Delal Meltem Demir
Türkiye’de LGBTİ+’ların görünürlüğünü hedef alan baskılar her geçen gün artıyor. Haziran ayında Kaos GL’nin web sitesi ve X hesabı, 19 Ağustos’ta ise Instagram hesabı Türkiye’den erişime engellendi. Hak haberciliğinin en önemli kaynaklarından biri olan Kaos GL’ye yönelik bu kararlar, “Aile Yılı” politikaları ve LGBTİ+ karşıtı yasa hazırlıklarıyla birlikte değerlendiriliyor. Erişim engelleri yalnızca teknik bir kısıtlama değil; hak mücadelesine ve toplumsal hafızaya yönelik bir müdahale olarak görülüyor.

Yıldız Tar
Kaos GL.org Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, erişim engellerinin yalnızca teknik bir kısıtlama olmadığını, LGBTİ+ların görünürlüğünü sistematik olarak sınırlamaya yönelik bir girişim olduğunu savunuyor. 9. Köy’ün sorularını yanıtlayan Tar’a göre bu engellemeler, güncel politikalarla doğrudan bağlantılı. 2025’in “Aile yılı” ilan edilmesinin ardından LGBTİ+ karşıtı yasa hazırlığı tartışmalarının gündemde olduğuna işaret eden Tar, bütün bunlar “birlikte okunduğunda”, yapılanın bir haber portalını engelleme değil, bir topluluğun hedef alınması olduğunu söyledi:
“Engellemeler, toplumun heteronormatif bir model üzerine kurulmasını hedefleyen politikaların parçası. Kaos GL’nin hak ihlallerine dair haberlerine erişimin kısıtlanması, toplumsal farkındalığı azaltmaya yönelik açık bir adım. Bu, yalnızca bir haberin engellenmesi değil; bütün bir topluluğun varlığının ve hak taleplerinin görünmezleştirilmesi anlamına geliyor.”
Bazı haberleri sadece alternatif sosyal medya kanalları veya VPN üzerinden paylaşabildiklerini anlatan Tar ancak baskılara karşın güçlü bir dayanışma ağları olduğunu vurguladı. Ana akım medyanın ise LGBTİ+ları, çoğu zaman, “öteki” olarak sunduğunu vurgulayan Yıldız, şu görüşleri dile getirdi:
“Ana akım medya çoğu zaman LGBTİ+ları kriz, skandal ya da ‘öteki’ üzerinden sunuyor. Hak ihlalleri ve gündelik yaşam deneyimleri görünmez kalıyor. Örneğin, polis şiddetine veya ayrımcılığa maruz kalan LGBTİ+lar hakkındaki haberler ya kısır bir biçimde sunuluyor ya da tamamen göz ardı ediliyor. Biz hem hak ihlallerini belgeliyoruz hem de topluluğun gündelik deneyimlerini aktararak, toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlıyoruz.”
Ayrımcılık ve şiddet vakalarının kamuoyuna taşınmasında Kaos GL’nin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Tar, Suriyeli eşcinsel mülteci Muhammed Wisam Sankari’nin öldürülmesi, Mira Güneş cinayeti ya da Hande Buse Şeker’in öldürülmesi gibi olaylar Kaos GL’nin haberleri sayesinde gündeme gelddiğni anımsattı. Tar’a göre bu haberler yalnızca şiddet olaylarını duyurmakla kalmıyor, aynı zamanda yargı süreçlerinin şeffaflığını artırıyor, adalet arayışına katkı sunuyor ve toplumsal farkındalık yaratıyor.

Av. Kerem Dikmen
Avukat Kerem Dikmen de erişim engelinin hukuka aykırı olduğu olduğu görüşünde. Yayın yasağı kararının, internet ortamında yayın yoluyla işlenen suçlarla ilgili 5651 sayılı Kanun’un müstehcenlikle ilgili hükmüne dayandırıldığına dikkat çeken Dikmen, “İşaret edilen sosyal medya paylaşımları ya da haberler, doğrudan barışçıl hak kullanımlarına ilişkin. Dolayısıyla ortada önlenmek istenen bir suç ya da suç girişimi yok. Gerekçe olarak öne sürülen ‘müstehcenlik’ ya da ‘kamu düzeni’ ifadeleri de gerçeği yansıtmıyor” dedi.
Dikmen’e göre sorun sadece kanunda bir dayanağın bulunması değil, aynı zamanda bu kararların demokratik toplum düzeni açısından ölçülü, orantılı olması kriterleri de aranması gerekiyor: “Yasalarda gerekçe bulunabilir ama bu tek başına yeterli değil. Gerekçenin varlığı yalnızca “kanunilik” kriterinin karşılandığını gösterir. Gerekçenin yanında meşru amacın olması, müdahalenin demokratik toplum için zorunlu olması gerekir. Bu açıdan bakıldığında, gerekçeler hukuken bir dayanağa sahip olsa bile erişim engelleme kararlarının kendisi hukuka aykırıdır. LGBTİ+ içeriklere yönelik erişim engellemelerinin artması, devletin LGBTİ+ları toplumsal alandan izole etme politikasının bir parçasıdır.”
MLSA Hukuk Birimi, Kaos GL’ye getirilen erişim engellerini hem basın özgürlüğü hem de örgütlenme hakkı açısından değerlendirdi: “Hakimliğin KAOS GL’nin internet sitesine erişim engeli getirmesi, 13 senelik bir gazetenin hem kapatılması hem de bugüne kadar
yayınlanmış tüm kopyalarının arşivlerden, kütüphanelerden toplanıp imha edilmesiyle aynı sonuçlara sahip. Türkiye’nin LGBTİ+ mücadelesinin hafızasını oluşturan KAOS GL’nin internet gazetesine erişim engeli getirilmesi, LGBTİ+ hakları konusundaki yegane haber kaynağını ortadan kaldırdığı gibi aynı zamanda bir LGBTİ+ hakları hafızasını da arşivden siliyor. Bu nedenle hem örgütlenme hem de basın özgürlüğüne ağır ve ölçüsüz bir tedbir.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4517 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4515 kez okundu
1
Yaşından çok davaya maruz kalan Gazeteci Oktay Candemir
3543 kez okundu
2
Gazeteciler asgari ücretle çalıştırılıyor
2328 kez okundu
3
Kaos GL’ye erişim engeli: LGBTİ+ hak haberciliği tehlikede
2134 kez okundu
4
Merve Taşkın Davası: Ne kadar müstehcen?
1866 kez okundu
5
Osmanlı’dan günümüze Türk basını: Hak ve özgürlüklerde neler değişti?
1619 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.