Erdem Avşar
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürürlüğe giren özel öğrencilik uygulaması, son olarak 28 Haziran 2025’te 1 yıl süreyle uzatılmıştı. Ancak uygulamanın yeni eğitim öğretim döneminde devam etmeyecek olması, bu haktan yararlanan öğrenciler arasında kaygıya neden oldu. Öğrenciler, haklarının en az bir yıl daha uzatılması için seslerini Erol Özvar ve YÖK’e duyurmaya çalışıyor.
Özel öğrencilik, öğrencilerin deprem bölgesinde kayıtlı oldukları üniversitedeki öğrencilik statülerini koruyarak belirli bir süre boyunca başka bir yükseköğretim kurumunda ders alabilmelerine imkân tanıyan bir uygulama. 6 Şubat depremlerinin ardından YÖK tarafından hayata geçirilen düzenlemeyle, depremden etkilenen illerde öğrenim gören veya deprem nedeniyle kayıtlı olduğu üniversitede eğitimini sürdürmekte güçlük yaşayan öğrencilerin eğitim süreçlerinin kesintiye uğramaması amaçlandı. Bu kapsamda öğrenciler, kayıtları kendi üniversitelerinde kalmak kaydıyla bulundukları şehirlerdeki üniversitelerde derslere katılarak eğitimlerini sürdürdü. Alınan derslerin kredi ve not intibakı ise ilgili yükseköğretim kurumlarının belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirildi.
Seslerini duyurabilmek amacıyla sosyal medyada #depremzedeözelöğrencilik etiketiyle paylaşım kampanyası başlatan öğrenciler, taleplerini kamuoyuna ve yetkililere duyurmaya çalışıyor.
Öğrencilerin ortak talebi, kendilerine tanınan özel öğrencilik hakkının en az bir yıl daha uzatılması. Depremin ardından kurdukları eğitim düzeninin yeniden bozulmasını istemediklerini belirten öğrenciler, uygulamanın sona ermesinin akademik süreçlerini sekteye uğratacağını, barınma ve uyum sorunlarını yeniden gündeme getireceğini ifade ediyor. Eğitim hayatlarının kesintiye uğramaması ve psikolojik olarak yeniden zorlu bir sürece sürüklenmemek için özel öğrencilik hakkının devam etmesini talep ediyorlar.
Kimisi yıllar içinde kurduğu yaşam düzeninin bozulacağını düşünüyor, kimisi ise deprem travmasını yaşadığı şehre dönme ihtimalinin psikolojik yükünü taşıyor. Depremzede öğrenciler, yaşadıkları süreci 9. Köy’e anlattı.
İkbal Özgün, Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi. Üniversite sınavına hazırlandığı dönemde 6 Şubat depremlerine yakalanan Özgün, yaşadığı tüm zorluklara rağmen eğitim hedefinden vazgeçmedi ve Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Depremin ardından kendisine tanınan özel öğrencilik hakkı kapsamında eğitimini Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde sürdürmeye başladı. Yaşadıklarını anlatan Özgün, depremle birlikte altüst olan hayatlarını büyük emeklerle yeniden kurduklarını belirterek, özel öğrencilik hakkının sona ermesiyle bu düzenin bir kez daha bozulmasını istemediklerini şöyle ifade ediyor:
“YÖK’ün sağladığı özel öğrencilik hakkıyla yerleştiğimiz şehirlerde kendimize sıfırdan bir hayat kurduk. Şimdi tek bir isteğimiz var: Her yıl ‘acaba uzatılacak mı’ stresi ve korkusu ile yaşamak istemiyoruz. Psikolojik olarak kendimi nihayet iyi hissettiğim, güvenle düzen kurduğum bu yerde kalmak istiyorum; deprem bölgesine dönmek istemiyorum.
Bizim durumumuz tam olarak şuna benziyor: Evi yıkılan birine yeni bir ev verip, orada sıfırdan bir hayat kurdurtup, sonra ‘eski yıkılan evini tamir ettik’ diyerek onu tekrar oraya göndermek gibi… Bizim düzenimizi ikinci kez yıkmayın.”
Özgün, Uygulamanın sona ermesinin ciddi sorunlar doğuracağını dile getirerek şu ifadeleri kullandı: “Karar çıkmazsa, kurulu düzenimizi bırakıp deprem bölgesine dönmek zorunda kalacağız.“
Yade Sülü, Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi. 6 Şubat depremlerinin ardından tanınan özel öğrencilik hakkı kapsamında eğitimini İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde sürdürdü ve son üç eğitim yılını burada tamamladı. Ailesinin yanında kalabilmek için Malatya’da eğitimine devam ettiğini belirten Sülü, özel öğrencilik hakkının uzatılmaması halinde önümüzdeki hafta stajına Adıyaman Üniversitesi’nde başlamak zorunda kalacağını söylüyor. Bu durumun hem eğitim süreci hem de yaşam düzeni açısından ciddi belirsizlikler yarattığını ifade eden Sülü, yaşadığı endişeyi şu sözlerle anlattı:
“Ne hastaneyi tanıyorum ne hocaları ne de asistanları. Bana bir görev verildiğinde yeterince efektif olamayacağıma eminim. Çünkü en basitinden bir laboratuvarın yerini bile bilmiyorum. Ve gidip yurtta kalacağım. Bunun yarattığı psikolojik yük de bir yana olmak üzere gerçekten efektif olamayacağım.”
Endişelerini dile getiren Sülü, yaşayacağı sorunları şu ifadelerle aktardı: “Psikolojim bozuldu. Ne yapacağımı bilmiyorum pazartesi yurttan hastaneye nasıl giderim onu bile bilmiyorum. Hiç ait olmadığım bir yere gitmek beni çok endişelendiriyor. Bunun bir de ekonomik yönü var. Stajdayken yurtta kalmak çok zor ve Adıyaman’da depremden sonra kiralar uçtuğu için staj ücretiyle eve çıkamayacağım. Gerçekten çok zor bir süreç yaşayacağım.”
İsmini vermek istemeyen bir başka öğrenci ise kurduğu düzenin bozulmasından ve deprem illerine dönmekten çekinceli. Öğrenci, durumunu şu sözlerle aktardı:
“6 Şubat 2023’te hayatımız kökünden değişti. Bir kısmımız en sevdiklerini kaybetti, bir kısmımız evini kaybetti, bir kısmımız yaşadığı memleketinden ayrılmak zorunda kaldı. Deprem anında Diyarbakır’daydım ve depremi oldukça büyük bir şiddetle hissettim. Yaşadığım bu ağır sürecin ardından, depremlerden birkaç ay sonra gerçekleşen 2023 YKS sınavında Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım. Şu an dördüncü sınıftayım. Ben de ekonomik zorluklar ve deprem bölgesindeki barınma sorunları nedeniyle memleketim Diyarbakır’a dönerek Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde özel öğrencilik hakkımı kullandım. Bu 3 sene içerisinde üniversitelerimize alıştık. Hocalarımızı ve eğitim ortamımızı benimsedik. Şimdi durum böyleyken büyük barınma problemleri yaşanan, ilk günkü halinden uzak olmayan deprem illerine dönmekten çekiniyoruz.”
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8848 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8434 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6964 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6493 kez okundu
5
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
6423 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5350 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5128 kez okundu
1
“Okumanın yaşı yok” dedirten 40 yaş üstü öğrenciler
6882 kez okundu
2
Van’da “eğitimci olmayan” öğretmen skandalı
3213 kez okundu
3
Genç pilotlar ödedikçe artan borç batağında
2882 kez okundu
4
Eğitim giderleri aileleri zorluyor: Psikolojiyi ve başarıyı olumsuz etkiliyor
2776 kez okundu
5
YKS 2025 alarm verdi: Üniversiteye ilgi azalıyor
2345 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.