının kapanmasıyla birlikte yalnızca eğitim sistemi değişmiyor. Uzmanlara göre köylerdeki sosyal hareketlilik de giderek azalıyor.

Eskiden öğretmenlerin bulunduğu, törenlerin yapıldığı, çocuk seslerinin yükseldiği köylerde bugün daha sessiz bir yaşam dikkat çekiyor. Öğretmenlerin köylerden ayrılmasıyla birlikte sosyal etkinlikler azalıyor, nüfus yaşlanıyor ve kırsal yaşam giderek zayıflıyor.

Eğitim uzmanları ise çözümün yalnızca yeni okul açmak olmadığını vurguluyor. Kırsalda yaşamı sürdürülebilir hale getirecek ekonomik desteklerin, ulaşım imkanlarının, öğretmen politikalarının ve sosyal yatırımların birlikte ele alınması gerektiği belirtiliyor.

Çünkü uzmanlara göre kapanan her köy okulu, sadece bir binanın boşalması değil; bir köyün geleceğinin yavaş yavaş sessizleşmesi anlamına geliyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.