İsmail Kılıç
Türkiye’de yabancı dil öğrenimi yıllardır süregelen yapısal bir sorun olmaya devam ediyor. İlkokuldan üniversiteye kadar yaklaşık bin saatin üzerinde İngilizce dersi alan öğrenciler, kurslara ve online eğitim platformlarına büyük paralar harcasa da sonuç çoğu zaman hayal kırıklığıyla bitiyor.
Son yayınlanan EF İngilizce Yeterlilik Endeksi, Türkiye’deki öğrencilerin büyük bir kısmının yabancı dilde temel seviyeyi dahi aşamadığını gözler önüne serdi.
Yeterlilik Endeksi’nin 2024 yılı raporuna göre Türkiye, İngilizce yeterliliğinde 497 puanla 116 ülke arasında 65. sırada. Türkiye, 34 ülkenin bulunduğu Avrupa kategorisinde ise son sırada yer alan Azerbaycan’ın önünde sondan ikinci sırada kendisine yer buldu.Buna benzer şekilde 2023 raporunda da Türkiye 493 puanla 113 ülke arasında 66. sıradaydı.
Bu sıralama, Türkiye’nin yabancı dil öğrenme politikalarının sorgulanmasına neden olurken, 9.Köy’ün ulaştığı Dil Eğitmeni Selin Aslan, bir öğrencinin üniversiteden mezun olana kadar bin saatlik yabancı dil eğitimi aldığını belirterek, “Devlet okullarındaki bu müfredat günümüz ihtiyaçlarına cevap veremiyor” dedi.
Yabancı dil eğitimi üzerine uzun yıllardır çalışan Aslan’a göre, asıl problem öğrenme yöntemlerinde yatıyor. Aslan, “Öğrenciler dil bilgisine boğuluyor, ama bir restoranda sipariş vermekte bile zorlanıyorlar. Ezberleyip geçiyorlar. Çünkü sistem onlara sadece bunu öğretiyor. Konuşma pratiği sıfıra yakın. Çoğu öğrenci yabancı dil dersini önemsemiyor, sadece not almak için çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Selin Aslan, özellikle devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin büyük bölümünün yabancı dili aktif olarak konuşamamasının da öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirterek, “Dil yaşayan bir şeydir, sadece kâğıt üzerinde kalmamalı. Ama biz sınıflarda fiil çekimi yapmaktan öteye geçemiyoruz” diye konuştu.
Yabancı dil öğreniminde bireysel çabaların da göz ardı edilmemesi gerektiğine vurgu yapan Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dil sadece okulda değil, öğrencinin hayatının her alanında da var olmalı. Müzikler, diziler, kitaplar, sosyal medya gibi araçlar, dili doğal bir ortamda öğrenmenin en etkili yolları arasında yer alıyor. Türkiye’deki eğitim sistemi bu alanlara çok az alan tanıyor.”
Aslan, “Dili öğrenmek, onu yaşamakla mümkündür. Ancak bizim öğrencilerimiz yabancı dil dersinden çıktıktan sonra Türkçe bir dünyaya dönüyor. Pratik alanları olmayan bilgiler ise kalıcı olamaz. Ayrıca, birçok özel kurs da sadece ticari kaygıyla çalışıyor. Eğitimden çok paket satmaya odaklanıyorlar” diyerek yapısal sorunlara da dikkat çekti. Aslan’a göre çözüm için sadece müfredatı değil, bakış açısını da değiştirmek gerekiyor. Aslan bunu şöyle aktardı:
“Yabancı dili hayatın doğal parçası haline getirmek, öğretmenleri sürekli eğitimle desteklemek, iletişim becerisine ağırlık vermek ve öğrencilerin ilgisini çekecek içerikler hazırlamak bu alandaki başarıyı artırabilir. Aksi halde binlerce saatlik dersin sonunda hâlâ sadece ‘How are you?’ sorusuna bile yanıt veremeyen kuşak yetiştirmeye devam ederiz“
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6485 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6424 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6162 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4870 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4503 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4502 kez okundu
7
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4481 kez okundu
1
“Okumanın yaşı yok” dedirten 40 yaş üstü öğrenciler
4801 kez okundu
2
Van’da “eğitimci olmayan” öğretmen skandalı
3071 kez okundu
3
Genç pilotlar ödedikçe artan borç batağında
2833 kez okundu
4
Eğitim giderleri aileleri zorluyor: Psikolojiyi ve başarıyı olumsuz etkiliyor
2621 kez okundu
5
YKS 2025 alarm verdi: Üniversiteye ilgi azalıyor
2327 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.