Hazal Bugutekin
Eskiden sinemaseverlerin ajandalarını aylar öncesinden doldurduğu festival takvimleri, şimdilerde belirsizliklerle dolu. Döviz kurundaki dalgalanmalar; film telif haklarından konuk ağırlama masraflarına, teknik ekipman kirasından katalog basımına kadar her kalemi doğrudan etkiliyor. Buna rağmen festivaller, kısıtlı imkanlarla da olsa sinema ruhunu yaşatmaya ve bulundukları şehre sanatı kazandırmaya devam ediyor.
Festivallerin mutfağında çalışanlar için manzara, kırmızı halıdaki kadar parlak değil. Organizatörler; filmleri salonlardan çıkarıp antik kentlere ve eski fabrikalara taşıyarak festivali şehirle bütünleştirmeye çalışsa da en büyük engel ekonomik sürdürülebilirlik. Belediyelerin veya bakanlığın desteği kesildiğinde festivallerin kendi ayakları üzerinde durabileceği bir modelin henüz oluşturulamamış olması, sanatın geleceğini de belirsiz kılıyor.
Netflix, MUBI ve BluTV gibi dijital platformların yükselişiyle “festival sineması” kavramı bir dönüşüm yaşasa da uzmanlar fiziksel paylaşım alanlarının önemine dikkat çekiyor.
Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Erkılıç, dijitalleşmenin ve ekonomik krizin kıskacındaki festivallerin durumunu 9. Köy’e değerlendirdi.
Yaptıkları çalışmalarda festival izleyicisinin üçte birini öğrencilerin oluşturduğunu belirten Erkılıç, bu durumun sinema sanatına ilgi duyan dinamik kesimin bulunduğunu söyledi. Erkılıç, şu görüşleri dile getirdi:
“Bugün dijitalleşme ve pandeminin etkisiyle Türkiye’de bilet satışları 70 milyonlardan 30 milyonlara gerilemiş olsa da festivaller, o özlenen kolektif seyir kültürünü yaşatmak adına kritik bir rol üstleniyor. Vizyona girdiğinde ilgi görmeyen filmlerin festivallerde biletlerinin tükenmesi, seyircinin o atmosferi hâlâ talep ettiğini gösteriyor. Ancak ekonomik kriz, salon işletmeciliğini kârsız hale getirip kaliteyi düşürürken seyirciyi de uzaklaştırıyor.”
Etkinlik sayısındaki sayısal artışın kalite anlamına gelmediğini vurgulayan Erkılıç, bir çok festivalin sürdürülebilirliği düşük sinema günleri haline geldiğini söyledi. Erkılıç, “Festivalleri siyasi ve ekonomik baskılardan kurtarıp küresel döngü içinde tanımlı bir yere oturtmak, sinema kültürümüzün geleceği için en temel ihtiyaçtır” diye konuştu.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8115 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8059 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6840 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6412 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5032 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5020 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4834 kez okundu
1
Bir sinemadan fazlası ‘yataklı sinema’: Uyuklayanlar, tadını çıkaranlar, filmi bitiremeyenler…
19167 kez okundu
2
Artık kelimelerin de bir müzesi var!
13876 kez okundu
3
“Dünyanın en eski yerleşim yerine” rakip çıktı
11734 kez okundu
4
Kız Kulesi’nin yeni hali eleştiri konusu oldu
11518 kez okundu
5
Şırnak’ta “Kiras u Fistan” ve “Şal u Şepik” geleneği devam ediyor
7115 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.