DOLAR 43,4983 0.01%
EURO 51,4977 -0.2%
ALTIN 6.650,31-2,02
Ankara
11°

PARÇALI AZ BULUTLU

Mavi bir mirasın sonu mu? Van Gölü’nün çevre mücadelesi
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Mavi bir mirasın sonu mu? Van Gölü’nün çevre mücadelesi

Mavi bir mirasın sonu mu? Van Gölü’nün çevre mücadelesi

Van Gölü ve çevresi, son yıllarda kuraklık, düzensiz yağış ve kirlilik sorunlarıyla karşı karşıya. Tarım alanlarında verim kaybı yaşanırken; uzmanlar Van Gölü havzasında yeraltı sularının bilinçsiz kullanım nedeniyle azaldığını belirtiyor.

ABONE OL
21 Ekim 2025 11:44
Mavi bir mirasın sonu mu? Van Gölü’nün çevre mücadelesi
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Fatma Öztürk / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos

Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, iklim krizinin etkilerini en görünür biçimde yaşayan bölgelerden biri haline geldi. Son 5-6 yılda yağış rejimindeki değişimler, göldeki su seviyesini ve çevredeki tarım alanlarını olumsuz etkiledi. Kar yağışlarının azalması yeraltı su depolarının dolmasını engellerken, düzensiz ve kısa süreli sağanaklar yer altına ulaşmadan yüzeyden akıp genelde küçük-orta ya da büyük ölçekli sellere neden oluyor.

Aynı zamanda göle ulaşan evsel ve endüstriyel atıklar, göl ekosisteminde kirlilik yaratıyor. Uzmanlara göre, yeraltı suyu seviyesindeki azalma bölgenin en kritik sorunlarından biri. Ayrıca Van Gölü Havzası kapalı bir havza olması nedeniyle göl ve çevresindeki yeraltı suları doğal depo görevi görse de yağış rejimindeki değişim bu kaynakların giderek tükenmesine yol açıyor.

Uzun vadeli planlama gerekli

Çevre örgütleri ve konunun uzmanları, Van Gölü ve etrafında yaşanan sorunların sadece kuraklık ve kirlilikle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bilinç eksikliğinin de önemli bir etken olduğunu ifade ediyor. Sanayi faaliyetleri, tüketim alışkanlıkları ve geri dönüşüm yetersizliği gibi etkenler göl havzasını her geçen yıl daha kırılgan hale getiriyor.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, kuraklığın ve düzensiz yağışların göl havzasını doğrudan etkilediğini ifade ediyor. Alaeddinoğlu, “Uzun vadeli planlama ve bilinçli kullanım şart, yoksa su krizi büyüyerek halkı mağdur edebilir. On yıl önceki projeksiyonlar küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonunda 3-3,5 derece olacağını öngörüyordu. Ancak şimdi bu artışın 6 dereceyi aşacağı belirtiliyor. Bu, etkilerin çok daha hızlı hayatımıza girdiğini gösteriyor” diyor.

Alaeddinoğlu’na göre, geçmiş yıllarda Kasım–Nisan aylarında yoğunlaşan yağış rejimi değişti; kar yağışları yağmura dönüştü, bu da yeraltı sularını besleyemedi. “Bir yıl fazla, ertesi yıl eksik yağış” dalgalanmaları da su yönetimini giderek zorlaştırıyor.

Kirleticiler onlarca yıl boyu kalıcı hale geliyor

Uzmanlara göre, Van Gölü’nün geleceğini güvence altına almak için bilimsel temelli, uzun vadeli bir su ve çevre yönetimi planı şart. Yeraltı su kaynaklarının korunması, altyapı yatırımları, gölün kirleticilerden arındırılması ve yerel halkın bilinçlendirilmesi öne çıkan atılması gereken adımlar arasında yer alıyor.

Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş göldeki kirliliğin uzun vadeli ekolojik risklere işaret ettiğini söylüyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Van Gölü, kapalı bir göl olması ve yavaş işleyen biyolojik döngüsü nedeniyle göle ulaşan kirleticiler
onlarca yıl boyunca kalıcı hale geliyor. Bu yalnızca bugünkü kuşakları değil, gelecek nesilleri de doğrudan tehdit ediyor. Koruma adımları yerel bir mesele değil, sürdürülebilir ekosistem yönetiminin sınavlarından biri olmalı.”

İklim değişikliğinin en büyük etkeni insanlar

Gölün biyolojik yapısı kirleticilere karşı son derece hassas durumdayken, uzmanların da belirttiği gibi kapalı bir göl olması ve yavaş işleyen ekosistemi nedeniyle göle ulaşan atıklar onlarca yıl boyu kalıcı hale geliyor. Bu durum yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakların su ve gıda güvenliğini de tehdit ediyor.

Van Gölü Aktivistleri Derneği Kurucu Başkanı Erdoğan Özel, sorunun yalnızca kuraklık ve kirlilik olmadığını, aynı zamanda toplumsal farkındalık eksikliğinin de önemli olduğunu şöyle anlatıyor: “Son yıllarda Van Gölü adına en büyük derdimiz kirlilik. Havzaya ilişkin en büyük sıkıntımız ise bilinç eksikliğinin olması. İklim değişikliğinin en büyük etkeni maalesef ki insanlar; sanayi, tüketim kültürü ve geri dönüştürememe gibi sorunlar bunun başında geliyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.