Umut Sarı / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos
Sinema salonlarına ilginin azalmasının temel sebepleri arasında pandemiyle beraber değişen seyirci alışkanlıkları, dijital platformların varlığı, korsan sitelerin yaygınlaşması gösteriliyor. Öte yandan, sinemaya olan ilginin azalmasına gösterilen en büyük sebeplerden biri ise yeni çıkan filmlerin eski filmlerle ve birbirleriyle benzerlik göstermeleri.
TÜİK’in konuya ilişkin son olarak 2024 yılında yayınladığı verilere göre, Türkiye’de sinema salonlarının ve sinema izleyicisinin sayısında yaşanan az miktardaki artış bu durumun önüne geçebilmiş değil. 2025 yılında şimdiye kadar pek çok yerli ve yabancı kült film bu sebeple yeniden vizyona girdi. Yıl bitene kadar da girmeye devam edecek.
Eski filmlerin tekrar vizyona girmesi ve filmlerin birbirleriyle benzerlik göstermeleri her ne kadar seyircilerin talepleriymiş gibi pazarlansa da sektör çalışanları bu durumun ekonomik sebeplerden kaynaklı olduğunu belirtiyor.
Vizyonda sürekli olarak benzer filmler olmasının sebebinin yapımcılar için maddi riskten kaçınmak, seyirciler içinse tanıdık filmleri izlemenin sağladığı rahatlık olduğunu belirten Senaryo ve Diyalog Yazarı Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SenaristBir) Yönetim Kurulu Üyesi Nevin Şahin, “Seyirciler tanıdıklığın huzurunu arıyor, yapımcılar da maddi risklerden kaçınarak tutmuş kalıpları tercih ediyor. Yani herkes biraz garantiye oynuyor” dedi.
Türkiye’de gişe kalıpları dışına çıkmanın zor olduğunu ve senaristlerin yapımcılarla seyirciler arasında sıkıştıklarını belirten Şahin, senaristlerin çalışma koşullarına ilişkin de şunları söyledi:
“Türkiye tam anlamıyla oturmuş bir sinema endüstrisine sahip değil. Bu senaristler için de bir zorluk teşkil ediyor. Yapımcıların tutmuş kalıplarda ısrar etmeleri senaristleri ister istemez benzer temalar ve karakter yapılarıyla çalışmaya yönlendiriyor. Senaristlerin özgün projeleri hayata geçirmesi zorlaşıyor. Çok iyi senaryolar var, ama bu senaryolar çoğu zaman çekmecelerde kalıyor. Çünkü bağımsız film çekmek büyük zorluklar içeriyor, gişede garantili türler dışına çıkmak kolay olmuyor ve yapımcılar da genelde riske girmek istemiyor. Bu koşullarda projeler maalesef hayata geçemiyor.”
Gişe kalıplarından sıyrılmak ve yenilikçi projeler üretmek için fon desteğinin gerekli olduğunu belirten Şahin, “Böylece gişe kalıbına sıkışmadan projeler üretebiliriz. SenaristBir olarak sadece telif toplamakla kalmayıp daha güçlü ve özgün içerikler üretilmesini destekliyoruz” dedi.
1
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6250 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6086 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6015 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4813 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4454 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4408 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4372 kez okundu
1
Bir sinemadan fazlası ‘yataklı sinema’: Uyuklayanlar, tadını çıkaranlar, filmi bitiremeyenler…
18171 kez okundu
2
Artık kelimelerin de bir müzesi var!
13485 kez okundu
3
Kız Kulesi’nin yeni hali eleştiri konusu oldu
11346 kez okundu
4
“Dünyanın en eski yerleşim yerine” rakip çıktı
11289 kez okundu
5
Şırnak’ta “Kiras u Fistan” ve “Şal u Şepik” geleneği devam ediyor
6473 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.