Sedat Türlü
Kamuda çalışan yaklaşık 600 bin 4/D statüsündeki işçiyi kapsayan 2025 Kamu Toplu İş Sözleşmeleri görüşmelerinde hükümetin yüzde 24’lük zam teklifi, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından “sefalet dayatması” olarak nitelendirildi. KESK, 1 Ağustos’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde büyük bir eylemle taleplerini duyuracak ve kira desteği, grev hakkı gibi sosyal haklar için mücadele çağrısı yaptı.
KESK Genel Mali Sekreteri Erdal Karakuş, hükümetle yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ve işçi tarafının talepleri konusunda 9. Köy’ün sorularını yanıtladı.

Erdal Karakuş
Karakuş, sözleşme dönemine gösteri değil, sınıf mücadelesi için geldiklerini ifade ederek, belirledikleri rakamların bu mücadele kararlılığının yansıması olduğunu söyledi. Brüt 18 bin 682 liralık seyyanen ödemenin temel maaşa yansıtılmasını, her üç ayda bir yoksulluk sınırındaki artış oranında güncellenmesini, ayrıca büyümeden alınacak payın maaşlara eklenmesini istediklerini vurguladı.
Karakuş şu görüşleri dile getirdi: “Bizim taleplerimiz ortadayken diğer konfederasyonlarla toplantı ve çağrılar yapıldı. Ama kamuoyuna ‘ortak hareket ediyoruz’ denilen yapıların bir kısmı masanın süsü, iktidarın aparatı olmaktan öteye geçememektedir. Masaya oturup, kamu işçisinin ve emekçisinin onurunu pazarlık malzemesine çevirenlerin, halktan ve emekten yana olduklarını iddia etmeleri inandırıcılığını yitirmiştir. Eğer ortak zeminde hakiki bir mücadele hattı kurulacaksa, biz o zemine ilk gelen oluruz. Ama sefalet ücretine ‘tarihi başarı’ diyenlerle aynı karede olmayız.”
Verilen son teklifi “hakaret” olarak niteleyen Karakuş, “Bu teklif, TÜİK’in masa başı enflasyonuyla halkın sofrasını terbiye etme
girişimidir. Yüzde 24, yüzde 11,54… Bunlar matematik değil, sefaletin dayatılmasıdır” görüşünü dile getirdi. KESK olarak 16 Temmuz-1 Ağustos tarihleri arasında 30 ili kapsayan saha çalışmasıyla talepleri topladıklarını vurgulayan Karakuş, 1 Ağustos’ta Çalışma Bakanlığı önünde yapacakları eylemde, taleplerini kamuoyuna açıklayacaklarını bildirdi.
KESK-AR’ın Haziran 2025 verilerine göre yoksulluk sınırının 83 bin lirayı aştığını vurgulayan Karakuş, “Buna karşın kamu emekçileri ortalama 43 bin 733 lira maaşla yaşamaya çalışmakta, emeklilikte ise açlık sınırının dahi altında gelirlerle hayatta kalmaya zorlanmaktadır. Bu tablo yalnızca bir ekonomik kriz göstergesi değil, iktidar eliyle uygulanan ücret politikalarının sınıfsal tercihini yansıtan bir tabloyu işaret etmektedir” ifadelerini kullandı.
Belirlenen maaşın yüzde 60’ının emekliliğe yansımayan ek ödemelerden oluştuğuna işaret eden Karakuş, “Yani bugünün sefalet ücreti, yarının mezarda emekliliği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bu maaş seviyesi kamu emekçileri için yaşamı sürdürmek değil, açlıkla baş etmeye çalışmak demektir. Bu rakam bir tek şeyi gösteriyor; emekçi için hayat bir cehenneme dönüştü” dedi.
Karakuş KESK’in taleplerini şöyle sıraladı:
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8501 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8302 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6899 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6449 kez okundu
5
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5132 kez okundu
6
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5052 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4899 kez okundu
1
Emekli maaşında dönüm noktası, 2008 oldu!
31289 kez okundu
2
Şişli Feriköy’de 2. el gece pazarı
17723 kez okundu
3
“Altın Sarısı” Şemdinli tütünü, altınla yarışıyor
9217 kez okundu
4
Üniversite bitirmek için “garsonluk-bulaşıkçılık” yapan öğrenci öyküleri
5958 kez okundu
5
Çiftçi tarlasına ne ekeceğini e-devletten öğrenecek!
4858 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.